×
Xwezî gorr bihata zimên
Zinare Xamo
Xwezî gorr bihata zimên
Aslan, sal zû derbas dibin, me tew nedît 18 sal çawa derbas bû. Îro ez û Hêvî dîsa bûn mîvanê te. Li ber serê te me bi hesreteke kûr û bi xemgîniyeke mezin rojên borî yad kirin. Me bîstekê qala te kir. Hêvîyê got, qey qismet û nesîbê te ev ax, ev gor...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (436)


Dewleta Tirkîyê, li sê parçeyê Kurdistanê şerekî tûnd û dagirkerane dimeşîne.
Fuad Onen
Dewleta Tirkîyê, li sê parçeyê Kurdistanê şerekî tûnd û dagirkerane dimeşîne.
Dewleta Tirkîyê, li sê parçeyê Kurdistanê şerekî tûnd û dagirkerane dimeşîne.Dewleta Tirkîyê, li sê parçeyê Kurdistanê şerekî tûnd û dagirkerane dimeşîne. Li gorî rayedarên Sîstema Serwerîya Tirk, ev şer ji bo wan mijara bekayê (mayin-nemayinê) ye. H...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (691)


Me îro silavek da gorra hevalekî pir ezîz !
Zinare Xamo
  Mehmet Aslan Kaya 17 sal berê di rojeke wiha da di 51 saliya xwe da ji nişka ve, bêyî ku kesî nerehet bike, bêyî ku haya kesî pê xe wek çirayekê vemirî û çû gerdûneke din. Mirina wî ne malbata wî tenê, bi sedan, bi hezaran kesên ev kurdê...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1134)


Mirinê pir zû tu ji nav me bir lê navê te nemir e
Zinare Xamo
Mirinê pir zû tu ji nav me bir lê navê te nemir e
Min got pismam sal zû dibuhirin, 16 sal derbas bûn. Hemû dost û hevalên te, zarokên te dersa matamatîkê dida wan, xortên te alîkariya wan dikirin hemû mezin bûne û di civata Swêd da hatine der û meqamên muhîm, ji bo gelê xwe xebatên pir baş dikin. &n...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (2253)


Xusûsîyetên Rojhilata Nêzîk
Fuad Onen
Xusûsîyetên Rojhilata Nêzîk
Di sîyeseta Kurdistanê de du problemên esasî hene. Yek jê, taleba desthilatîya navendî lawaz e, taleba jêr desthelatîye, bi tirkî ”alt îktîdar” ew taleb xurt e. Lê taleba desthelatîyên navendî lawaz e. Sedemek ji, ku sernîvîsa vê panelê j...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (2337)


Serxwebûna Kurdistanê
Fuad Onen
Serxwebûna Kurdistanê
Sîyeseta partî, rêxîstin,saziyên bakurê Kurdistanê dev ji hedefa serixwebûnê berda ye. Ji delva hedefênserxwebûnê, otonomî, federalî an demokrasî te parastin. Di vir de anormalîyekheye. Yanî îro ji her demê betir taleba serxwebûn û yekîtîya Kurdistan...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (2599)


Qirîza Dewleta Tirk
Fuad Onen
Qirîza Dewleta Tirk
Reyadarên vê dewletê, hertim dibêjin pirsgirêka me pirsgirêka hebûn û nebûna dewletê ye. Rast e. Yalçin Kuçuk dibeje ”em nekevin Musulê dê Diyarbekir ji dest me here”. Dogu Perînçek jî dibêje ”em tekevin Musulê, dê Diyarbekir ji des...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (2898)


Kutilkên diya min, qeyda Fuad Onen û biyopolîtîka Foucault
Ferzan ŞÊR
Bîranîneke Fuad Onen ji bo fahmkirina kolonyalîzma biyopolîtîkî ya tirkan di warê teorî û pratîkê de bi awayekî xwezayî destnîşan dike. Ger ez neqil bikim ew ê tu carî nikaribim wekî wî xweş bi lêv bikim, loma rasterast jê digrim, wiha dibêje Fuad On...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (2255)


Helwest û çalakî
Fevzi Namli
Helwest û çalakî
Di rewşek weha de gava li Amedê, Cizîrê, Şirnex, Silopya, Hezex, Nisêbîn, Gever û Dêrikê êrîşên hovana yên dewleta dagirker li ser gelê kurd berdewam dikin. Di heman demê de li taxên heman bajaran, an jî li bajarekî din ên Kurdisstanê ji teref rêxist...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (2386)


Kurdȇn Ȇzdȋ ȗ Qetlyama Ermeniya / Para duda
Eskerê Boyik
Ferman. Gava vê peyvê dibêjin evdên Ȇzdî bi tirs û saw, bê hemdê xwe neheqî, kuștin û kokbirya civaka xwe bîr tinin. Xûn ji wê peyva xezeb diniqite. Ferman yanê biryar: biryara hêzên hukumdar. hêzên deshiletdar, hêzên dewleta hov. Ev peyv bi dewrana ...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (4661)


Page 1 of 6First   Previous   [1]  2  3  4  5  6  Next   Last   
21

Dün, kaldığımız yerden devam edeceğiz. Ama önce, kainata, bütün aleme ibretlik olan bir manzaraya dokunmak istiyorum:

AKP Genel Başkanı Recep Erdoğan, New York’ta, Birleşmiş Milletler (BM) genel kurul salonu doluymuş gibi sağa, sola bakıyor, sonra düm düz ortayı hizalayarak boyun kırıp boş koltukları selamlayarak, yazılıp eline verilmiş metni okumaya başlıyordu.

Recep bey, mermer duvarın dibinde, güvercin masumiyetiyle dümdüz gidiyor, “hüman" (insani) bir portre çiziyordu. Bir zamanlar, “kadın da olsa, çocuk da olsa, gözünün yaşına bakmayacağız" sözleriyle, Kürtleri kurşunların hedefine oturtan o değildi. Roboskî katliamından sonra, hiç bir Kürt’ün masum olmayacağını anlatıp “en iyi Kürt, ölü Kürt’tür" dercesine, “silahlı kuvvetlerimiz Ahmet mi, Mehmet mi, nasıl ayırt etsin" cümlesini haykıran da o değildi, sanki…

O kadar insan ve insanıydi yani…
Hukuksuzluğa, domuz ahırı bataklığına dönüşen ülkede, insanların malına, emeği, mülküne el koyan, kırım günlerinin hasadını kaldırırcasına, Ahmet Altan ve Kadri Gürsel’lerin de aralarında bulunduğu aydın, entelektüel yığınını kıyımdan geçiren de aydan gelmişti, adeta. Kürdistanı mezbahaya, yangın ormanlarına çeviren de…

Kürt oylarının çalınmasını, seçilmişlerin sürüklenerek hapishanelere tıkılmasını yok sayarak konuşuyor, demokrasi diyor, halk iradesinden söz ediyordu.

Suriye ve Irak’a hücumu düzenleyen silah ve militan ihracını yapan, Kürtleri ateş çemberinde alan da o değildi. Ve BM kürsüsünde, Kürtlerin ülkesini Kürtlerden esirgiyor, toprak bütünlüğünden dem vuruyordu.

Oysa çatısı altında konuştuğu BM hukukuna göre, “her halk, kendi kaderini (geleceğini) tayin etme hakkına sahip“ti. Güneyli ve Rojavalı Kürtlerin yapmaya çalıştığı da buydu. Eylemleri meşruydu. Ama dışarıdan müdahale ve işgalcilik haydutluktu, magandalık, yani gayri meşruydu.

Dahası Cizre, Şırnak, Nusbaybin, Yüksekova, Sur başta olmak üzere Kürdistan‘ın yıkım enkazı, mülteci yüzbinler güneşin altında o, BM kürsüsünde, “muhtarlara sesleniş" faslından, “Burma (Myanmar) Müslümanlarıyla Filistin masalını anlatıyordu.

Ancak boş koltuklar, dilsizdi. “Atma Recep" ağzı yoktu, koltukların. O da dünyayı aptal yerine koyup insaniyetten söz ediyordu.

Oysa aynı sıralarda, sayfasını değiştiren yandaş bir internet gazetesi, karıştırıcılıkla (fesat, fitne ve terör ihracı) dünya düzenine verdiği zararlar yüzünden, onun başında bulunduğu rejimin “haydut devlet" ilan edilme ihtimalinin, giderek yaygınlaştığını haber veriyordu.

Yine o, BM’nin başka ülkelerin iç işlerine karışmayı men ve yasaklayan evrensel ilkeden bahsedip Kürtleri mesela Gürcistan’dan gelme göçmen torunları yerine koyup Suriye ve Irak’ı esirger gibi toprak bütünlüğünü savunurken, ordusunun bir kolu Suriye’yi, öteki kolu da bağımsızlık kararı için, referandumuna hazırlanan Güney Kürdistan’ı işgal için, sınırlar boyunca işgal manevraları icra ediyor, kiralık katiller de yol açmak üzere, Kerkük’te terör ateşini yakıp cinayet işliyorlardı.

Halbuki topyekün magandalaşma ile müdahale açılan topraklar, birer başka ülkeydi. Kürtler, BM hukuku gereğince geleceklerini belirliyorlardı. Maganda ise onların ülkelerin egemenlik hakkında saldırıyordu.

Çünkü, akıl tutulmasını yaşıyor, hukuk tanımıyor, bilmiyordu maganda kafa. Irkçı kafası ne istiyorsa, onu kendinde hak görüyordu.  

 Geleneksel Türk ırkçılığının değişmez dört düşmanı vardı: Yurtları çalınmış üstüne oturulmuş Kürtler, Yahudiler, Ermeni ve Rumlar…

Maganda kini, bu dörtlü üstünden masatlanıyordu. Çünkü, talana uğramış, ölüm geçitlerinden geçirilmişlerin günün birinde, ana yurtlarını ellerinden alacağından korkuyorlardı. İşin garibi, mucidi Moiz Kohen dahil, hiç bir ırkçı, Türk değildi.

Bu da ayrı bir konu. Ancak, Kürt ulusal hareketinin gelişiminden sonra öteki halklar, kısmen magandanın taş menzili dışında kaldılar. Recep Erdoğan’ın, yol gösterici “bir Kürt devleti Arjantin’de de kurulsa, ona karşı çıkarız" cümlesinden sonra Kürtler, tek hedef olarak kaldı. Bu arada Hitler rejiminin Yahudilere bakışı, yer yüzündeki bütün Kürtler, düşman hedefe oturtuldu. Yer kürenin neresinde bir Kürt varsa, o magandanın düşmanı sayıldı.  

Mesud Barzani, rüşvetle satın alacağını sanmıştı. Dünkü yazdığı anlattığımız üzere, satın alabilirim düşüncesiyle ülkenin kapılarını açmıştı.
Oysa yanılıyordu. Bunlar, bir başka “şey"di. Yüz yok, gözler kör, vicdan ölüydü, bunlarda. Bir yere girdiler mi, ne elleri, ne de ayakları duruyordu. Özbekistan ve Çin (Sincan) kafalarına vura vura, onları kovup kurtulmuşlardı. Bulgaristan kapılarını kapatıp ardında oturmuştu.

Geç kalan Suriye ise harabedir. Irak uyandığında, Cumhurbaşkanı yardımcısını (El Haşimi) da ayartıp götürmüşlerdi, bile. İnsan kasabı katiller, mesaide gibi sabah, bu iki ülkenin sınırdan içeriye dalıp insan kesiyor, talan, hırsızlık yapıyor, akşam geri dönüyorlardı.

Güney Kürdistan, bunca örneğe rağmen uyanmıyordu. Bugün, hatanın acısını çekiyor.

Maganda, içeride de üslendiği için, sanki Yozgat’ın ormanları, Konya’nın düzünde referandum yapılacakmış gibi “milli bekamız" diye diye tehditler savuruyor, askeri manevralar çeviriyorlar.

Eğer, onları memnun etmek için, kavim-kardeşine cephe açma yerine, en azından tarafsız da kalsaydı, Güney böylesine kuşatmaya alınamazdı. Orduları da olan 50 milyonluk Kürt büyük güç ve yeterince caydırıcıydı.

Ama her şeye rağmen, Güney büyük Kürdistan’ın bir parçası, bir yönüyle bütün Kürtlerin ortak onurudur. Hatalar işleyen Barzanilerin egemenliği ise geçicidir. Bugün var, yarın yoktur onlar.

O nedenle Maganda’nın hücumu herkese, 50 milyonluk Kürt dünyasına karşıdır. Kürtlerin de eli, kolu bağlı değildir. Kimse işgalciye, teslimiyetle seyirci seyirci durmaz…


213 
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA

 

 

Posted in: Tirki

Comments

There are currently no comments, be the first to post one!

Post Comment

Name (required)

Email (required)

Website

Irak’ta ABD-İran Savaşı ve Kürtler Üzerindeki Olası Etkileri
Arzu Yılmaz
Irak’ta ABD-İran Savaşı ve Kürtler Üzerindeki Olası Etkileri
Irak’taki bu tehditler karşısında en fazla kaybetme riski taşıyan ise Kürtler. Zira Irak’ta kaybedilecek bir düzene sahip tek bölge Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ne bağlı topraklar. Özellikle gündelik hayat akışında güvenliğin istikra...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (124)


Mehrdad R. Izady: Sfenks’in Sakalı (ve Kerkük) Kürt Politik Safdilliliği Üzerine Notlar

Mehrdad R. Izady: Sfenks’in Sakalı (ve Kerkük) Kürt Politik Safdilliliği Üzerine Notlar
1992 Yılında Ankara’da kendilerine “Musul Vilayeti Konseyi” diyen Kürt şeyhlerinden ve ağalarından oluşan bir birlik tarafından bir Self-Determinasyon Deklerasyonu yayınlandı. Bu Kürt şeyh ve ağalarının çoktan unutulmuş Osmanlı Türk...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (213)


Di Medya Haber TV de em li ser kêşeyên rojane peyivîn
admin
Di Medya Haber TV de em li ser kêşeyên rojane peyivîn
Türk devletinin beka sorunu Kürdistanın varlığı ve bağımsızlığıdır.  Bunları AKP üzerinden okumak yanlıştır, bunun arkasında stratejik bir devlet aklı vardır ve çok açık söyledikleri şudur ; gücümüz yettiğince sizin kendinizi yönetmenizi, devle...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (604)


Ulusal birlik, içine herkesin her şeyi koyabileceği bir kavram değildir
Fuat Önen
Ulusal birlik, içine herkesin her şeyi koyabileceği bir kavram değildir
Meclisteki “Kürt” milletvekilleri Türk meclisini, kendi şereflerini yerlerde süründürmek pahasına şereflendirmişlerdir. Aslında mecliste Kürt milletvekili yoktur. Meclise Türk olarak gidiyorlar ve Türklük, Atatürkçülük üzerine yemin ediyo...
Hejmara şirova (6)   Lê nerin (861)


Türk toplumunun hassasiyeti
Fuat Önen
Türk toplumunun hassasiyeti
Kürdistanlı siyasi çevrelerin Türkiyedeki Kürdler ve Kürd meselesi hakkında açık bir programları ve bu hassasiyeti karşılayacak bir yol-eylem haritaları gözükmemektedir. Hümaniter çığlıklar, mağduriyet edebiyatı ile “bu saldırıyı da savuşturalı...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (278)


ALÎŞÊR'İN MEKTUPLARI HAKKINDA DÜZELTME
Fuat Önen
ALÎŞÊR'İN MEKTUPLARI HAKKINDA DÜZELTME
Alişêr'in önemli olan bu iki mektubunun yapabildiğim kadarıyla orijinallerine bağlı transkripsiyonlarını yaptım, yanlışlarını düzelterek Pelkurd ve Bitlisname sitelerine gönderdim, oralarda yayımlandılar. Bu sitelere göndermeden önce, Vate redaks...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (276)


İki Nehir Arasında Boğulmak
Fehim Taştekin
İki Nehir Arasında Boğulmak
Yani bıçak öyle bir yere dayandı ki Türkiye ile savaş ‘yıkım’ demek, Şam’la kavga ‘bozgun’ demek. Kürtlerin kırılgan durumu avantaja çevirmek için Şam-Moskova hattıyla diyalogu güçlendirmekten başka şansı gözükmüyor. Bir...
Hejmara şirova (1)   Lê nerin (537)


Barzani bir kez daha Bağdat’a dönerken…
Fehim Taştekin
Barzani bir kez daha Bağdat’a dönerken…
İşin doğrusu, Kürtler hükümet oluşumunda öyle bir konuma geldi ki hem Iraklı rakip güçler hem de birbirine karşı nüfuz savaşı veren İran ve ABD, Barzani’yi bir an önce Bağdat’ta görmek istiyordu. Çözülmesi gereken bir sürü konu, ortaklığı...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (603)


Bu cehenneme ateş lazım!
Fehim Taştekin
Bu cehenneme ateş lazım!
Türkiye birkaç gündür Kobani ve Tel Ebyad’a top atışları yaparak nabız yokluyor. Bu, biraz Suriye sahnesindeki uluslararası güçlere yönelik ciddiyet gösterisi, biraz müdahaleye gerekçe yaratmak için Kürtleri yanıt vermeye zorlama hamlesi, biraz...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (629)


X-large'tan X-small'a: Çaresizliğin hikâyesi
Fehim Taştekin
X-large'tan X-small'a: Çaresizliğin hikâyesi
Malum Türkiye, 2014 sonrasında IŞİD’e karşı savaşta ABD’nin Kürtlerle kurduğu ortaklığı önleyemedi. Ankara’nın istediği ABD’nin TSK ve müttefik milis güçleriyle birlikte hareket etmesiydi. Şimdi Afrin’de yaptığı gibi Fır...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (613)


Page 1 of 14First   Previous   [1]  2  3  4  5  6  7  8  9  10  Next   Last