×
Li himberî êrîşên dagirkeran em hêza xwe bikin yek
admin
Li himberî êrîşên dagirkeran em hêza xwe bikin yek
Welatê me Kurdistan ji derveyî îradeya gelê me bi çar perçeyan ve hatîye perçe kirin. Eve nêzîkî sed salîye ku Tirkîye, Îran, Iraq û Sûrîye , di meseleya  Kurdistanê de hemû pirs û pirsgirêkên di navbera xwe de datînin alîyekî û bi hevdu re p...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (513)


Radio Ashti
admin
Radio Ashti
Sipasdarê birayê Haci KardoxiAştî û Radio Ashtî me, sipasdarê dost û hevalên ku bi sebir 4 saetan li me guhdarî kirin û em bi tenê nehiştin im. Mixabin derfet nebû ku bersîvên temama pirsan bidim. Em di têkoşîna rizgarîya neteweyî de bi hev re ...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1321)


19 sal zû derbas bûn
Zinare Xamo
Sal zû derbas dibin, min hew dît salek din jî derbas bû û wa ye dîsa 9ê nîsanê hat. Erê pismamo, 19 sal di ser wefata te ra derbas bûn. Îro dîsa ez û Hêvî bûn mîvanên te. Lê vê carê em ne bi tenê bûn, Mumtaz Aydin Roza Kurdî, Erdal Kurdman, ez û Hê...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1108)


Xwezî gorr bihata zimên
Zinare Xamo
Xwezî gorr bihata zimên
Aslan, sal zû derbas dibin, me tew nedît 18 sal çawa derbas bû. Îro ez û Hêvî dîsa bûn mîvanê te. Li ber serê te me bi hesreteke kûr û bi xemgîniyeke mezin rojên borî yad kirin. Me bîstekê qala te kir. Hêvîyê got, qey qismet û nesîbê te ev ax, ev gor...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1297)


Dewleta Tirkîyê, li sê parçeyê Kurdistanê şerekî tûnd û dagirkerane dimeşîne.
Fuad Onen
Dewleta Tirkîyê, li sê parçeyê Kurdistanê şerekî tûnd û dagirkerane dimeşîne.
Dewleta Tirkîyê, li sê parçeyê Kurdistanê şerekî tûnd û dagirkerane dimeşîne.Dewleta Tirkîyê, li sê parçeyê Kurdistanê şerekî tûnd û dagirkerane dimeşîne. Li gorî rayedarên Sîstema Serwerîya Tirk, ev şer ji bo wan mijara bekayê (mayin-nemayinê) ye. H...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1581)


Me îro silavek da gorra hevalekî pir ezîz !
Zinare Xamo
  Mehmet Aslan Kaya 17 sal berê di rojeke wiha da di 51 saliya xwe da ji nişka ve, bêyî ku kesî nerehet bike, bêyî ku haya kesî pê xe wek çirayekê vemirî û çû gerdûneke din. Mirina wî ne malbata wî tenê, bi sedan, bi hezaran kesên ev kurdê...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1802)


Mirinê pir zû tu ji nav me bir lê navê te nemir e
Zinare Xamo
Mirinê pir zû tu ji nav me bir lê navê te nemir e
Min got pismam sal zû dibuhirin, 16 sal derbas bûn. Hemû dost û hevalên te, zarokên te dersa matamatîkê dida wan, xortên te alîkariya wan dikirin hemû mezin bûne û di civata Swêd da hatine der û meqamên muhîm, ji bo gelê xwe xebatên pir baş dikin. &n...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (3006)


Xusûsîyetên Rojhilata Nêzîk
Fuad Onen
Xusûsîyetên Rojhilata Nêzîk
Di sîyeseta Kurdistanê de du problemên esasî hene. Yek jê, taleba desthilatîya navendî lawaz e, taleba jêr desthelatîye, bi tirkî ”alt îktîdar” ew taleb xurt e. Lê taleba desthelatîyên navendî lawaz e. Sedemek ji, ku sernîvîsa vê panelê j...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (3106)


Serxwebûna Kurdistanê
Fuad Onen
Serxwebûna Kurdistanê
Sîyeseta partî, rêxîstin,saziyên bakurê Kurdistanê dev ji hedefa serixwebûnê berda ye. Ji delva hedefênserxwebûnê, otonomî, federalî an demokrasî te parastin. Di vir de anormalîyekheye. Yanî îro ji her demê betir taleba serxwebûn û yekîtîya Kurdistan...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (3408)


Qirîza Dewleta Tirk
Fuad Onen
Qirîza Dewleta Tirk
Reyadarên vê dewletê, hertim dibêjin pirsgirêka me pirsgirêka hebûn û nebûna dewletê ye. Rast e. Yalçin Kuçuk dibeje ”em nekevin Musulê dê Diyarbekir ji dest me here”. Dogu Perînçek jî dibêje ”em tekevin Musulê, dê Diyarbekir ji des...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (3649)


Page 1 of 6First   Previous   [1]  2  3  4  5  6  Next   Last   
25

Zarrab adındaki orta okul mezunu İranlı göçmen bir çocuğun adı gölgesinde kurulan uluslararası kaçakçılığın davası bir yana, “katil Esed" denilen Suriye devlet başkanı Esad’a "elini ver öpim de beni affet, abi" demeye dönüş öte yana, biz Türk devletinin, cinayetler serisi ve toplu kırım ile baş kaldıran Kürdistan’ı bitirme övünme palavralarına baktığımızda, görünen manzara kocaman delikli bir korku sefaletidir.

Türk devleti, Kürdistan’da bütün unsurlarıyla, korkunun esiridir, bugün. Hiç bir unsuru, işgal topraklarının özelliği olarak korkudan azade ve hür değildir.

İşgal, zorbalıktır. Karşıtı ise direnme…
O nedenle, bütün işgalciler dirence karşı tutunma için teröre sarılırlar. Geçmişte, Çin Denizinden bu yana Hint yarım adası boyunca bunu yaptılar. Yüz yüze geldikleri ilk korku hisinin üstüne çıkıp huzur bulmak için, ilk şiddete (teröre) sığındılar. Bu ilk suçlarıydı.

Ancak, ilk terör adımı kurtuluş değil, sonralarını belirleyen ilk adım oldu. Afrika’dan başlayarak, işgalciler dünyanın dört bir yanında, yarattıkları terör bataklığında boğuldular.

Ahmet Altan’ın, seri katilin ruh hali anlatımıyla ilk suç, yenilerin başlangıcıdır. İşgalci terörü örteyim derken, her defasında yeni suçlar işler ve sonunda korkunun esiri olarak, Kürdistan’da görüldüğü üzere dar çemberde, korku kozasının içinde çaresiz düşer, esir kalır.

Bu bakımdan, Türk devletinin Kürdistan’daki varlığı, çelikle kaplı araçların içinde kalma, kale duvarları arasında hapis, kum torbaları gerisinde nefeslenmekten ibarettir. Kürdistan’a egemen olmak ise palavradır.

İçinizde, geçenlerde televizyon ekranlarına yansıyan, internette görüntü olan manzarayı gören olmuştur. Başbakan Binali, egemenlerin egemeni havalarında Kürdistan semalarındaydı. Ama iki yanında, uçan savaş helikopterlerine el sallıyordu.

Başbakan olarak, havada bile badigarda el sallıyor, sokaklarında yalnız başına yürüyemiyor, çayhanelerinde oturamıyorsan eğer, gösteriyi bırak, o ülke senin değildir. İşgalciler olarak, koruma fanusu içinde oradan geçebilirsin. Ve bütün kurumların çember altında, insan unsurların sokağa çıkamıyorsa…

Türk devletinin, Kürdistan’daki varlık görüntüsü valilik, kaymakamlık binalarıyla, polis ve askeri üsler, fırdolayı baştan başa kum torbalarıyla çevrili, pencereler, kum dolu torbalarla perdelidir.

Kum torbalarının üstüne, ne zaman ve nereden geleceği bilinmeyen korkuya karşı, “höt“ deseniz ellerindeki otomatik silahları tetiklemeye hazır polis ve askerler nöbet tutmaktadırlar. 

Ancak ve yalnız düşmanla çevrili işgal topraklarında görülen manzaradır, bu.

Paris’i işgal eden Hitler unsurları da böyleydi. Onların karargahları da, Amed‘deki Türk valiliği gibi kum torbalarıyla çevriliydi. Kum torbalarının gerisinde mevzilenmiş nöbetçiler, gün 24 saat boyunca yoldan gelip geçenleri süzüyor, bir başka kum torbası mevzii kavşaklardaki haraketliliği derin bir şüpheyle gözlüyor, köşebaşlarını, binaların çatılarını dikkatlice tasarruf altında tutuyor, aniden ortaya çıkacak düşman ihtimaline karşı tetikte duruyorlardı.

Belediyeler sahibinin (Kürtler) elindeyken, işi düşenler kapıda karşılanıp ağırlanarak, sorunlarıyla ilgileniliyordu. Silaha, devlet terörüne dayalı Türk egemenliğine bakın, siz:

Bugün, Amed gibi gasp edilmiş belediyelere yolu düşenler, daha kapıdan girmeden, bariyerlerle çevrili yolda inceden inceye aranıp kim, neyin nesi olduğu, ne arayıp istediği ince ince sorgulanıyor, masumiyetini kanıtlayıp içeriye girmeyi başaranlar, şanslı sayılıyorlar.

Şanslı çünkü, işbirlikçi olmayan her Kürt potansiyel düşmandır. Onlara göre şehir ve kasabalar düşmanla doludur. Yollar ise patlamaya hazırdır, dikkat edilmesi gereken bomba yuvasıdır.

O nedenle, zırhlı savaş araçlarının sürücüleri, nerede patlayacağı, ne zaman ve nereden geleceği bilinmez bombaya karşı tedbir olarak, son hızla geçerler yollardan. Korkunun üst seviyesi olan panikle gözü kara geçerken sağa, sola çarpıp insan ezerek…

Eskiden, yalnız askerler insanlardan tecrit yaşıyor, kışladan lojmana, lojmandan kışlaya bir hayat geçiriyor, eş ve çocukları ise kantinden alış-veriş yapıp zorunlu olarak ev hapsi çekiyorlardı. 

Sonra, polisler de aynı hayata mahkum oldular. Kantinde aradığını bulamayanlar panzerle alış-verişe gidiyorlar.

Sokaklarda asker ya da polis bir tek üniformalı görmezsiniz, Kürdistan’da. Kendini gizleme, yaşama yoludur, çünkü.

Devletin sesi ve görüntüsü olma iddiasındaki polis, çelik zırhlı araçlarla sokaklarda devriye gezerken, sövgü ve ırkçı naralı yayını yapıyor.

Şehir ve kasabadan çıkış ve girişlerde, sanki her Kürt ve gerilla yol olarak sadece asfaltı biliyormuş gibi bütün araçlar durdurulup insanlar aranıyor, kimlikler elektronik aygıttan geçiriliyor, insanlar, eziyet olsun diye kasıtlı olarak ayakta bekletiliyor, o arada güç olmanın görgüsüzlüğü sahneleri, küfür ve hakaretlerle canlandırılıyor…

Kırlara egemenliğin palavrası olarak da, bir zamanlar Saddam Hüseyin’in Güney Kürdistan’da inşa ettiği kışlaların benzeri olan, yüksek duvarlarla çevrili kaleler kondurulmuş. Asker, kalenin betonları arasında mahpus…
Ordu ve polis “vatana hizmet" yolunda “savaşa" yani araziye çıktığında ise ön önlem olarak sokağa çıkma yasağı ilan ediliyor. Onlar insansız arazide ilerleyip gözden uzak kuytuluklarda dinlenmeye çekilirken, Kürtlere ait her karaltı, gökte dolaşan araçların hedefidir.

Demem o ki, bu özetlediğimiz, işgal manzarasıdır. Çayhanelerinde oturup, sokaklarını adımlayamadığın, hele bombalar yağdırıp, yıkım ve yangınla gittiğin ülke, senin değildir adamım…


 

Posted in: Tirki

Comments

There are currently no comments, be the first to post one!

Post Comment

Name (required)

Email (required)

Website

Ulusal birlik sorunu
admin
Ulusal birlik sorunu
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (111)


Kürdistandan mülteci olarak göçün nedeni,yaşanılacak bir toplum kurulamamasındandır
admin
Kürdistandan mülteci olarak göçün nedeni,yaşanılacak bir toplum kurulamamasındandır
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (107)


Kürdistani bir gövdeye Türkiyeci bir kimlik giydirme çabaları
admin
Kürdistani bir gövdeye Türkiyeci bir kimlik giydirme çabaları
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (102)


Kürt siyasetinin Türk devlet kirizine karşı tutumu
admin
Kürt siyasetinin Türk devlet kirizine karşı tutumu
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (129)


Türkiyedeki kiriz siyası bir iktidar kirizi değil bir devlet kirizidir
admin
Türkiyedeki kiriz siyası bir iktidar kirizi değil bir devlet kirizidir
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (164)


Ulusal birliğin önündeki temel engeller
admin
Ulusal birliğin önündeki temel engeller
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (174)


Kürdistan devrimi bölgede devletler arası nizamı yıkacak bir devrimdir
admin
Kürdistan devrimi bölgede devletler arası nizamı yıkacak bir devrimdir
Yani Kürdistan da ulusal bağımsızlığı hedefleyen stratejik bir devlet aklı yok işin esası budur. Bizde egemen olan , parti iktidarı aklıdır . Herkes kendi partisinin egemen olduğu bölgelerdeki iktidarını güçlendirmeye çalışıyor .  Bu sorunlar...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (179)


Dil sorunu toprak ve iktidar meselesiden kopartılarak tartışılamaz
admin
Dil sorunu  toprak ve iktidar meselesiden kopartılarak tartışılamaz
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (151)


Türk devleti Kürdistanın yokluğu üzerine kurulmuş bir devlettir
admin
Türk devleti Kürdistanın yokluğu üzerine  kurulmuş bir devlettir
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (160)


Türk devletinin Kürdistan meselesindeki pozisyon değişikliği
admin
Türk devletinin Kürdistan meselesindeki pozisyon değişikliği
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (236)


Page 1 of 19First   Previous   [1]  2  3  4  5  6  7  8  9  10  Next   Last   
123movies