×
Îro dîsa li ser gorra te bûm !
admin
Îro dîsa li ser gorra te bûm !
Zinarê Xamo Salek dîsa pir zû derbas bû ! Aslan, sal dîsa zû derbas bû, me hew dît 9ê adarê hat jî. Ez û Hêvî îro dîsa bûn mîvanê te. Tu rastiyê dixwazî min ji bîr kiribû. Lê do ne pêr, nizanim çawa bû, wek heft kes ji min ra bibêjin, ”ma qe...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1677)


Li himberî êrîşên dagirkeran em hêza xwe bikin yek
admin
Li himberî êrîşên dagirkeran em hêza xwe bikin yek
Welatê me Kurdistan ji derveyî îradeya gelê me bi çar perçeyan ve hatîye perçe kirin. Eve nêzîkî sed salîye ku Tirkîye, Îran, Iraq û Sûrîye , di meseleya  Kurdistanê de hemû pirs û pirsgirêkên di navbera xwe de datînin alîyekî û bi hevdu re pla...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (2164)


Radio Ashti
admin
Radio Ashti
Sipasdarê birayê Haci KardoxiAştî û Radio Ashtî me, sipasdarê dost û hevalên ku bi sebir 4 saetan li me guhdarî kirin û em bi tenê nehiştin im. Mixabin derfet nebû ku bersîvên temama pirsan bidim. Em di têkoşîna rizgarîya neteweyî de bi hev re n...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (3098)


19 sal zû derbas bûn
Zinare Xamo
Sal zû derbas dibin, min hew dît salek din jî derbas bû û wa ye dîsa 9ê nîsanê hat. Erê pismamo, 19 sal di ser wefata te ra derbas bûn. Îro dîsa ez û Hêvî bûn mîvanên te. Lê vê carê em ne bi tenê bûn, Mumtaz Aydin Roza Kurdî, Erdal Kurdman, ez û Hêvî...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (2315)


Xwezî gorr bihata zimên
Zinare Xamo
Xwezî gorr bihata zimên
Aslan, sal zû derbas dibin, me tew nedît 18 sal çawa derbas bû. Îro ez û Hêvî dîsa bûn mîvanê te. Li ber serê te me bi hesreteke kûr û bi xemgîniyeke mezin rojên borî yad kirin. Me bîstekê qala te kir. Hêvîyê got, qey qismet û nesîbê te ev ax, ev gor...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (2914)


Dewleta Tirkîyê, li sê parçeyê Kurdistanê şerekî tûnd û dagirkerane dimeşîne.
Fuad Onen
Dewleta Tirkîyê, li sê parçeyê Kurdistanê şerekî tûnd û dagirkerane dimeşîne.
Dewleta Tirkîyê, li sê parçeyê Kurdistanê şerekî tûnd û dagirkerane dimeşîne.Dewleta Tirkîyê, li sê parçeyê Kurdistanê şerekî tûnd û dagirkerane dimeşîne. Li gorî rayedarên Sîstema Serwerîya Tirk, ev şer ji bo wan mijara bekayê (mayin-nemayinê) ye. H...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (3016)


Me îro silavek da gorra hevalekî pir ezîz !
Zinare Xamo
  Mehmet Aslan Kaya 17 sal berê di rojeke wiha da di 51 saliya xwe da ji nişka ve, bêyî ku kesî nerehet bike, bêyî ku haya kesî pê xe wek çirayekê vemirî û çû gerdûneke din. Mirina wî ne malbata wî tenê, bi sedan, bi hezaran kesên ev kurdê fed...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (2918)


Mirinê pir zû tu ji nav me bir lê navê te nemir e
Zinare Xamo
Mirinê pir zû tu ji nav me bir lê navê te nemir e
Min got pismam sal zû dibuhirin, 16 sal derbas bûn. Hemû dost û hevalên te, zarokên te dersa matamatîkê dida wan, xortên te alîkariya wan dikirin hemû mezin bûne û di civata Swêd da hatine der û meqamên muhîm, ji bo gelê xwe xebatên pir baş dikin. &n...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (4559)


Xusûsîyetên Rojhilata Nêzîk
Fuad Onen
Xusûsîyetên Rojhilata Nêzîk
Di sîyeseta Kurdistanê de du problemên esasî hene. Yek jê, taleba desthilatîya navendî lawaz e, taleba jêr desthelatîye, bi tirkî ”alt îktîdar” ew taleb xurt e. Lê taleba desthelatîyên navendî lawaz e. Sedemek ji, ku sernîvîsa vê panelê j...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (4651)


Serxwebûna Kurdistanê
Fuad Onen
Serxwebûna Kurdistanê
Sîyeseta partî, rêxîstin,saziyên bakurê Kurdistanê dev ji hedefa serixwebûnê berda ye. Ji delva hedefênserxwebûnê, otonomî, federalî an demokrasî te parastin. Di vir de anormalîyekheye. Yanî îro ji her demê betir taleba serxwebûn û yekîtîya Kurdistan...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (5123)


Page 1 of 6First   Previous   [1]  2  3  4  5  6  Next   Last   
08

 

Kürdistan isminin kullanması, bunun gündemleştirilmesi, bunun hayatın bir yani tabii ki dediğin gibi olağandır, bunda şey yapacak ne var ama hayat öyle değil, hayatın gerçeği öyle değil, yani insanlar kullanmaya korkuyor, Kürdistanlıyız demeye çekiniyor. Mesela ben bu bakımdan, şeyi önemli görüyorum, yani dediğin gibi dört-beş tane isminde Kürdistan olan parti var ama Yaşar arkadaşın dediği gibi de temsil ile temsil edilen arasındaki çelişki yani şey yetersizlik, onu gündemleştirmiyor aslında. Sen bunu önemli görüyor musun, Kürdistan ismine sahip çıkmayı? 

-Yani Yaşar bir yerden başladı, bir yerden bitirdi. Hangisini tartışacağız bilmiyorum doğrusu. Yani araya çözüm süreci girdi,  öteki beriki girdi. Oldukça abartılı değerlendirdiğini düşünüyorum. Yani sanki Kuzey Kürdistan'da ilk defa birisi, “Kürdistan var.” demiş gibi bir değerlendirmeye tabi tuttu, dediğim gibi işte, son otuz kırk yılda “Bağımsız Kürdistan” şiarıyla hayatını kaybeden on binlerce insanımız var. Legal partilerimiz var. Bu ilk defa da tartışılmıyor, mecliste de ilk defa tartışılmıyor. Mecliste Osman Baydemir’e meclis başkanı sordu; “Kürdistan neresidir?” diye, Osman Baydemir de yüreğini gösterip, Kürdistan burasıdır, dedi. Ondan bir ay sonra Kürdistanî konferans toplandı. Orada önerdim, dedim ki Kürdistan haritası alalım, altına da Osman Baydemir'e sorduğunuz, “Kürdistan neresidir?” sorusunun cevabı budur. 150-200 kişi vardı, bütün parti temsilcileri de vardı. Bunu meclis başkanına gönderelim, diye önerdim. Öneri kabul edilmedi, göndermedik. 

PAK basın açıklaması yapmadan bir gün önce, Beşli'nin toplantısı vardı, o toplantıda da öneride bulundum, dedim ki PAK tek başına cevap vermesin, Beşimiz birden cevap verelim. Yine milli sınırlarımız gösteren bir haritayla, Kürdistan'ın burası olduğunu, söyleyelim. Soruya biz cevap verelim, diye söyledim. Arkadaşlar uygun görmediler, basın açıklaması yapıldı. Yalnız da kalmadılar, diğer gruptan arkadaşlar da basın açıklamasını desteklediler. Dolayısıyla bu yeni bir şey değil. Bunu fırsata dönüştürmek, bu tartışmayı sürdürmek anlamlıdır. Biz bu tartışmayı zaten sürdürüyoruz. Yani, bu tartışma, yeni başlayan bir tartışma değil. 

Dediğim gibi otuz yıllık bir proje var, bu saldırının arkasında otuz yıllık bir proje var. Kürdistan meselesini, Kuzey-batı Kürdistan meselesini, Kürt meselesine dönüştürme çabasıdır. Önümüzdeki yıllarda da bu mücadele sürecektir. Yapılması gereken, özellikle Kürdistanî partilerin, Kürdistanî çevrelerin, milli sınır çizmek ve bu milli sınırı, Türk tarafına kabul ettirmeye çalışmaktır, yapılması gereken budur. Maalesef bundan kaçınılıyor, bir milli sınır talebimiz yok. Yapılan bütün önermeler, Türkiye Devleti'nin idari yapısına dönük önermelerdir. Türkiye devletini esas alan önermeleridir. Bizim bundan vazgeçip, kendi ülkemizi esas almamız, siyaseti de ülke gerçekliğimiz üzerinden sürdürmemiz lazım. Bu damar son yıllarda zayıflamıştır ama alttan alta dipten gelen bir dalga olduğunu düşünüyorum, gözlemliyorum. Bu alttan alta gelişen dalganın, sahaya yansıması, örgütlenmesi, gündem almasıyla ilgili bir meseledir. Bu olmadığı müddetçe; yani, Türk Meclisi içi tartışmalar ekseninde sürdürmenin bize kazandıracağı çok fazla bir şey yok. 

Çözüm sürecinden söz etti kek Yaşar, işte CHP Türk Meclisi'ni adres gösterdi. Kürt siyasetinin önce bunu reddetmesi lazım. Yani eğer, Kürdistan'dan söz edeceksek, Kürdistan’ın varlığı konusunda söylediklerimize inanıyorsak, bunun çözüm yeri Türkiye Meclisi değildir. Çözüm yeri; Kürdistan'da kurulacak bir meclistir. Müzakere gerekiyorsa, iki meclis arasında müzakere yapılır ama bütün siyasi aktörlerimiz, Ankara meclisinin bu işi çözebileceğini, Ankara meclisinde bulunarak da bu işin çözümüne katkıda bulunabileceğini düşünüyorlar. Yani mesele sadece Kürdistan demek değil. Siyaseti toprak üzerinden sürdürmek, toprak bilinciyle… 

-Abi partiler şeyi, programlarını mesela, parti programlarını, Türkiye için yazmıyorlar. Yani bu adında Kürdistan olan partiler de Türkiye projeksiyonlu şeyler çözümlemeler yok benim bildiğim kadarıyla. Yani Türkiye'deki ekonomiyi şöyle yaparız, demokratik hayatı şöyle inşa ederiz. Kürtlerle ilgili önermeleri var. Kürdistan’dan bakıyorlar. Öyle değil mi? 

Hayır, öyle değil. Bütün siyasi partilerin, Türkiye'deki demokratik problemler ile ilgili, Türkiye'deki idari rejim ile ilgili talepleri ve programları var ve hiçbir partinin, benim bildiğim hiçbir partinin; pratik gündeminde, Kürdistan'da bir ulusal parlamento oluşturmak, yoktur. Türkiye parlamentosuna milletvekili olarak katılmak, bütün partilerin ortak kabulüdür. Şimdi bunları yaptığımız zaman, Kürdistan demeniz, bu meseleyi çözmez. Yani şeyin de belirttiği gibi, Yaşar’ın da belirttiği gibi, Tayyip Erdoğan'da Kürdistan, diyordu bir zamanlar, mesele Kürdistan demek değil, mesele Kürdistan'ın, Kürdistan'daki Türk işgalinin sona erdirilmesidir. Yoksa yani arada bir çıkar söylerler, yarın öbür gün bir bakarsın, bir CHP'li ya da bir İYİ Partili ya da bir AKP’li de işte Kürdistan’dır, tarihi olarak bir coğrafya ismidir, bir tarihi isimdir, diyebilirler. Mesele o değil. Yani mesele, biz bir milletsek, bir de ülkemiz var ise ve bu biz bu milletin siyasal mücadelesini sürdürmeye iddiasında isek, bizim odaklanacağımız yer Kürdistan’dır. Türkiye'deki… 
-Yani ben de diyorum ki abi, isimlerinde Kürdistan var, Kürdistan'dan bakarak da politika yapıyorlar, yani Kürdistan… 

-Sen o partilerin ismindeki Kürdistan üzerinden bana karşı muhalefet yapıyorsun.  Bunun bir isim meselesi olmadığını söylüyorum. 

-Yani benim bildiğim PAK’ın kendi parlamento hedefi var, programında. 

-E buyurun, sen anlat, ben dinleyeyim seni. 

-Hayır, şunu söylemek istiyorum abi, anlaşılabilir olması için şimdi mesela senin anılarında şöyle bir şey var abi, diyorsun ki bir yerde, yani şeyde 12 Eylül'den önce, mesela Manisa'ya gidiyordum, işçiler grev yapsınlar diye şey yapıyordum, çalışma yapıyordum, ajitasyon çekiyordum. Diyelim ki İzmir'de, farklı gruplarla, şey yapıyordum, ajitasyon yapıyordum. Sonra bunun, yani bir tür Türkiyelilik olduğunu ve bundan vazgeçmek gerektiğini söylüyorsun. Şimdi aslında Kürt hareketleri toplu olarak, Kürdistan’dan bakıyorlar yani. Böyle bir perspektifleri böyle bir şeyleri yok. Onu söylemek istiyorum. Öyle değil mi? 

-Bir kere sordun, öyle değil, dedim. Bir daha sorsan gene öyle değil diyeceğim. Benim bildiğim, isminde Kürdistan olan ilk parti, Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi’dir. Başkanı, Mehmet Emin Kardaş’tır. Çınar Belediyesi'ni rüşvet alarak, HDP ile ittifak içindedir. Sonraki Kürdistan Komünist Partisi’dir, aynı yerdedir. Yani bir partinin isminde Kürdistan olması ile Kürdistan'ı temel alıp, siyaset yürütmesi aynı şeyler değildir. Anlıyorum. Sen, biz PAK bundan farklıyız. bunu demeye çalışıyorsun. 

-Hayır, ben PAK’ın kurucularından birisiyim de. 

-Ya Seydo, ben bir şeyi anlatıyorum. Sen oradan tamam bir şey savunacaksın, savun. Bırak, ben söylediklerimi bitireyim. Sen de de ki yok, bunlar böyle değil, bizim partilerimiz, aslında Türkiye parlamentosunu bir Kürdistan parlamentosu esas alıyorlar de. Ben bunun böyle yapılmadığını söylüyorum. Şu anda, mevcut legal partilerin, Kürdistan'daki bir parlamentoyu esas alarak, siyaset yürütmediklerini, Türkiye parlamentosunu esas alan bir siyaset yürüttüklerini söylüyorum. Bu, sana yanlış geliyorsa, bırak ben söylediklerimi bitireyim. Sen de ki yok aslında, bu böyle değil falan falan parti, Kürdistan'daki parlamentoyu esas alan, bir siyaset yapıyorlar de, onun üzerine konuşalım. 

-Peki, Abi bu, mesela, yani uluslararası platformda da mesela Katalanlar, parlamentoyu kullanıyorlar. İskoçlar, ikili parlamentodur. İkili parlamentoda yokken kullanıyorlardı. Sinn Féin, İngiliz parlamentosunu kullanıyor ama seçimlere giriyor ama gidip, şeyde oturmuyor, sandalyede oturmuyor. Yani dünyada böyle örnekler var. Yani dolayısıyla siyaset yapma biçimi, değişik olmaz mı?

-Yani verdiğin örnek, ilgisiz bir örnek. Verdiğin örneklerin hepsinde, Katalanya’da, Bask’ta, İrlanda'da kendi parlamentoları var. 

-Abi yokken de gidiyorlardı. Parlamentoları yokken de gidiyorlardı. Mesela İskoç'ta parlamentoları yoktu, gidiyordu. Mesela İskoç Naisenta Partisi parlamentosu yoktu gidiyordu. Sinn Féin parlamentosu yoktu, gidiyordu. 

-Senin gibi şeye yatkın, entegrasyoncu siyasete yatkın gruplar seçimlere gidiyorlardı. Benim gibi ayrılıkçı olanlar da seçimlere girmiyorlardı. Yani mesela, Bask’ta bir parti var, ayrılıkçı bir partidir. Silahlı mücadeleye hep karşı çıkmıştır ama hep bağımsızlığı savunmuştur. Hala da Bask’ın bağımsızlığını savunmaktadır. Hiçbir millette tek bir siyaset tarzı yok. Ben belli bir siyaset tarzını savunuyorum, bu siyaset tarzının dışındaki siyaset tarzlarını da eleştiriyorum. Şimdi bunun karşısına sen mesela; İrlandalılar, hem İrlanda parlamentosu için seçimlere katılıyorlar, hem Britanya parlamentosu için seçimlere katılıyorlar. Britanya parlamentosu için seçilen parlamenterler, parlamentoya gitmiyorlar, onlara sordukları zaman; “Niye gitmiyorsunuz?” biz diyorlar; “Parlamentoya gidersek, İngiliz parlamentosunun, İrlanda hakkında karar alınmasını meşrulaştırmış oluruz.” diyorlar, kendi parlamentoları olduğu halde. 

-Kraliçeye yemin etmeyiz, diyorlar abi.

-Mesela, Güney Kürdistanlılar, böyle yapmıyorlar, Ha şimdi benim de benim siyaset tarzıma göre, o İrlandalı siyaset tarzı daha mâkûl bir siyaset tarzıdır. Güney Kürdistan'da sürdürülen siyaset tarzını da mâkûl bir siyaset tarzı olarak görmüyorum. Ha bu benimki, tek siyaset tarzıdır da demiyorum. Sonuçta her ülkede, farklı sınıf ve çıkarları temsil eden, siyasal anlayışlar vardır. Bunun da tekabül ettiği, siyaset tarzları vardır. Çözümü, Türkiye'nin içinde gören siyaset tarzları var; federalist, otonomist ya da demokrasi istemli siyaset tarzlarıdır bunlar. Ben bu siyaset tarzlarının yanlış olduğunu söylüyorum. Toprağı temel almanın esas olarak ayrılıkçı bir siyaset tarzı ile mümkün olduğunu söylüyorum. Mesele, Kürdistan vardır yoktur meselesi değildir. Mesele, Kürtlerin kendi topraklarında devletleşmesi, bölünmüş parçalanmış olan Kürdistan'ı birleştirmesi meselesidir. Benim siyaset tarzı, savunduğum siyaset tarzı budur, yaklaşımım da budur. 

Dolayısıyla ben, toprak meselesini bu siyaset tarzı ışığında değerlendiriyorum. Onun içindir ki herkesin büyük bir heyecan coşkuyla karşıladığı Cemil Taşkesen ‘in açıklamalarını, ben büyük bir üzüntüyle izledim. Ve şuna benzetiyorum; İstanbul'da dört milyona yakın Kürt var, İstanbul'daki Kürtler, İstiklal Caddesi'ndeki birkaç sokak şarkıcısının Kürtçe söylemesine çok seviniyorlar. Ne zaman gidersen kalabalıktır. Etraflarında elli kişi, yüz kişinin biriktiği olur. Orada dört milyon Kürt var, dört milyon Kürdün hiçbir siyasal temsiliyeti yok, hiçbir ulusal demokratik hakkı yok, oradaki sokak şarkıcılarının Kürtçe söylemeleri onları çok sevindiriyor. Kurtalan'daki olay da öyle. Yani o arkadaşın, cesur yürekli çıkışını elbette olumlu buluyorum, destekliyorum ama Kürt siyasetinin bunun arkasına dizilmesi, bizim Kuzey Kürdistan'daki Kürdistanî siyasetin, ne kadar etkili olduğunu, ne kadar gündem tayin edip etmediğini belirttiği için, ben onu hüzünle karşıladım. Dolayısıyla bir sorun varsa cevap vereyim. 

Posted in: Tirki

Comments

There are currently no comments, be the first to post one!

Post Comment

Name (required)

Email (required)

Website

KÜRDİSTAN'DA DEVRİMCİ SİYASET
admin
KÜRDİSTAN'DA DEVRİMCİ SİYASET
Lenin'in bir sözü var: “Zincirde öyle bir halka var ki o halkayı tuttuğun zaman, bütün zinciri kontrol edersin.” Kuzeybatı Kürdistan için söylersem: “Bu halka, devrimciler örgütünün oluşturulmasıdır.” Bu oluşturulmadığı...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (436)


AYRILIKÇI YAZILARIN İKİNCİ CİLDİ ÜZERİNE

AYRILIKÇI YAZILARIN İKİNCİ CİLDİ ÜZERİNE
Bu denli kesin tanımlamalar üzerinden oluşmuş siyasal hedef ve perspektiflerin teorik-pratik etkisi, ikili bir görevle karşı karşıyadır. Bir taraftan yenilgi ve yılgınlıklardan oluşmuş egemen siyaset tarzının etkilerini yıkmak, diğer taraftan devrimc...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (559)


Ayrılıkçı Yazılar-2 Kitabı Üzerine Bir Değerlendirme
admin
Ayrılıkçı Yazılar-2 Kitabı Üzerine Bir Değerlendirme
Bu kitapta “Bağımsız Kürdistan hayaleti[1]”nden korkanların, bu korktuklarını başlarına getirmek için oluşturulması gereken, devrimciler örgütünün benimsemek zorunda olduğu, teorik ve pratik hat çizilmektedir. Zaten kitabın alt başlığının...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (215)


Netanyahu, HAMAS’ı Yok Etmek, Gazze’yi, İnsansızlaştırmak İstiyor.

Netanyahu, HAMAS’ı Yok Etmek, Gazze’yi, İnsansızlaştırmak İstiyor.
Bağımsız Birleşik Kürdistan’da, Kürdistan coğrafyası, bütün Ermenilere açık olmalıdır. Ve bunlar, belli bir yerde, çoğunluk oluşturup özerklik talebinde bulunurlarsa, haklarıdır. Kürdistan devleti, buna karşı çıkmaz. Çünkü biz bu toprakların ka...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (765)


Sungur Savran’ın “Devrimi” ve T.C. Hakikati

Sungur Savran’ın “Devrimi” ve T.C. Hakikati
1919-23 savaşı, etnik temizlik ve jenosidal hedefli ve pratikli bir savaştır. Bu nedenle devrimci değil, gerici bir harekettir. Komintern’in İkinci Kongresini referans alan komünistler, İttihatçı-Kemalist önderlikle savaşmalıydılar. 1918-23 ça...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (729)


TÜRK SİYASETİ, 1925 KÜRİSTAN BAŞKALDIRISINA NİYE SALDIRIYOR?
admin
TÜRK SİYASETİ, 1925 KÜRİSTAN BAŞKALDIRISINA NİYE SALDIRIYOR?
1926’da, İngiltere ile Türkiye niye anlaştılar? Bu aslında 1925 ayaklanmasından çıkardıkları sonuçtur. Türkiye şunu anladı: Yani Kuzeyde 1925 ayaklanması gibi bir ayaklanma varken, Güney Kürdistan zaten, İngilizlere-Osmanlılara karşı; işte...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (574)


KÜRDİSTAN DAVASINDA VE ÖLÜMLERİNDE, YAZGILARI BİRLEŞMİŞ, İKİ SİYASI LİDER.
admin
KÜRDİSTAN DAVASINDA VE ÖLÜMLERİNDE, YAZGILARI BİRLEŞMİŞ, İKİ SİYASI LİDER.
Saîd Elçî ve Sait Kırmızıtoprak, dünya görüşleri, yaşam tarzları, hatta bir ölçüde kültürleri farklı olmasına rağmen, Kürtlük ve Kürdistan davasında yazgıları birleşmiş iki kadrodur. İki Kürdistan yurtseveridir. Bunların yazgılarının ilk birleştiği y...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (618)


BU SAVAŞ, KÜRDİSTAN’I NASIL ETKİLEYECEK?
admin
BU SAVAŞ, KÜRDİSTAN’I NASIL ETKİLEYECEK?
ABD, Türkiye'yi de gözden çıkarmış değil. Ancak ABD, Türkiye'yi kendi emperyal planlarının bir parçası haline dönüştürmek isteyecektir. Türkiye buna direnirse; ABD, bunun alternatifini arayacaktır. Ya Türkiye'nin içinde arayacaktır ya da ...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (719)


HAMAS OPERASYONUNDAN ÇIKARTILACAK DERSLER
admin
HAMAS OPERASYONUNDAN ÇIKARTILACAK DERSLER
Gerek Yakın Doğu’da, gerek Orta Doğu'da; savaşların, acıların, yoksullukların temel nedeni, çizilen siyasi sınırlardır. Yakın Doğu’da siyasi sınırlar değişmeden, barışın gelmesi mümkün değildir. Orta Doğu'da da siyasi sınırlar değ...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1166)


TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NİN TARİHİ, BİR DARBELER TARİHİDİR
admin
TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NİN TARİHİ, BİR DARBELER TARİHİDİR
Devrim reform ilişkisi hakkında Lenin’de, Marx'ta, bütün siyasal önderlerin kitaplarında, konu çok açıktır. Bu kitaplara da gerek yok. İnsan devrimciyse, bunun reformla ilişkisini anlamak çok zor değildir. Ama zaten kendisi reformcuysa ona ...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (703)


Page 1 of 25First   Previous   [1]  2  3  4  5  6  7  8  9  10  Next   Last   
123movies