×
Doktor Said
İsmail Beşikçi
Doktor Said
Gerek Aysel Çürükkaya, gerek Selim Çürükkaya, tören sırasında çok önemli konuşmalar yaptılar. Ama konuşmalarını Türkçe yaptılar. Bu, kişi olarak bende biraz burukluk yarattı. Çünkü bu ulusal ruh kavramına aykırı bir tutumdur. Ulusal ruh, ulusun anadi...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (485)


30 Eylül’de Seçim
İsmail Beşikçi
30 Eylül’de Seçim
Kürdler, Kürdistan 16 Ekim 2017 sabahında, çok büyük, çok ağır bir darbeyle karşılaştı. Halbuki, 25 Eylül 2017 referandumu sonunda çok başarılı bir sonuç elde edilmişti. Bu çok olumlu sonucu bozmak için hasım güçlerle işbirliği yapmak, gizli anlaşmal...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1127)


Geleceğini Belirleme Hakkı ve Kürdler
İsmail Beşikçi
Referandum ilanından sonra, sık sık yapılan bu açıklamalar şu anlama geliyordu. Siz  Kürdler, kendi geleceğinizi belirleme hakkına sahip değilsiniz. Sizin geleceğinizi ancak biz belirleriz. Siz kendinizi yönetemezsiniz.  Siz şimdiye kadar h...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1395)


Afrin savaşı uzun sürecek
İsmail Beşikçi
Afrin savaşı uzun sürecek
Avrupa’yı Avrupa yapan bazı değerler vardır. Ama Avrupa, Kürd/Kürdistan sorunlarına bu değerlerle yanaşmamaktadır; Ortadoğu’nun otoriter, baskıcı, ırkçı, mezhepçi değerleriyle yaklaşmaktadır. Bu bakımdan 1920’lerde kurulan Kürdlere,...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1317)


Düşmanlarını Sevindiren Bir Halk…
İsmail Beşikçi
Düşmanlarını Sevindiren Bir Halk…
Tarihte, Kürdler için ‘Yiğit bir halk’, ‘Kahraman bir halk’ ‘Gözünü budaktan esirgemeyen bir halk’ gibi ifadeler, kavramlar kullanılır. Kürdlerin davranışları bu tür nitelemelerle dile getirilir. Kürdler, başka bir...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1408)


Kürdler Zoru Başardı
İsmail Beşikçi
Kürdler Zoru Başardı
Irak’a, Türkiye’ye, İran’a, Suriye’ye rağmen, PKK’ye rağmen, Goran’a,  Komel’e rağmen, YNK’nin,  Ala Talabani, Bafil Talabani  gibi bir kesimine rağmen,  ABD’ye, İngiltere&rsqu...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1265)


Güvenlik...
İsmail Beşikçi
Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nde, Kürdlerin ulusal istemleri, bu doğrultuda geliştirdikleri mücadeleler her zaman, Irak’ın güvenliği sorununu, bu sorun çevresinde gelişen endişeleri gündeme getirmektedir. Bu istemler, bu mücadeleler, sadec...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1366)


Bir Kürd
İsmail Beşikçi
Bu yazıdaki Kürd herhangi bir Kürd’dür. Üç Kürd yazısında, üç Kürd tipinden söz edilmişti. Biri, milliyetçi, yurtsever düşüncelerinden ve eylemlerinden dolayı, idam edilmiş bir Kürd. İkincisi, bu kişiyi yakalatan, yargılayıp idam hükmü veren, b...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (2021)


İki Kürd...
İsmail Beşikçi
Kürd/Kürdistan tarihinde, Yirminci yüzyılın ilk çeyreğinde, iki isim önemlidir. Abdurzzak Bedirxan (1864-1918) ve II.Abdusselam Barzani (1868-1914) Kürdler için bu iki İsmin düşüncelerinin, eylemlerinin bilinmesi önemli olmalıdır.
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (2077)


Üç Kürd
İsmail Beşikçi
Üç Kürd
Bu yazıda sözü edilen üç Kürd’den biri II. Şeyh Abdüsselam Barzini’dir.(1868-1914) İkincisi, Şeyh Abdüsselam Barzani’yi, ulusal taleplerinden ve ulusaL mücadelesinden dolayı Musul’da idam eden, Musul Valisi Süleyman Nazif&rsqu...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (2147)


Page 1 of 17First   Previous   [1]  2  3  4  5  6  7  8  9  10  Next   Last   
25

 1973 yılı Mart ayında, Diyarbakır-Siirt İlleri Sıkıyönetim Komutanlığı 1 Nolu Askeri mahkemesi tarafından verilen ceza Askeri Yargıtay tarafından onaylanmıştı. Bunun üzerine, Saraykapı’daki cezaevine sevk gündeme gelmişti.



Saraykapı’daki cezaevine, Halil Ağa’yla (Halil Çiftçi) birlikte sevk edildik. İlk olarak ikimizin cezası onaylanmıştı.


Halil Ağa Eruh’luydu. Eski ceza yasasının 169. maddesine göre, yani çete reisi yargılanıyordu Çetenin üyeleri de yeğenleriydi. Mele Mustafa Barzani’ye, peşmerge güçlerine yardım iddiasıyla yargılanıyordu. O günlerde Halil Ağa’nın 76 yaşında olduğu söylenirdi. Diyarbakır Cezaevi’nden Adana Cezaevi’ne de birlikte sevkedilmiştik.

Saraykapı’daki cezaevinde ben atölye koğuşunda, Halil Ağa yedinci koğuşta kalıyordu. Halil Ağa’nın yedinci koğuşta, Siirtli tanıdıkları vardı. O dönemde koğuş kapıları açık olduğu için, hükümlüler, tutuklular birbirlerini her zaman ziyaret edebiliyorlardı.

Saraykapı’daki cezaevi eski bir yapıydı. Osmanlı döneminde bir kervansaray olduğu söylenirdi. Bu cezaevinde, eskilerde kimler kalmış diye meraklanmak, toplum bilinciyle, tarih bilinciyle ilgili bir sorundur. O günlerde böyle bir merakın doğmaması dikkate değer bir durumdur.


11 Eylül 2012’deki Diyarbekir gezimizde Şeyh Said ve arkadaşlarının da bu cezaevinde tutulduğunu öğrendim. Diyarbekir Büyükşehir Belediyesi, Basın Danışmanı Şeyhmus Diken, Araştırmacı-Yazar Malmisanij bu gezide bize eşlik ettiler. İsmail Beşikci Vakfı başkanı İbrahim Gürbüz’le yaptığımız bu gezide Şeyhmus Diken’in ve Malmisanij’in bize eşlik etmesi bizler için büyük bir şans oldu. Şeyhmus Diken’in ve Malmisanij’in anlatımları çok değerliydi. Hamidiye Alayları’nın koğuşlarının, ahırlarının da bu bölgede, Diyarbekir Kalesi çevresinde olduğu dile getirildi


Malmisanij, kendi arşivinde bulunan bir fotoğraftan söz ederek Şeyh Said ve arkadaşlarının idam edildiği alanı da gösterdi. Ulu Cami'nin ve eski belediye binasının önündeki geniş alan, Hasanpaşa Hanı’nın karşısına düşüyor. Malmisanij fotoğrafta, Hasanpaşa Hanı’nın çatısının göründüğünü söyledi


Saraykapı’daki bu cezaevi restore ediliyor. Atölye koğuşunda kalmıştım. O koğuşu da buldum.

Saraykapı’daki cezaevine ilk olarak 1970 yılı yaz aylarında, Tuncer Sumer, Kadir Manga ve Hüseyin İnan’ı ziyaret için gelmiştim. O zaman Atatürk Üniversitesi’nde asistandım. Kadir ve Tuncer orada öğrenciydiler. Hüseyin İnan’ı, 1969 da ODTÜ’de gerçekleşen bir konferans sırasında tanımıştım.


Diyarbekir’e, Halit Güneş’le birlikte ziyarete gelmiştik. Halit Güneş, Ziraat Fakültesi’nden henüz mezun olmuştu. Ar Pasaj’a, Niyazi Usta’nın ve Mehdi Zana’nın terzi atölyesine uğramış, cezaevi ziyaretine Canip Ağabeyle (Canip Yıldırım) birlikte gitmiştik.

Tuncer Sumer, Kadir Manga, Hüseyin İnan, Filistin’den dönüp Urfa taraflarında Türkiye’ye giriş yapmışlar, Ankara’ya doğru hareket ederlerken, Diyarbakır’da tutuklanıp cezaevine konulmuşlardı. 11 kişiydiler. Müfit Özdeş, Atila Kesin, Bahtiyar Emanet ve Ali Tenk onlar arasındaydı. Ali Tenk Bahtiyar Emanet’in yeğeniydi ve çok küçük bir çocuktu.


Cezaevini giriş kapısının hemen üzerindeki, sağ taraftaki, idare bölümünün bir odasında kalıyorlardı. 11 Kişi de aynı odada kalıyordu. O odayı da buldum. Zatan Atölye koğuşu ile, sözünüm ettiğim bu oda, idare bölümünde karşılıklı olarak yer alıyordu. Arada üst kata çıkan merdivenler vardı. Tuncer Sumer, yeni yayımlanan Devrim Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu’nun Kuruluşu ve Kısa Mücadele Öyküsü, ( Evrim Yayıncılık, Mayıs 2012 s. 83-94)kitabında bu cezaevini de anlatıyor.


Sur içinde kalan küçük sur içindeki bütün binalar restore ediliyor. Mahkeme, savcılık binaları, jandarma, 1990’larda JİTEM’in kullandığı binalar restore ediliyor.


Sur içinde, çeşitli yörelerde yer alan birçok yapı restore ediliyor. Cemilpaşa Konağı’nın, Hançepek’deki Surp Gragos Kilisesi’nin restore edilmesi çok önemli ve değerli. Büyükşehir Belediyesinin Başkan Osman Baydemir’in bu süreçlerdeki rolü çok büyük.


Cemilpaşa Konağı’nın avlularında dolaşırken, Kadri cemil Paşa’yı, Ekrem Cemil Paşa’yı, yazdıklarını düşündüm. Vecdi Bey’i, Vecdi Bey’in, Kürdistan yollarındaki emeklerini, Irak’taki, Bağdat cezaevi’ndeki çilelerini düşündüm.


Nejat Cemiloğlu’nun anlatımları zaten hiç aklımdan çıkmıyordu. ‘Kürt olduğumuzu, zulüm gördüğümüzü, asimile edildiğimizi çoğumuz biliriz ama, Cemilpaşazadelerden Türkiye’de olanların hiçbiri, Kürt sorunuyla, “Kürtçülükle” uğraşmamışlardır.” (Malmisanij, Diyarbekirli Cemilpaşazadeler ve Kürt Milliyetçiliği, Avesta, 2004, s. 402)


Cemilpaşazadeler, devlete bir uçak alacak kadar varlıklı bir aile. (Malmisanij, a.g.e. s. 183-184) Malının-mülkünün küçük bir bölümünü bile koruyamayacak kadar güçsüz… Sürgünler görmüş, sürgünlerde ağır mağduriyetler yaşamış bir aile…Bu süreç ve Nejat Bey’in yukarıdaki sözü, hem Türk egemenlik sisteminin, hem de Kürt sorununun içeriğini açıklıyor. Nejat Bey, 1963-1973 yılları arasında Diyarbakır Belediye Başkanlığı yapmış.

Cemilpaşa Konağı’nın restorasyonu, Surp Gragos Kilisesi'nin restorasyonu, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir’in bu konuda çaba sarfetmesi, konağın, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’ne devri, çok değerli bir gelişme. Sur Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş’ın çabaları da öyle. İki dillilik, çok dillilik çalışması dikkate değer bir gelişme. Nejat Bey’in bu süreçdeki emeği, katkısı da çok anlamlı, değerli


Amed: Açık Hava Müzesi


Kanımca, Sur içindeki Diyarbekir, eski şehir, Amed, aynen korunmalıdır. Burada yeni yapılaşmalara engel olunmalıdır. Eski şehrin, Amed’in kendisi bir müzedir. Canlı, günlük yaşantının dinamik bir şekilde devam ettiği bir müze. Sur içindeki Diyarbekir, sokaklarıyla, çayevleriyle, lokantalarıyla, berber terzi ve ayakkabıcı dükkanlarıyla, sokak aralarındaki tandırlarıyla , kapı tokmaklarıyla… aynen korunmalıdır. Yıkılmaya yüz tutmuş binalar restorasyonla virane hainle gelmeleri engellenmelidir.


Evlere, gösterişsiz, küçük kapılardan giriliyor. Kapı, geniş, aydınlık bir mekana açılıyor. Geniş, aydınlık bir avlu, avlunun etrafına dizilmiş odalar. Evler genellikle iki katlı. Bir de bodrum var. Avluda havuz ve ağaçlar… Her evde bunları görmek mümkün.


Sur içindeki bazı tarihi binaların restore edilmesi önemli. Sülüklü Han’ bunlardan biri. Gençler tarafından restore edilen bu bina, gençlerin buluşup konuştuğu, tartıştığı eğlendiği bir alan. Günün her saatinde dinamik yaşantısı olan bir alan.


Diyarbekir, 1970’lere, 1980’lere nazaran, artık, daha kürdi bir şehir. Kürdler, artık yoğun bir kurumlaşma içinde. Dil, kültür konularında çok önemli çalışmalar var. Amed Mala Dengbeja, Dicle-Fırat Kültür merkezi, Ahmet Arif Kültür Müzesi, Mehmet Uzun Kültür merkezi, Ehmede Xani Kürd Dili ve Edebiyatı Akademisi, Diyarbakır Cigerxwin Kültür Merkezi… etrafında çalışmalar, kurumlaşmalar yaşanıyor.


Weşanen Şeradariya Bajare Mezın Amede (Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın) yayınları dikkate değer. Kakşar Oremar’ın, Denge Azadiye Sembola Biratiye Aram Tigran (Amed 2012) ve yine Kakşar Oremar’ın, Prensesa be tac u text (Ame 2012) yol açıcı yayınlardır.

Antologiya Dengbejan/Dengbejler Antolojisi/ The Antologie of the Dengbej iki cilt halinde, Şeredariya, Bajare Mezin Diyarbekire tarafından yayımlanmıştır. İki cilt halinde yayımlanan bu eserde, Mustafa Yıldız, Muharrem Cebe Cevahir Sadak Düzgün, İrfan Uçar, Xezal Aslan, Azad Zal’ın emeği vardır. Birinci cilt 460 s. İkinci cilt 344 s.


Çaredariya Sure ya Amede (Diyarbakır Sur Belediyesi) yayınları da önemlidir. Sur Belediyesi, Naum Faik’in (1868-1930) Beth –Nahrin kitabını, Lis Yayınevi’yle ortaklaşa, Kürdçe, Türkçe ve Süryanice olarak yayımlamıştır. Mıgırdıç Margosyan’ın Taxa Fille ( Gavur Mahallesi ) kitabını, Aras Yayınları ile ortaklaşa içinde Kürdçe, Türkçe ve Ermenice olarak yayımlamıştır. Şeyhmus Diken’in, Diyarbakır El Sallıyor anlatısını, Udi Yervant’ın müziğiyle birlikte, Kürdçe, Türkçe ve İngilizce olarak yayımlamıştır. Bütün bu süreçte, Sur Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş yanında, Mıgırdıç Margosyan, Pedr Gabriel Akyüz, Simon Barmano, Eliyo Dere, Kawa Nemir, Lal Laleş, Şeyhmus Diken, Miran Janbar, Şener Özmen gibi yazarların, aydınların büyük rolü görülmektedir.


Dil-kültür konusundaki bu gelişmeler, Kürdler yanında Ermeni, Süryani, Ezidi Kürd gibi Yakındoğu’nun yerli halklarını da olumlu etkileyecektir.
 
 
http://eu.kurdistan-post.eu/yazarlar/klasikler/ismail_besikci/7257-diyarbekiragdk-hava-mgzesi-dsmail-beeikgi.html
Posted in: tirki

Comments

There are currently no comments, be the first to post one!

Post Comment

Name (required)

Email (required)

Website

Konferansa Pirsgirêka Kurd li Tirkiyê
İsmail Beşikçi
Tirkiyê derbarê Pirsgirêka Kurd de zêdetirîn mijara ku tê qisetkirin ‘çareserî’ ye. Bêguman her tim kurd li ser ‘çareserî’yê diaxifin, kurd ‘çareserî’yê munaqeşe dikin. Lêbelê beriya ‘çareserî’yê pêwîst...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (2545)


Êdî Kurd Dîroka Kurdan Dinivîsin
İsmail Beşikçi
Yek ji encamên girîng ên şerê çekdarîyê ev e ku, di nêv kurdan de hîşyarbûneke manewî daye destpêkirin. Rastîya wê, ew proseya ku ji salên 1960î de zîl dabû li dema şerî û piştî wî hê bêhtir geş bû, belav bû û kok berda erdê. Di roja îroyîn de li nêv...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (2616)


Bûyera Dr. Friçê Duyem
İsmail Beşikçi
Di manşeta rojnameya Hürriyetê ya roja 21 pûşper 2007 de nûçeyek hebû. Sernavê nûçeya nûçegihan Özgür Ekşiyî “Lobîcîyê Veşartî Hat Eşkerekirin” e. Taner Akçamê ku li Zanîngeha Minnessota profesorê dîrokê ye, eşkera kirîye ku, ew kesê ku e...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (2832)


Têgihîştinên Neteweperweriyê
İsmail Beşikçi
Dema ku pesnên neteweperweriya tirkî didin, pê re jî bona wê bizava neteweperweriyê ku di nav kurdan de aj dide, dibêjin “cudaxwaz e”, “paşverû ye”, “nîjadî ye” û hwd. e, bi vî awayî ev bizav tê xirabkirin. [Dibêji]...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (2333)


Komeleya Piştgirîya Jiyana Nûjen Çi Dide Kurdan?
İsmail Beşikçi
Li Tirkiyeyê demokratîkbûn pirseka girîng e. Beşdarîya bo Yekîtîya Ewropayê û pêkanîna demokratîkbûnê, amanceka bingehîn a hukûmetan e. Wekî mînak, hukûmeta Partîya Edalet û Pêşveçûnê (AKP) carînan behsa vê amancê dike. Demokratîkbûn jî, ji rûyê polî...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (2379)


Li Ser Têgeha “Ez kurd im, lê ne kurdçî me”
İsmail Beşikçi
Beşek ji kurdên ku vê sloganê tînin zimên, li hemberî vê şîroveyê jî derdikevin; dixebitin bidin zanîn ku em ji bo kurdan gelek tiştî dixwazin. Dibêjin, “Ez ne kurdçî me lê ji bo kurdan gelek tiştî dixwazim…” Dîsan dibêjin, “...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (2627)


Pirsa Sereke Di Pirsgereka Kurd de
İsmail Beşikçi
Di vê axiftinê de ez dê hewl bidim xwe da ku li ser vê mijara bingehîn rawestim. Qonaxa bingehîn a dîrokî ku Pirsgirêka Kurd jê hasil bûye, qonaxa Şerê Cîhanê yê yekemîn e, yanî qonaxa pevçûna parvekirinê û piştî wê ye ku meriv dikare bi kurtahî bibê...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (2916)


Têgihiştina di Derbarê Kurdan de, Têkilîyên Leşker û Hikûmetê
İsmail Beşikçi
Tirkîye, dewleteke xwedî îdeolojîya fermî ye. Di dewletên ku xwedî îdeolojîya fermî de tu cûdahîya dewlet û hukûmetê tune ye. Di îdarekirina dewletên wiha de, di dereca yekemîn de, yê ku biryar dide û birê ve dibe, sazîyên paraztin û meşandina îdeolo...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (2546)


Sîstema Dewşîrme
İsmail Beşikçi
Di vê helwestê de, bi raya min sedema sereke, pirsgirêka mulk e. Gelê herêmê, mirovên ku herêmê xuya ne, xwedî mulk in. Weke mînak erdê gelekan heye. Jiber vê  yekê jî li ser gel bandoreke wan eşkere heye. Yekî ku li herêma xwe xwedî erdekî pir ...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (2506)


Têgihiştin û Nîqaşên di Derbarê Pirsgirêka Kurdan de
İsmail Beşikçi
Taybetmendîya vê pêvajoyê ya herî girîng, ew e ku dewlet û hikûmet qet xwe rexne nake û bi paşeroja xwe re hevrû nabe. Ez bawerim dewlet û hikûmet di vê mijarê de bi himet in. Dewlet û hikûmet plan dikin bêyî ku xwe rexne bikin, bêyî bi paşeroja xwe ...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (2292)


Page 1 of 4First   Previous   [1]  2  3  4  Next   Last