Me îro silavek da gorra hevalekî pir ezîz !
Zinare Xamo
Me îro silavek da gorra hevalekî pir ezîz !
17 sal pir zû derbas bûn.  Mehmet Aslan Kaya 17 sal berê di rojeke wiha da di 51 saliya xwe da ji nişka ve, bêyî ku kesî nerehet bike, bêyî ku haya kesî pê xe wek çirayek&ecir...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (448)


Mirinê pir zû tu ji nav me bir lê navê te nemir e

Mirinê pir zû tu ji nav me bir lê navê te nemir e
Min got pismam sal zû dibuhirin, 16 sal derbas bûn. Hemû dost û hevalên te, zarokên te dersa matamatîkê dida wan, xortên te alîkariya wan dikirin hemû mezin bûne û di civat...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1668)


Xusûsîyetên Rojhilata Nêzîk
admin
Xusûsîyetên Rojhilata Nêzîk
Di sîyeseta Kurdistanê de du problemên esasî hene. Yek jê, taleba desthilatîya navendî lawaz e, taleba jêr desthelatîye, bi tirkî ”alt îktîdar” ew taleb xurt e. L&eci...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1770)


Serxwebûna Kurdistanê
admin
Serxwebûna Kurdistanê
Sîyeseta partî, rêxîstin,saziyên bakurê Kurdistanê dev ji hedefa serixwebûnê berda ye. Ji delva hedefênserxwebûnê, otonomî, federalî an demokrasî te parastin. D...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (2038)


Qirîza Dewleta Tirk
admin
Qirîza Dewleta Tirk
Reyadarên vê dewletê, hertim dibêjin pirsgirêka me pirsgirêka hebûn û nebûna dewletê ye. Rast e. Yalçin Kuçuk dibeje ”em nekevin Musulê dê Diyarbekir ji des...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (2329)


Kutilkên diya min, qeyda Fuad Onen û biyopolîtîka Foucault
Ferzan ŞÊR
Bîranîneke Fuad Onen ji bo fahmkirina kolonyalîzma biyopolîtîkî ya tirkan di warê teorî û pratîkê de bi awayekî xwezayî destnîşan dike. Ger ez neqil bikim ew ê ...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1905)


Helwest û çalakî
Fevzi Namli
Di rewşek weha de gava li Amedê, Cizîrê, Şirnex, Silopya, Hezex, Nisêbîn, Gever û Dêrikê êrîşên hovana yên dewleta dagirker li ser gelê kurd berdewam dikin. Di heman dem&ec...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1973)


   «   [1]  2  3  4  5  6  7  »      
  
21

En son söylenecek sözü, en başta söylemek gerekiyorsa eğer Kürtler, Efrîn’de katillerine karşı iyi savaştılar. Dünyada benzeri az görülmüş bir fedakarlıkla direndiler.

Deyim için beni bağışlayın, "medeni" dedikleri dünya "puşt" çıktı. Vicdanlar satışa çıkınca, rüşveti alanlar lal, görmeyen kör, duymayan sağır, yerinden kalkamayan kötürüm oldular. Hiç kimse, tek başına 1,5 milyon kişilik güce sahip orduya karşı direnen Kürtlerin yardımına gitmedi.

 IŞİD bu sayede, çocuk ve ihtiyarların kanında "banyo şenliği" düzenledi. Cizîra Botan’daki zafer meşalesi yerine insanları, diri diri yakmaya niyetlendiler.

Kürt savaşçılar, onlara bu fırsatı vermemek için şehri terketmek zorunda kaldılar.

Nitekim, terkedilmiş şehre IŞİD’çilerin tecavüz anında da haykırdıkları "Allah u ekber" sloganıyla girdiler. Tepesine çıkarak, camilerinin minarelerini kirlettiler. Görgüsüzün bayrağı olmuş, çek çeke ipini koparmış misali, her yere bayrak asıp yıkıma başladılar.

Tarihi talan ettiler. Vahşi diktatöre karşı hürriyeti temsil eden Demirca Kawa’nın heykelini yıktılar.

Sonra talan ve hırsızlık anı başladı. Kıbrıs işgalinde gemilere, takalara buz dolabı, çamaşır makinaları yüklenip taşınıyordu. Efrîn soygununda yatak, yorgan, yastık, halı, kilim ve mobilya, para eden ne varsa kamyonlara yükleniyordu. Ta Yozgat’tan, Trabzon’dan adamlar gelmiş, boşalmış evlerin kapılarına saldırıyorlardı. Salamura zeytin, zeytin yağı bidonları kamyonlara yükleniyor, buğday siloları boşaltılıyordu.

Kısacası, "çekirdekten yetişme bir dinci" olan Recep Erdoğan’ın "Kuvvai milliyeci" dediği, hırsızlık ve soygunda tam IŞİD’di. Ayrıca kim Türk ordusunun neferi kim IŞİD’çı o da belli değildi. Hepsi birbirine karışmıştı.
İki taraf da kiralık, yani paralı askerdi. Biri, Efrîn’in yüksekçe bir yerine çıkıp, "hey katiller, tecavüzcü ve hırsızlar" diye seslense, inanın hepsi anında sesin yönüne, "bana mı seslendin hemşehrim?" diyecek tiyniyet ve "asaletsizlikte"ydi. Hırsızlıkla öylesine meşguldüler ki. Gören anında "bunlar Recep’in dindar ve kindar Müslümanları" sonucuna varırdı.

Ve onlar, ekin tarlasını istila etmiş "zerzur" kuşları gibi şehre yayılmışlardı. Evleri, iş yerlerini, dükkanları hırsızlık ve talanla viraneye çeviriyorlardı. "Allah u ekber" diye diye tarihi talan ediyor, Müslüman malını çalıyorlardı.
Moğol sürüleri bile bunların yanında insandı.

Aslında Kürt kini, boşuna değildi. Reisleri Erdoğan Kürdistan coğrafyası boyunca, Kürtlerin lanetlisi bir ırkçıydı.

Kürt savaşçılar ise Türklerin verdiği her türlü desteğe rağmen IŞİD’e, Kobanê’de ilk büyük yenilgiyi tattırdılar.

Sonra, alınamaz sandıkları, yönetim merkezleri Reqa’yı, ABD’nin desteğiyle ele geçirildiler. Bu darbe, IŞİD sonu için, başlangıçtı.

Kısacası, Kürtler hiç kimse için savaşmadı. Onlar, kendileri için, yani onurları ve ana yurtları için savaştılar. Bu arada yardım isteyenler de, el verdiler. 

Ruslar, Suriye’deki ilk üslerinden birini, "ortak düşman savaş" adı altında Efrîn’de kurdular.

ABD, Kürtlerin kanatları altında kurdukları havaalanlarıyla, bölgede "var" oldu.

İkisi de, IŞİD ile savaş için Suriye’de idi. Kürtler ise başlıca müttefikleri… Ama rüşvet tatlıydı. Baş döndürücüydü. Ayrıca kişilik katili.

O nedenle IŞİD, günün birinde uzun saç ve sakalı yerinde bırakıp kıyafet değiştirerek Türk askerleri, dolayısıyla NATO üniformasına bürününce, dost kuvvet oldu. Ruslar, Kürtlere karşı hava sahasını açtı. Savaşların paha biçilmez değeri istihbarat sağladı.

 Efrîn savaşının kaderi, savaşların tarihinde, rüşvetin ihaneti olarak geçti.
Rüşveti alan saf değiştirmişti, çünkü.

Meydan, IŞİD’indi artık. Türk devleti de, IŞİD’in yanında, "dindar ve kindar" İslam Faşizminin cephesini tamamlıyordu. 

 Türkler, 700 bin kişilik ordusu, savaş gücü olarak eğitilmiş polis birlikleri, korucularla, tank, top ve hava kuvvetleri başı çeken IŞİD’in yedeğindeydi. 
Türk-İslam Faşizminin yüksek Türk sosyetesini teşkil eden "tarikat-ticaret mafyası" ile birbirinin, evde de öz evlatlarının ırzına geçen, tenhalarda da kediler, köpeklere tecavüz eden imam kılıklılar dini ayinlerle Müslüman Kürtlerin katletmeye, malları, mülklerini talana, çalmaya gidenleri kutsuyordu. "Yerli ve milli mafyanın"nın şefi Sedat Peker de, savaş yelekleri bağışı ile IŞİD güçlerine destek veriyordu.

Bu Türk devletinin IŞİD’leşmesiydi.
Türk halkı ve medyası tank, top ve uçaklarla takviyeli birbuçuk milyon kişilik ordunun, IŞİD’in yan gücü olarak, 5-6 bin kişilik Kürt gücüne karşı elde ettiği üstünlüğü kazandığı "zafer" olarak kutsuyordu…

Posted in: Tirki

Comments

There are currently no comments, be the first to post one!

Post Comment

Name (required)

Email (not required)

Website

CAPTCHA image
Enter the code shown above:

  
Bir rehineden, bir suçtan lütuf devşirmek
Fehim Taştekin
Bu alışverişin ‘al’ı papaz, ya ‘ver’i? Doğrusu Erdoğan geçen Temmuz’da öne sürülen Halk Bankası eski yöneticisi Hakan Atilla’ın iadesi ile bankaya yönelik olası cezanın müzakere...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (9)


Brunson pazarlığında ‘Fırat’ın Doğusu’ var mı?
Fehîm Işik
Türkiye ve Rusya, Suriye’ye ilişkin pazarlıklarda ABD’den istediklerini alabilmiş değiller. Bu nedenle ortak söylemlerle ABD’yi köşeye sıkıştırmanın hesabını yapıyorlar. Ayrıca Suriye yönetiminin MSD ile gör...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (8)


Kürtler Bağdat’a dönerken…
Fehim Taştekin
Barzani, referandum gecesi “Yarım asırdır savaşıyorum. Halkımla birlikte kitlesel ölümlerden, sürgünlerden, kimyasal katliamlardan geçtim” diyordu. Başarılı geçen referandumla birlikte uzun soluklu mü...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (31)


Kandil-Yerevan Yürüşümüz(2)
Dursun Ali Küçük
Abbas arkadaş tam bir kafa karışıklığı yaşıyordu. Bir cumhuriyet ve savaş hükümeti ilan etmenin koşulları bulunmadığını biliyordu. Diğer yandan cumhuriyet ve hükümet sözleri de ona çok cazip geliyordu. Bu cazibeye kapı...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (29)


Kandil-Yerevan Yürüyüşümüz(1)
Dursun Ali Küçük
İlk gün Iğdır hattı boyunca gidiyoruz. Iğdır’ı Yerevan’dan ayıran Aras nehridir. Aras nehri çevresi ilk uygarlığın başladığı yerlerden biridir.Zerdüşt peygamberlerin tek olmadığı, Zerdüştlerden birinin Aras nehri civ...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (26)


25 Eylül 20017 de ‘Dost’ Boyunduruğunu Parçaladık ii.
Hatice Yaşar
25 Eylül 20017  de ‘Dost’ Boyunduruğunu Parçaladık ii.
1992’deki ilk büyük kazanımı ne kadar Mam Celal’e borçlu isek  Kürdlerin; komşularıyla eşit siyasal haklara sahip olduğu gerçekliğinin ispatı olan referandumu da  Kek Mesud’un şartları ve de so...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1376)


Elysée’de ne konuşuldu? Afrin’den sonra Kürtler ne bekliyor?
Fehim Taştekin
Raco ve Cinderes’teki beklenmedik çekilmenin ardından YPG’nin Afrin’de şehir savaşına hazırlandığı belirtilmişti. Ancak Afrin’den de ani bir çekilme ile şehrin kontrolü Türk ordusu ve silahlı gruplara b...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (357)


   «   [1]  2  3  4  5  6  7  8  9  10  »      
DESTPÉK      Tarix-belge      TEVKURD      Aslan Kaya -Baz      Fuad Önen      Media