Me îro silavek da gorra hevalekî pir ezîz !
Zinare Xamo
Me îro silavek da gorra hevalekî pir ezîz !
17 sal pir zû derbas bûn.  Mehmet Aslan Kaya 17 sal berê di rojeke wiha da di 51 saliya xwe da ji nişka ve, bêyî ku kesî nerehet bike, bêyî ku haya kesî pê xe wek çirayek&ecir...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (448)


Mirinê pir zû tu ji nav me bir lê navê te nemir e

Mirinê pir zû tu ji nav me bir lê navê te nemir e
Min got pismam sal zû dibuhirin, 16 sal derbas bûn. Hemû dost û hevalên te, zarokên te dersa matamatîkê dida wan, xortên te alîkariya wan dikirin hemû mezin bûne û di civat...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1668)


Xusûsîyetên Rojhilata Nêzîk
admin
Xusûsîyetên Rojhilata Nêzîk
Di sîyeseta Kurdistanê de du problemên esasî hene. Yek jê, taleba desthilatîya navendî lawaz e, taleba jêr desthelatîye, bi tirkî ”alt îktîdar” ew taleb xurt e. L&eci...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1770)


Serxwebûna Kurdistanê
admin
Serxwebûna Kurdistanê
Sîyeseta partî, rêxîstin,saziyên bakurê Kurdistanê dev ji hedefa serixwebûnê berda ye. Ji delva hedefênserxwebûnê, otonomî, federalî an demokrasî te parastin. D...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (2038)


Qirîza Dewleta Tirk
admin
Qirîza Dewleta Tirk
Reyadarên vê dewletê, hertim dibêjin pirsgirêka me pirsgirêka hebûn û nebûna dewletê ye. Rast e. Yalçin Kuçuk dibeje ”em nekevin Musulê dê Diyarbekir ji des...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (2329)


Kutilkên diya min, qeyda Fuad Onen û biyopolîtîka Foucault
Ferzan ŞÊR
Bîranîneke Fuad Onen ji bo fahmkirina kolonyalîzma biyopolîtîkî ya tirkan di warê teorî û pratîkê de bi awayekî xwezayî destnîşan dike. Ger ez neqil bikim ew ê ...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1905)


Helwest û çalakî
Fevzi Namli
Di rewşek weha de gava li Amedê, Cizîrê, Şirnex, Silopya, Hezex, Nisêbîn, Gever û Dêrikê êrîşên hovana yên dewleta dagirker li ser gelê kurd berdewam dikin. Di heman dem&ec...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1973)


   «   [1]  2  3  4  5  6  7  »      
  
13

Bir milyon kişiyi aşkın bir insan yığınının yaşadığı Efrîn toprakları, 24 günden beri bombardıman altında. Efrîn’in tek suçu insan, insanlarının belirgin suçu ise çoğunlukla Kürt olmasıydı.

Türk rejiminin şefi, yıllar önce, ta 2006 yılında, bir dergiye verdiği mülakatta, “biz olduğumuz sürece, Kürtlere asla yer yoktur. Onlar Arjantin’de de devlet olsalar, karşı çıkarız" diyordu.

Bu Gürcü oğlunun, Kürtlere özel kinin nedeni bilinmiyor, ama başkomutanı olduğu ordu, 24 gün önce, tastamam 72 uçakla, bu topraklarda kırımın açılış vuruşunu yapmıştı. Bu çağda, bu kadar uçakla saldırı, ancak ve yalnızca ırkçı barbarlığın kalıbından çıkması, Dimitrof’un sözüyle “zincirlerinden boşalması"yla mümkündü. Başka türlü izahı yoktu.
Hitler bile, canını almaya, ruhunu söndürmeye çıktığı Britanya seferinin açılışını, 72 tane bombardıman uçağıyla yapmamıştı.

Efrîn toprakları, uzun uzun bombalandı. Uçaklar, gök yüzünden çekilince, uzun menzilli toplar, tanklar rastgele füzeler ateşlemeye, gülleler patlatmaya başladılar.

Kürtlerin, uçaklara karşılık verecekleri tayyareleri yoktu. Uzun menzilli topları da. Siperlendikleri yerde, sessizce beklediler. Bu sırada yerden göğe, toprak renginde bulut kümeleri yükseliyor, havadan yere toz ve toprak sağanağı iniyor, insan feryatları bir anlık sessizliğin sesi olarak birbirine karışıyordu. 

Hedef, insan barınağı topluluğu köyler, kasabalardı. Orada yaşayan insanlar. Can çekişme tınlamalı, kahırla inlemeli…

Avuç içi kadarlık Efrîn’in her yanı sivil yerleşim alanıydı. Köy, şehir ve kasabalarda, açıkta hemen hemen askeri tesis hiç yoktu. O nedenle hedeflerin tümü, sivil hayatın devindiği alanlardı.

İlk üç gününde, 11 bebek ve çocuk katledilmişti. Çocuk ve bebek katli zaferse eğer, buydu Türk ordusunun zaferi. Bir sessiz, kıpırtısız mezarlıkların yapı taşları…

Tesbit edebildikleri bütün mezarlıklara saldırmış, toprağı yaralama ve mezar taşlarını tahrip ile ölülerden intikam alınmıştı.

Bu da, onlara yakışan bir hareketlerden biriydi. Son yıllarda IŞİD (DAİŞ) İslamı izinde giderek, her yerde bunu yapıyorlardı.

İnsan katliamına gelince: Efrîn, Kürtlerin hayatındaki ilk katliam girişimi değildi. Kürtler, Türk devletinin ömrü olan yüz yıldan beri, kan nehirlerinden geçerek geliyorlardı.

1925 Haziran’ı ile Ekim sonu arasında Lice, Hani, Hazro, Kulp dörtgeninde, bebeği, ihtiyarı ile ele geçirdikleri bütün insanları kırarak, adeta kanda banyoyu başlattılar. Kırım ve kan sesi, burada uç verip bütün Kürdistan’a yayıldı.

1930 yılında, Geliyê Zilan’da, kendi rakamlarıyla 15 bin kişi bir arada katledildi. Ermenilere yaptıklarının benzeri bir soykırımdı, bu. Sayısız ailenin “yurt u ocağı" söndü, bu kırımında. “Xart û azıv“ların, “derguş û zarok"ların, gencecik gelinler, kartal bakışlı gençlerin yere dökülen kanıyla, birçok soy kurudu.

1932, Erciş‘in tek cami, toplama merkeziydi. Akşam karanlığı çöktüğünde, buradaki esirler birbirine bağlanarak, kasabanın batısına düşen dönemeçte bulunan Ermeni’nin değirmeni ağaçlığına götürülüyor, kurşuna diziliyordu.

1938’de, insanlıktan umudunu kesip mağaralara sığınmış Dersimliler, katillerin şefi deyimiyle “fareler gibi zehirlenerek" topluca katledildiler.

Katillerden kaçanların bir kısmı Efrîn’e sığındı. Nuri Dersimi bunlardan biriydi. Nuri Dersimi’nin aynı adı taşıyan torunu, yıllar sonra dedesinin başkaldıran ruhu olarak onları karşılıyordu.

Ve ben bu satırları yazarken, masamda Efrîn’in Raco kasabası ile köylerinde çekilmiş fotoğraflar… Fotoğraf karelerinde medeni insanların, insani bir hayat sürmek için, inşa ettikleri kutu kutu evler, yarı enkaz halinde. Her biri ayrı ayrı, uzaktan bağırıyor adeta:

“Bir güzelliktim, barbarların darbesiyle yıkıntıya döndüm!.."
Bazıları, şil şil yarılmıştı. Sokaklar enkaz yığınıydı. Yarı yıkık binalardan sarkan elektrik kablolarının ucunda, beton parçaları sallanıyordu.

Öte yandan Türk Genelkurmay Başkanı General Hulusi Akar’ın bir açıklaması: “Sivillerin zarar görmemesi için azami çabayı gösteriyoruz."
General devam ediyordu: “Teröristler, sivil katliam var demek için, sivil giyiniyorlar.“

Bu general bir tuhaf. Hurafeler diyarında dolaşıyor. Gelişmemiş beyni, masalımsı gerekçe yapıyor. Roboskî’de böyle olmuştu. Roboskî onun eserdir. Gerilla lideri Bahoz Erdal, bütün sınırlar kendisi için açık olduğu halde, generale göre sınır taciri çocuklar arasına karışıp içeriye sızmak isterken vurulmuştu. Katliamın gerekçesi, buydu generalin. Şimdi de, katledilmiş bebekler sivil giyinmiş teröristti ki, bu uydurukçuluk onun aklına yakışıyordu…

Ayrıca o, Sur’un, Cizîra Botan‘ın, Şırnak, Nusaybin, Yüksekova ve öteki harabe şehirlerin yaratıcısıydı. Şehirlerin katili…

143 kişiyi bodrumlarda diri diri yakan katillerin de komutanıdır, bu adam. Yalanı meslek edinmiş biridir. Bozuk kişiliği ve TC’nin kötülükler tarihini bilmezsek, Cizre, Sur ve Şırnak’ta kullanılan katiller iş başında olduğu halde, Generalin sivillere zarar verilmediği sözüne inanabilirdik. Ayrıca ölü bebeklerin sivil giyinmiş “teröristler" olduğuna da…

Ama açık olan gerçek tektir: General zorda. Çünkü, sert bir kayaya çarptı. Yalanlar maratonu ile kendi kamuoyunu dolandırmaya çıkması bundan.

Posted in: Tirki

Comments

There are currently no comments, be the first to post one!

Post Comment

Name (required)

Email (not required)

Website

CAPTCHA image
Enter the code shown above:

  
Bir rehineden, bir suçtan lütuf devşirmek
Fehim Taştekin
Bu alışverişin ‘al’ı papaz, ya ‘ver’i? Doğrusu Erdoğan geçen Temmuz’da öne sürülen Halk Bankası eski yöneticisi Hakan Atilla’ın iadesi ile bankaya yönelik olası cezanın müzakere...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (9)


Brunson pazarlığında ‘Fırat’ın Doğusu’ var mı?
Fehîm Işik
Türkiye ve Rusya, Suriye’ye ilişkin pazarlıklarda ABD’den istediklerini alabilmiş değiller. Bu nedenle ortak söylemlerle ABD’yi köşeye sıkıştırmanın hesabını yapıyorlar. Ayrıca Suriye yönetiminin MSD ile gör...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (8)


Kürtler Bağdat’a dönerken…
Fehim Taştekin
Barzani, referandum gecesi “Yarım asırdır savaşıyorum. Halkımla birlikte kitlesel ölümlerden, sürgünlerden, kimyasal katliamlardan geçtim” diyordu. Başarılı geçen referandumla birlikte uzun soluklu mü...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (31)


Kandil-Yerevan Yürüşümüz(2)
Dursun Ali Küçük
Abbas arkadaş tam bir kafa karışıklığı yaşıyordu. Bir cumhuriyet ve savaş hükümeti ilan etmenin koşulları bulunmadığını biliyordu. Diğer yandan cumhuriyet ve hükümet sözleri de ona çok cazip geliyordu. Bu cazibeye kapı...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (29)


Kandil-Yerevan Yürüyüşümüz(1)
Dursun Ali Küçük
İlk gün Iğdır hattı boyunca gidiyoruz. Iğdır’ı Yerevan’dan ayıran Aras nehridir. Aras nehri çevresi ilk uygarlığın başladığı yerlerden biridir.Zerdüşt peygamberlerin tek olmadığı, Zerdüştlerden birinin Aras nehri civ...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (26)


25 Eylül 20017 de ‘Dost’ Boyunduruğunu Parçaladık ii.
Hatice Yaşar
25 Eylül 20017  de ‘Dost’ Boyunduruğunu Parçaladık ii.
1992’deki ilk büyük kazanımı ne kadar Mam Celal’e borçlu isek  Kürdlerin; komşularıyla eşit siyasal haklara sahip olduğu gerçekliğinin ispatı olan referandumu da  Kek Mesud’un şartları ve de so...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1376)


Elysée’de ne konuşuldu? Afrin’den sonra Kürtler ne bekliyor?
Fehim Taştekin
Raco ve Cinderes’teki beklenmedik çekilmenin ardından YPG’nin Afrin’de şehir savaşına hazırlandığı belirtilmişti. Ancak Afrin’den de ani bir çekilme ile şehrin kontrolü Türk ordusu ve silahlı gruplara b...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (357)


   «   [1]  2  3  4  5  6  7  8  9  10  »      
DESTPÉK      Tarix-belge      TEVKURD      Aslan Kaya -Baz      Fuad Önen      Media