×
Mirovê Aqil: Mîthat Sancar
Fuat Önen
Mirovê Aqil: Mîthat Sancar
Di dawîya sala 2012yan de pêvajoyeke nû li Îmraliyê hat li darxistin. Çarçoweya vê pêvajoyê di peyama Ocalanî ya di Newroza 2013yan de hate destnîşan kirin. Di wê peyamê de işaretî 3 ruhan û xwişk û biratîyekê dihat kirin. Gîyanên ku dê “Kêşeya...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (567)


Du fîgurên 23-24ê Nîsanê: Mîthat Sancar û Firat Aydinkaya
Fuad Onen
Du fîgurên 23-24ê Nîsanê: Mîthat Sancar û Firat Aydinkaya
Yek ji wan (Mîthat Sancar), hewl dide ku meclîsa tirkan, dewleta tirkan, Ataturkê tirkan û ataturkçîtîya tirkan li pêş çavên me xweş bike. Yê din jî (Firat Aydinkaya), hewl dide ku kurdan li pêş çavên me reş bi...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (548)


DIVÊ KURD YEKÎTÎ Û SERXWEBÛNA KURDISTANÊ JI XWE RE BIKIN MIJARA MAN Û NEMANÊ
Fuad Onen
DIVÊ KURD YEKÎTÎ Û SERXWEBÛNA KURDISTANÊ JI XWE RE BIKIN MIJARA MAN Û NEMANÊ
Diplomasî, sîyaseta nazenîn e. Ji bo diplomasîyeke baş, berî her tiştî siyasteke baş, yekgirtî û Kurdistanî pêwîst e. Li başûrê welatê me mixabin siyaseteke bi vî rengî ne serdest e. Parlamana me heye, hikumeteke me heye lê siyaseteke serxwebûnxwaz û...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1526)


Dewleta Tirkan nikare bi serê xwe li Qendîl ê operasyoneke leşkeri bimeşîne
Fuad Onen
Dewleta Tirkan nikare bi serê xwe li Qendîl ê operasyoneke leşkeri bimeşîne
Qendîl rêzeçîya ye û di sêkoşeya başûr, bakur û rojhilatê Kurdistanê de dimîne. Dagirkirina wê derê ne ew çend hêsan e. TC çima di vê deme de qala dagirkirina Qendîlê dike? Li Tirkîyê hilbijartin heye, argumenta her du bereyên dagirker (Cumhur û Mill...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1302)


HILBIJARTINA TIRKAN, HDP Û HELWESTA HIN PARTÎYÊN KURDAN
Fuad Onen
HILBIJARTINA TIRKAN, HDP Û HELWESTA HIN PARTÎYÊN KURDAN
Em nabêjin ku hilbijartina Tirkan me aleqedar nake, em dibêjin ku ev hilbijartina dewleteke dagirker e, hebûna dewleta Tirkan li Kurdistanê ne rewa ye, ev dewlet bi hemû dam û dezgehên xwe dagirker e û divê ev dewlet ji bakur-rojavayê Kurdistanê derk...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1146)


HILBIJARTINÊN DEWLETÊN DAGIRKER Û HELWESTA KURDAN
Fuad Onen
HILBIJARTINÊN DEWLETÊN DAGIRKER Û HELWESTA KURDAN
Ne xwezayî ye ku sîyasetmedarên Kurdan wek yên Tirkan bipeyivin, nakokîyên di nav sîyaseta Tirkan de mezin bikin û di nav sîyaseta Tirkan de ji xwe re li cîyekî bigerin. Divê sîyasetmedarên Kurdistanê zanibin ku ev ne hilbijartina me ye, ev hilbijart...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1285)


TÊKÇÛNA ŞERÊ CEBHEYA KERKÛKÊ
Fuad Onen
TÊKÇÛNA ŞERÊ CEBHEYA KERKÛKÊ
Şerê li cebheya Kerkûkê rû da, bersîva dewletên dagirker û parêzerên sistemê ye. Di vê cebheyê de em têkçûn. Berpirsê vê têkçûyinê yê yekem Serok Barzanî ye. Ev bêyî ku em hûrgilîyên şerê cebheya Kerkûkê bizanibin wisa ye. Serokatî ne ciyê gazindan c...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (2005)


YEKÎTÎYA KURDAN Û YA PARTÎYÊN KURDAN JI HEV CUDA NE
Fuad Onen
YEKÎTÎYA KURDAN Û YA PARTÎYÊN KURDAN JI HEV CUDA NE
Di nav tevgerên rizgarîya neteweyî de kesî bi qasî tevgera rizgarîya neteweyî ya Kurdan nîqaşên teorîk nekiri ye. Em di nivîsarên Ho Shi Min, Amilcar Cabral, Mahatma Ghandi, Fidel Castro û yên wekî wan de tûşî nîqaşên teorîk li ser netewe an netewepe...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (2459)


TC ÇIMA JI YEKÎTÎYA AXA ROJAVAYÊ KURDISTANÊ DITIRSE?
Fuad Onen
Ez ne di wê bawerîyê de me ku TC yê karibe Efrînê dagir bike û li wir pêşî li Kurdan bigire. Bi sedem ku TC nikare bakurê Kurdistanê wek berê bi rêve bibe, anuha her navçeya bakurê Kurdistanê ji bo TC bûye baregehên leşkerî û nêvîyê artêşa xwe li Kur...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1912)


REFERANDOMA SERXWEBÛNA KURDISTANÊ
Fuad Onen
Serxwebûna Kurdistanê di herêma Rojhelata Nêzîk de şoreşek e û ew ê nîzama dagirker hilweşîne. Ji ber vê yekê her çar dewletên dagirker; di serî de jî dewleta Îran û Tirkîye dê bi temama hêza xwe bixwazin ku pêşî li serxwebûnê bigirin. Her du dewlet ...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1872)


Page 1 of 4First   Previous   [1]  2  3  4  Next   Last   
20

KÜRT SİYASETİNDE BAĞIMSIZLIKÇILIK İZMİR KONFERANSI
-5-
FUAT ÖNEN
-Kürt siyasetinde egemen siyaset tarzı


Kürt siyasetinde bağımsızlıkçılığa da değinmek istiyorum. Bugün Kürdistan'ın dört parçasında da gördüğümüz şudur. Egemen siyaset tarzı bağımsızlıkçı değildir, otonomist ya da federalist siyaset tarzıdır. Kürdistan'da federalist siyaset tarzının çok uzun bir geçmişi yoktur, daha çok kuzey Kürdistan'da 68’li yıllardan sonra federalist siyaset tarzları zuhur etti. Bana sorarsanız Kürdistan'da federalizmin yani federal Kürdistan talebinin iki arka planı var. Bunlardan biri komünizm-sosyalizmdir. Kuzey Kürdistan'da sosyalist Kürtler tarafından kurulan ve Türkiye’de devrim yapmayı hedefleyen Kürt örgütleri bunun federal bir Kürdistan ile çözülebileceğini söylediler. Yanılmıyorsam bunu ilk yapan Türkiye Kürdistanı Sosyalist Partisi’dir. Programatik olarak federasyonu ulusal kurtuluşun hedefi olarak programatize eden Türkiye Kürdistanı Sosyalist Partisi’dir. Bu sosyalist mantalite bakımından Sovyetler Birliği örneğinde gözümüzün önünde olduğu için anlaşılabilir bir madeldir. Doğru mudur, derseniz doğru olmadığını söyleyeceğim, ama anlaşılabilir bir modeldir.  Bir sol-sosyalist dalga içerisinde gözlerimizin önünde de koskoca bir Sovyetler Birliği varken, Kürdistan'ın kuzey batısında federalist bir Kürt örgütünün oluşması, bu anlamda bence normaldir. 


Federalist siyaset tarzının ya da federe Kürdistan talebinin ikinci kaynağı ise çok daha yenidir. Birinci Körfez Savaşı’nda başlayan bir süreçle gelinmiştir bu Kürt siyasi hareketine ve 2003’te ABD’nin Irak’a müdahalesinden sonra orta güney Kürdistan'ın federal bir modelde örgütlenmeye başlamasıyla Kürdistan’daki ulusal kurtuluşçu siyaset içinde federalist talepler daha fazla pirim yapmaya başlamıştır. Bugün kuzey batı Kürdistan'da da, doğu Kürdistan'da da, güney batı Kürdistan'da da federal Kürdistanî çözüm önerisi olarak sunan birçok Kürt partisi vardır. Otonomist talepli siyaset tarzı çok daha güçlü ve çok daha eskidir. Kürt siyasetinde belki bütün bu geride bıraktığımız bin yılda Kürdistan’da bir otonomist yapı her zaman var olagelmiştir. Birçok imparatorluk, birçok işgalci güç Kürdistanı işgal etmiş, Kürdistanı harap etmiştir. Ancak bu işgal daha çok bir dışsal egemenlik biçimi olarak kalmıştır Kürdistan toplumunun içine bu işgal nüfuz etmemiştir. Ve bu üst egemenliğin altında alt egemenlik kurumları vardır, Kürdistan’da. İşte mirnışini dediğimiz mirlik, beylik, aşiret konfederasyonları bu yapılardır ve Kürtler bu alt iktidar formları üzerinden, Kürt toplumu olma özelliklerini ayakta tutabilmişlerdir. Onun için otonomist talep Kürt hareketinde belli bir tarihsel geçmişe sahiptir. Modernite öncesi dönemde de bu siyaset tarzının egemen olduğunu söylemek mümkündür. Bunun birçok nedeni var. Bir önemli nedeni Kürtler'in yakın doğu halkı olmasından kaynaklanmaktadır. Kürdistan da  yakın doğunun merkezi ülkesidir, bu herhangi bir basit isimlendirme meselesi değildir, yakın doğu doğu ile batı arasında bir geçiş bölgesidir. Doğu ile batının savaştığı bir bölgedir, burası. Doğuda ve batıda güçlü merkezi devletlerin varlığı bu coğrafyada alt iktidar taleplerinin öne çıkmasını ve bu coğrafyada yaşayan halkların işgalcilerin üst egemenliğini kabul ederken altta kendi ulusal, toplumsal koşullarına uygun, alt iktidar mekanizmalarıyla yaşamlarını sürdürmeleri gibi bir eğilime yol açmıştır. Umarım bunu tartışma vaktimiz olur. 

 

Kürdistan da bağımsızlıkçılık görünür değildir. Kuzey Batı Kürdistan’da da bu böyledir, Kürdistan’ın diğer parçalarında da bu böyledir. Yalnız şuna dikkat etmenizi isteyeceğim, son bir-iki yılda özellikle Orta Güney Kürdistan’da ciddi bağımsızlıkçı kıpırdamalar var, orada Yekgûrtû İslami ile Komala İslami bundan 1-2 ay önce bağımsız Kürdistan projesi oluşturdular ve Sykes-Picot antlaşmasının 100. Yılında, 2016 da bu projeyi dünyaya açıklayacaklarını söylediler. Mesut Barzani PDK, YNK ve GORAN sözcüleri son dönemde Orta Güney Kürdistan’ın Irak’la ilişkisinin Konfederal bir ilişkiye dönüştüğünü söylemekteler. Bu model önemlidir ve bana sorarsanız Federalizm, Kürdistan meselesinin çözümünde hiçbir zaman kalıcı bir model olmayacaktır. Ama eğer komşu devletlerle birlikte yaşamayı zorunlu kılan bir devletler arası ortam var ise  buna uygun olan model de Konfederal modeldir. Bildiğiniz gibi Konfederal model de iki ayrı ayrı devlet vardır. Yani burada Güney Kürdistan devleti, burada Irak devleti, bu iki devletin birlikte yaşaması isteniyorsa bu iki devletin bazı ortak işleri bir üst Konfederal parlamentoya bırakılır, her ikisinin ayrı devlet varlığı öndedir.


Güney Batı Kürdistan’da bu gelişmeler bence önemlidir.
 
  Orta Güney Kürdistan’da bağımsızlıkçı söylemler daha fazla artmaya başladı ve yalnız burada belki önemli olan şudur; henüz bağımsızlıkçı söylem Kürdistan meselesinin çözümünde doğru model budur diye, öne çıkmış değildir. Daha çok Irak’ı yönetenlerin Federal Kürdistan’a tahammül etmemelerinden kaynaklanan bir zorunluluk olarak şimdi tartışılmaktadır, ama böyle de tartışılıyor olsa da Orta Güney Kürdistan ‘da bağımsızlığın tartışılmasını önemli buluyorum.
 
Doğu Kürdistan’ da geçenlerde İran Parlamentosu’ndaki Kürtlerden bir kesimi, Kürdistan adında bir eyalet kurmayı teklif etti, çok ilginçtir, buna İran politikacılardan önce Azeriler itiraz ettiler. ”Burası Azerbaycan’dır. Burada Kürdistan adında bir eyalet kurulamaz.” diye itiraz ettiler.


Güney Batı Kürdistan’da ki gelişmeleri belki sorularınız olursa tartışırız ama iki tane önemli ve olumlu bulduğum sonucu söylemek istiyorum. PYD-YPG’nin oradaki mücadelesi, mücadele tarzı, ilişkileri hakkında her birimizin sayısız eleştirileri olabilir, benim de var. Ama yol açtığı iki olumlu sonuç var; biri kantonlar üzerinden de olsa Güney Batı Kürdistan’ın sınırları görünür hale geldi bunu önemli buluyorum. İkincisi DAİŞ, NASRA gibi örgütlerin Kürdistan’a nüfuzu engellendi çünkü  bunlar mesela Halep’te Kürt bölgelerine girdiler ve Halep tarumar oldu. Özellikle sınırların görünür hale gelmesinin tartıştığımız konu bakımından önemli olduğunu düşünüyorum.


Kürdistan’da bağımsızlıkçılık yeni bir şey değil Ubeydullah Nehri’de bağımsızlıkçılık görebilirsiniz, Bedirxan Paşa’da bağımsızlıkçılık görebilirsiniz.
Örgüt içindeki tartışma olarak ilk tartışma, belki 1920’de KÜRDİSTAN TEALİ CEMİYET’İ’nde başlayan tartışmadır ve K.T.C bu tartışmadan sonra bölünmüştür. Onun yerine TEŞKİLAT-I İÇTİMAİYE CEMİYETİ kurulmuştur. Bu teşkilatını kuranlar KÜRDİSTAN TEALİ CEMİYETİ içindeki bağımsızlıkçı kadrolardır.  Daha sonra kurulan Kürt örgütlerin çoğunda bu iki teşkilattan gelme kadrolar vardır. Kadrosal bazda da bağımsızlıkçılıkta bir devamlılık görüyoruz sonra AZADÎ örgütü var, sonra XOYBÛN örgütü var zaten programı bağımsız Kürdistan programıdır.
Ondan sonra geliyoruz 1970’li yıllara ve ilk defa Kürdistan’da yani bu kesintiden sonra 1970’ li yıllarda Kuzey Batı Kürdistan’da çok ciddi bir bağımsızlıkçı gelişme görüyoruz. Özellikle, Türkiye sosyalistleri ile girip tükettiğimiz 68-78  dönemindeki ayrı örgütlenme-birlikte örgütlenme tartışmasından sonra Kuzey Batı Kürdistan’da  10’ a yakın bağımsızlıkçı siyasi parti kurulmuştur. İşte Kürdistan İşçi Partisi sonrasında PKK, KAWA, RİZGARÎ, ALA RİZGARÎ  bütün bu örgütlerimiz bağımsızlıkçı bir siyaset tarzı üzerinden kurulan örgütlerdir. Bu trend Kuzey Batı Kürdistan’da 2000 yılına kadar süregelen bir trend idi, ama 1993’ten belki başlayarak 2000’li yıllarda ise iyice görünür hale gelerek bağımsızlıkçı hareketler görünür olmaktan uzak hale geldiler. Peki Kuzey Batı Kürdistan’da bağımsızlıkçı bir damar yok mudur bana sorarsanız çok güçlü bir bağımsızlıkçı damar var. Sanıyorum 2009 da idi

 Tarhan Erdem Türkiye ve Kürdistan’daki Kürtler arasında bir kamuoyu araştırması yaptı ve orda bu meselenin çözümünü bağımsız Kürdistan’da görenler % 8.6 çıktı. Bu % 8.6 çok ciddi bir rakamdır. Televizyona çıkan her Kürt siyasetçisi ve  aydının, “Biz, devlet istemiyoruz. Biz sınır istemiyoruz. Bağımsızlığı çöpe attık.” dediği bir fikri siyasi iklimde; Kürtler arasında % 8.6 bağımsızlıkçı çıkmasını çok önemli buluyorum, çok ciddi buluyorum. Bu araştırmalar daha sonra tekrarlandı ve en son Diyarbakır’da yapılan bir kamuoyu araştırmasında bağımsızlıkçı nispeti % 16.8 sanıyorum o seviyeye kadar çıktı. Bu önemlidir, ciddidir ve bağıksızlıkçılık, Ulusal Kurtuluş Mücadelesinin tek normal siyaset tarzıdır. Yani bugün dünyadaki Ulusal Kurtuluş Mücadeleleri’ne bakın Cezayir’den Libya’ya oradan Vietnam’a oradan dönün Hindistan’a bütün Ulusal Kurtuluş Mücadeleleri’nde normal tarz-ı siyaset bağımsızlıkçılıktır. Zaten Ulusal Kurtuluş Mücadelesi’nin programı öyle söylendiği kadar çok karmaşık bir program değildir, çok basittir. Biz bir milletiz, bizim bir yurdumuz var, biz bu yurdumuzda devletleşip kendi kendimizi yöneteceğiz. Böyle olduğu için dünyadaki bütün Ulusal Kurtuluş Mücadeleleri’nde esas kaide bağımsızlıkçılıktır. Bunun Kürdistan’da bu ölçüde görünür olmamasının nedenleri üzerinde tartışmamız lazım bu konuda süregiden tartışmalar var.


   Yavaş yavaş tamamlamaya çalışayım
  İlke olarak Kürt siyasetinin, kendisine temel olarak alması gereken ilkenin şu olduğunu düşünüyorum, Kürdistan’ın bağımsızlığı ve birliği, Kürt halkının tarihsel, toplumsal, siyasal hakkıdır! Kürdistan meselesinin kalıcı çözümü, Bağımsız Birleşik Kürdistan’dadır. Bu kalıcı çözüme bir çırpıda gidilemeyeceğini herkes gibi ben de biliyorum. Bu kalıcı çözüme gitme mücadelesi için de önümüze Otonom, Federal, Konfederal modeller çıkabilir ama eğer bir siyasi parti kendisini kalıcı çözüm üzerinden ifade edecekse ki bence böyle ifade etmelidir. Kürdistan’da ulusal kurtuluşun programı, Bağımsız Birleşik Kürdistan’dır.
   Devrimciler tarifleri olan insanlardır. Devrimci hareket tarifi olan harekettir.
Hepimiz bu alandaki tariflerimize bağlı kalmalıyız bunların değişmesi gerektiği yerde biz kendimiz değiştiririz. Türkiyeci dalganın tariflerimizi bozmasına izin vermememiz gerektiğini düşünüyorum.


  Son olarak Einstein’in bir sözü ile bitirmek istiyorum. Einstein’e izafe edilen bir söz var ki, Einstein diyor ki “Kendinizi kokuşmuş uzlaşmalardan sakınınız.”
Her mücadelede uzlaşma mümkündür. Çeşitli dönemlerde bazı uzlaşmalara varmak da mümkündür ve bazen bu tek rasyonel yoldur. Burada uzlaşmanın kokuşmuş olup olmamasına bakmamız lazım.


Benim açımdan Kürdistan meselesi söz konusu olduğunda, Kürt halkının ulus ülke gerçeği üzerinden atlayan her uzlaşma kokuşmuş bir uzlaşmadır.
Kürdistan Ulusal Kurtuluşçuları ancak Kürt halkının ulus ülke gerçeğinin kabulü üzerinden uzlaşmalar arayabilirler.


     Bu sözle noktalayıp hepinize tekrar dikkatlerinizden ötürü teşekkür ediyorum.

Posted in: tirki

Comments

There are currently no comments, be the first to post one!

Post Comment

Name (required)

Email (required)

Website

Kürt siyasetinde egemen siyaset tarzı
admin
Kürt siyasetinde egemen siyaset tarzı
Kürdistan da bağımsızlıkçılık görünür değildir. Kuzey Batı Kürdistan’da da bu böyledir, Kürdistan’ın diğer parçalarında da bu böyledir. Yalnız şuna dikkat etmenizi isteyeceğim, son bir-iki yılda özellikle Orta Güney Kürdistan’da cid...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (247)


Her hiyerarşik ilişki bir şiddet potansiyeli taşır 
Fuat Önen
Her hiyerarşik ilişki bir şiddet potansiyeli taşır 
Hiyerarşik bir düzenlemenin olduğu her ilişki bir şiddet potansiyeli taşır; bu sınıflar arası hiyerarşide de böyledir, aile içinde de böyledir, iş yerinde şef ve şef altındakilerle arasındaki ilişkide de böyledir. Her hiyerarşik ilişki bir şiddet pot...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (113)


Dünya düzeni
Fuat Önen
Dünya düzeni
Bu Dünya Savaşının 1918’de sona erdiği söylenir. Gerçekten 1918’de Dünya Savaşı sona erdimi?  Eğer yine dünyayı Avrupa’dan ibaret kabul edersek, evet sona erdi, Avrupalı devletler Avrupa’da savaşmaya son verdiler.  A...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (152)


Devrimcilik aynı zamanda kendi tarifleri olmaktır
Fuat Önen
Devrimcilik aynı zamanda kendi tarifleri olmaktır
Devrimci siyaset, tanımları olan siyasettir. Devrimci tarifli insandır. Devrimci siyaset ve devrimciler neye karşı olduklarını ve karşı olduklarının yerine neyi getireceklerini çok açık-seçik dile getiren hareketler ve insanlardır. Tariflerimize dönü...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (265)


Tarifleri bozma ve sömürgecilik
Fuat Önen
Tarifleri bozma ve sömürgecilik
Türkiye’deki egemen siyasetin ve siyasetçilerin Türkiyeci olmalarından daha doğal bir şey yok. Bu devletin kuruluş mantığı budur. Onun için bir AKP’li, bir CHP’li, bir MHP’li yada Türkiye partilerinden herhangibirisinin Türkiy...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (505)


Her tür milliyetçiliğe karşı olmak
Fuat Önen
Her tür milliyetçiliğe karşı olmak
Kürt milliyetçiliğine karşı olmanızın teorik, siyasi argümanları nelerdir? Kürt milliyetçisi olmamanızı anlayabiliriz ancak önünüzde devasa, saldırgan, jenosidal bir türk milliyetçiliği ve türk siyaseti varken, her tür milliyetçilik gibi argümanları...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1814)


23 ve 24 Nisan’ın iki Figürü: Mithat Sancar ve Fırat Aydınkaya

23 ve 24 Nisan’ın iki Figürü: Mithat Sancar ve Fırat Aydınkaya
Figürlerden biri Mithat Sincar, Türkiye Mecilisi'ndeki konuşmasıyla Türk devletini, Türklerin Atatürk'ünü ve Atatürkçüleri gözümüzde şirin göstermeye çalışıyor. Diğeri ise Fırat Aydınkaya, o da anlatımlarıyla Kürtleri kötüleyerek, Türkleri...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1467)


TC’nin Rusya ve ABD ile sürdürdüğü bu siyasi dans, uzun vadede sürdürülebilir değildir.
Fuat Önen
TC’nin Rusya ve ABD ile sürdürdüğü bu siyasi dans, uzun vadede sürdürülebilir değildir.
Bu yenilginin temel nedenlerinden birisi ABD ile kurulan ilişki biçimidir. Hiçbir siyasi anlaşmaya gidilmeden yapılan askeri işbirliği, yenilgiye yol açmıştır. Üstelik bu askeri işbirliği için temel siyasi hedeflerden vazgeçilmiş, Batı Kürdistan yeri...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1285)


ULUSAL BIRLIK, IÇINE HERKESIN HER ŞEYI KOYABILECEĞI BIR KAVRAM DEĞILDIR
Fuat Önen
ULUSAL BIRLIK, IÇINE HERKESIN HER ŞEYI KOYABILECEĞI BIR KAVRAM DEĞILDIR
Meclisteki “Kürt” milletvekilleri Türk meclisini, kendi şereflerini yerlerde süründürmek pahasına şereflendirmişlerdir. Aslında mecliste Kürt milletvekili yoktur. Meclise Türk olarak gidiyorlar ve Türklük, Atatürkçülük üzerine yemin ediyo...
Hejmara şirova (6)   Lê nerin (1106)


Kendimiz olarak ve kendimiz kalarak siyaset arenasında yer almalıyız.
Fuat Önen
Kendimiz olarak ve kendimiz kalarak siyaset arenasında yer almalıyız.
Türkiye eskiden CHPnin zinde güclerle ilişkisini tartışırdı. CHPnin bu güçlerle ilişki üzerinden iktidar kurguladığını söylerdi. Bu iddialar yanlış da değildi. Belki korelasyon yanlış kuruluyordu. Zinde güçler iktidarlarını CHP üzerinden sürdürüyorla...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1161)


Page 1 of 8First   Previous   [1]  2  3  4  5  6  7  8  Next   Last