|  Login
  
Mirinê pir zû tu ji nav me bir lê navê te nemir e
Zinarê Xamo
Min got xwezî min bikanîbûya îro xeberên xweştirbida te û kêfa te bianiya, di bin vê axa sar da ruhê da şad bikira, lê mixabinsal bi sal, xw...

Çuqas sal derbas bin jî em te ji bîr nakin
Zinarê Xamo
Ezbawer dikim ewê kêfa Aslan gelkî ji vê yekê ra hatibe, çimkî ew tim ji xwe bêtir li kesên din difikirî, dixwest pariyê devê x...

Çi heyf ku ez îsal jî bi xeberên xweş û bi mizgîniya Kurdistana serbixwe netatim ser gorra te.
Zinarê Xamo
Pismam, wek min do(9/4-15) nivîsî, do em nikanîbûn werin ser gorra te. Me zanîbû çavê te li riya me ye, lê me li hev ranagirt. Mixabin em rojek&e...

Salek din jî derbas bû…
Zinarê Xamo
Erê pismam*, qeda li dinyayê keve, sal û zeman zû derbas dibe. Wa ye salek din jî derbas bû pismam. Ez û Hêvî em îro dîsa bûn m...

Mirin, weleh tu pir bêbext î !
Zinarê Xamo
Bira qeda li vê dinya derewîn keve, vaye careke din ez û xanim, em rêwiyên ser gorra miriyan in; em dikin herin sergorra Aslan(Mehmet)Kaya, dîsa bîstekê...

Xwezî mirina te xewn bûya
Zinarê Xamo
Îro yanzdemîn salvegera wefataAslan Kaya ye. Min gelkî dixwest ku ev mirin ne rast, xewnek bûya. Lê mixabin ne xewn e, rast e, Aslan(Mehmet) Kaya, mirivê bêe...

Di 10 saliya wefata te da me pir bêriya te kiriye
Zinarê Xamo
Ez îsal neçûbûm ser gorra Aslan* Kaya yêgorrbuhuşt. Min îro ev wezîfa xwe ya hevaltî û qedirşînasiyê heft mehan biderengî be j&...

Hevalê hêjayî kek Sidîq!
Îbrahîm Malgir
Tu hevalekfedakar û dilpak û şoreşgerek ne tewandî bû. Tû tehemulkar û însanek drûst bû.Min îşev bêrîya te kir û ez kel&uc...

Waye îsal jî dereng hatim serdanate...
Zinarê Xamo
Tê bîra te, carê di sohbeteke me danizanim çawa bû, te ji min ra got, ”tu wekî gundiyan dipeyivî ya jî tu wekîgundiyan li meselê din&...

Mîvaniyeke derengmayî
Zinarê Xamo
Ez dizanim tu guh nadî tiştên wiha, bînfirehiya te bîsînor e, sebra te jiya Hz. Eyûb zêdetir e, tu gazinan ji tu dijwariyê nakî. Lê axir d&...

   «   [1]  2  3  4  »      
  
14

Aslan ile sesli düşünmelerim

NaciMir Ali oktober 14, 2002 16:40

Güney’in sıcak güneşi ağır ağırbatarken mi karşılaştım seninle?
Yoksa Batı’nın serin bir sonbaharında mı?
Yok yok ikisi de değil bence.

***
Yol kenarında çaylarını yudumlayanlar, nargilelerini fokurdatanlar...
Alçak iskemleli kahvehanelerinin birinde buluştuğumuzda;
sabah ajansında,
devrimcilerin isimlerini mi okuyordu, o davudi sesli spiker?
Çevre ilçelerden gezmeye gelen gençler,
çalımlı çalımlı yürüyorlar mıydı
çıkmaz sokaklarına doğru Melikahmed’in?

***
O çıplak adam, sen miydin?
Hani İsa’dan iki yüz seksen yedi yıl önce,
Sirakuza kasabasında;
Mekanik ilminin kurucusu,
Matematikçi,
Tarihlerin anlattığı...

***
Son günlerde zihnini o kadar uğraştıran problem ne idi acaba?
Bunu pek bilemiyorum, doğru olarak.
Bildiğim bir şey varsa;
O da,
Marcellus’un, yani düşmanın,yani kalbinin, zekana karşı sonsuz bir hayranlıkduyduğu idi.
O’na, “Şu problemi bitirmedikçe hiçbir yere gelemem.” demedin mi?
Ya da
Menelaos’un Zeus’a dediği gibi:
“Ezeyim onu, kendisini dostça konuklayana kötülük edemesin.” de mi diyemedin?
Güzelliğine kıyamadığın Helene’yi öldüremedin mi?
Paris’le Troya’ya kaçan, o değil miydi?

***
“Üslûb-u beyan, ayniyle insan.”

O zamanlar, insanların kafalarıhurafelerle bulanık bir halde idi. “Senin açık görüşlülüğün ve sönmek bilmeyenhakikat aşkın bizleri büsbütün sarmamış mıydı?”diye, sana niye soruyorum ki?Sen, senin içindeki sen ve dışındaki sen ile bazen içten, bazen seslikonuşurdun. Onları ciddi bir tavırla dinler; sonra,”birkaç basit, fakat gerçekbir cümle ile karşındakileri derinleştirir”,”ruhlarını mı yüceltirdin”demeliyim? Bu cümleyi sen nasıl kurardın? Bunu şu an kestiremiyorum...

O dönem, kilise sana karşı cephealmamış mıydı? Onların kitaplarında “dünyanın gökyüzünde hareketsiz durduğu...”söyleniyor veya “dünya ebedi olarak hareketsiz durur... Güneş doğar ve batar.Battıktan sonra da doğduğu yere gider...” denmiyor muydu?

Sen; ayın üzerindeki dağlar, yeniyıldızlar, Jüpiter’in etrafında dolaşan küçük peykler, Venüs(Zühre)ün hilali,Setürn(Zuhal)ün halkaları ve güneşin üzerindeki lekeler gibi büyük keşifleriylebütün dünyanın zihnini allak bullak etmemiş miydin?

Sen, yüzyıllarca öncedengünümüze, henüz kimsenin ayak basmadığı bilimin derinliklerinde büyük bir aşklaaraştırmalar yapan o filozof değil miydin?Tarih öncesinden günümüz sonrasınayolculuk yaparken; bu aralıkta, ben faninin yoldaşı, sen değil miydin?

Sen, öğrencilerine, milyonlarcainsanın dikkatini çeken, sosyal kurumları değiştiren, tarihin üzerine etkiyapan birçok kitap-kitaplar önermemiş miydin?Seni kitaplardan, kitapları sendenayrı düşünmek olası mı?

***
“Ölmek değildir ömrün en müşkil işi
Müşkil odur ki ölmeden evvel ölür kişi.” Y.Kemal

Ben, sahi seni, bir ara 1578yılında İngiltere’nin Folkstone’de yaşadığını okumamış mıydım? Sakın, “Bu biryanılsamadır.”deme bana... Evet, evet çok iyi anımsıyorum:”Kalpten kalbe biryol gider mi?”, “Kalp kalbin aynası mıdır?” diye sormuştun. Ve tarihe şu notudüşmüştün:” İnsan kalbinin içinde dört boşluk vardır. Bunlar da sağ ve solkulakçık, sağ ve sol karıncıktır.” Sonra bir atıfta mı bulunmuştun ne? ”İsa’dansonra birinci yüzyılda yaşayan Galen ve Aristo’nun kan hareketleri hakkındakiteorisinde ufak tefek değişiklikler yaptığını; özün aynı, fakat, görünümündeğiştiğini anlatmamış mıydın? Sonra, bıyığını burarak, tebessümle: ”Kalp,bazen bizi yarı yolda bırakabilir; bize ihanet edebilir.” dememiş miydin?Hatta,deli akan kandan ve kana karışan ihanetten, davranma emrini veren veannesinin ‘Türk’ olduğunu hatırlayanın, teslimiyetinden de mi bahsetmemiştin?

Bu son cümleleri çok iyianımsıyorum.

***
Viranşehir’in tozlu-sıcak yollarında matematik öğrettiğin gençlerin arasındamıydım? Riyaziyenin ruhunu keşfe çıktığında;”Sir İsaac Newton benim kankardeşimdir.”dediğini de mi duymadım sanıyorsun?Duydum, duydum... Adınınaslında “Sir” ile başlamadığını, daha yirmi dört yaşında iken, iki terimliteoremi ve tamlama hesabı ilkelerini keşfettiğini; O’na,”Tarihin en büyükmatematikçisi adını vermek başarılarını anlatmaya yetmez.” dediğini de duydum.Ama bu keşfinden on sene önce yalnız iki yıl ortaokulda okuduğunu da, birçiftçi çocuğu olduğunu da... Ayrıca; Kardeşin Newton’un, aynı zamanda doğa yasalarınıbütün bir insanlığa öğretmiş olduğunu, O’nun, çağdaşımız olduğunu ve yaşadığını, karanlıklar içinde yatan doğayı ve doğa yasalarını aydınlığa çıkardığınıda... Ve doğanın karanlığını aydınlatırken bu aydınlığa katılanları da büyükbir derviş sabrıyla sen anlattın. Senden duydum...

***
Sevgili Aslan,

Galvani, pili icad ederken “pilzayıf”, “pil bitti”, “pilim bitti” deyimlerini, düşünme hızıylailişkilendirmeyi düşünmüş müdür? Bilemem ama,İseviliğin doğuşundan çok evvelyaşamış olan Miletos’lu meşhur bilgin Thales’in yaptığı denemeden, kehribarıbir ipekliye sürttükten sonra bunun diğer cisimleri çektiğinden bahsettiğinianımsıyorum.Hatta elektrik sözcüğünün Grekçe elektrondan geldiğini ve bunun dakehribar olduğunu anlatmıştın bir sohbetinde. Belleğim beni yanıltmıyorsa,Luigi Galvani’nin zeki ve gözlem yeteneği gelişkin, güzel eşine borçluolduğumuz bir deneyi de anlatmıştın. Kocasının masasında duran içi doldurulmuşkurbağa maketine elektrik yüklü bir anatomi bıçağını değdirdiğinde kurbağanınbacağının tepki verdiğine değinmiştin. Sonra, “Etkilenen birinin tepki vermesikaçınılmaz mıdır? diye sormuştun... Yanıtım “evet” olmuştu. Sen, “Kaçınılmazdeğildir.” demiştin.

Arkadaşlarını ele vermeyendevrimcilerin tepki vermeyişlerini yıllar sonra anladım.

Tatvan’ın tek ve uzun caddesinde,yüreğimin üzerinden geçerken, kanatan paletli savaş araçlarını gördüğümde, hersaat; tepki vermemiştim...

“Geleceği görürsen bugündenkorkmazsın.” dememiş miydin?

Yıllar sonra anladım...

***
İsa’nın doğumundan (Bu İsa da kim oluyormuş? İkide bir cümlenin ahenginibozuyor
diye sorma bana. Bu takımı, çok iyi tanıdığını biliyorum.) önce birinciyüzyılda İskenderiye’de yaşayan Hero adında bir Grek filozofunun o dönemdeyaptığı tuhaf bir oyuncaktan da mı bahsetmemiş miydin? Bu makine kendi eksenietrafında dönen içi boş bir metal küre ile altındaki su dolu kazandan ibaretolduğunu söylemiştin. Bu metal küreden dışa doğru diklemesine uzanmış birçokince delikli borunun olduğunu; kazanın altında ateş yakıldığı zaman subuharının küreyi doldurduğunu, boruların deliklerinden dışarı fışkıran subuharının, küreyi kendi ekseninde dönmesine sebep olduğunu anlatmamış mıydın?

Sonra, çaydanlık , çay vebuharının kudretine dair, çay demlemede gözlediğimiz,iki sevgiliyi yani ikihidrojen ve bir oksijenin sevdalarını anlatan çok ince ve esprili bir öyküanlatmıştın.

Şimdi bunları sana uzun uzunanlatmayacağım.Sıkıcı olabilir, ama; bugün, öğrencilerime nitelik ve niceliksıfatlarını her anlattığımda, bu öyküyü zevkle anlatıyorum...

***
Senin için, sana dair yazılanlardan abartı arayanlara rastlanabilir. Bir şeyiolduğundan çok üstün ya da çok aşağı görmedir, abartı.

Aslan, abartısız yaşadı.

İdealleriyle gerçekliğinibağdaştırmaya, onu uyumlu hale getirmeye çalışan bu “güzel insan”ı, bu “yeniinsan”ı verili zenginliğinin olsa olsa binde biriyle anlatmaya çalışmak acabaabartı sayılabilir mi?

Hiç sanmam...

O, idealleriyle uyumlu bir dünyayaratmak için çıktı yola. Gorki’nin deyimiyle:”Tanrı, insanoğluna önünü görsün,düşmesin diye ideal bastonunu verdi.” İdealleriyle gerçekliğini hiçbir zamançatıştırmadı. Devamlı güzelden yana tavrını koydu. O’nu büyüten veölümsüzleştiren de bu tavrıdır, derim ben...

Sevgili Aslan,
Normalde çabuk duygulanan, tabir-i caizse “gözü yaşlı” biri sayılırım. İnan kiağlamadım, kızarsın diye...

Seni seviyorum. Emek verdinbana...
Seni seviyoruz. Emek verdin bize...

Posted in: tirki

Comments

There are currently no comments, be the first to post one!

Post Comment

Name (required)

Email (not required)

Website

CAPTCHA image
Enter the code shown above:

  
Çuqas sal derbas bin jî em te ji bîr nakin
Zinarê Xamo
Ezbawer dikim ewê kêfa Aslan gelkî ji vê yekê ra hatibe, çimkî ew tim ji xwe bêtir li kesên din difikirî, dixwest pariyê devê x...

ASLAN KAYA
S.Adnan Turan
Birbirini besleyen ve tetikleyen milliyetçilikleilgili ulusal sorunun çözümü için önerdikleri ve/veya tartışmaya açmak içinyazdıkları, bakın ne k...

ASLAN ADINA ÇAĞRI
Abdulkadir Ulumaskan
Kendisi böyle yaşarken bazıları da Kürtlerindeğerlerini ve onun emekleri üzerine ticaret yapıyorlar. Aslan'ı andığımız bugünlerde özellikle onu tanıyan onun yardım ve emeğiyle...

GülhanePark'ı
Turan GÖKALP
Evet O bir derviş,O bir ermişti.Yamalı bohça olan düşüncelerime,kişiliğime neşter vuruyordu. Gülhane'dekikonuşmaları benim için bir düşünsel ve kişilik eğitimi i...

Değerlerini Yaşatmak Boynumuzun Borcudur...
SuperUser Account
Aslan’ınanlaşılırlığı Kürdistan’ın derinliklerindedir. Anlaşılması, Kürdistan’ınderinliğinin anlaşılır kılınmasıyla ilgilidir.Onun için Aslan’ıtanımak, taşımak...

Min fahmkir ez fahmnakim
Abdulkadir Ulumaskan
Anlatmaktan çok onu anma şeklinde onunlabazı anılarımı yazmayı düşünüyorum. Ki o bunu hiç sevmezdi ve yaşasaydı kesin:’Bu küfr dır.’ Derdi. Aslan ab...

Aslan ile sesli düşünmelerim
NaciMir Ali
Viranşehir’in tozlu-sıcakyollarında matematik öğrettiğin gençlerin arasında mıydım? Riyaziyenin ruhunukeşfe çıktığında;”Sir İsaac Newton benim kan kardeşimdir.”ded...

Aslan Abi
SuperUser Account
Düsündüğü gibiyazan, konuşan az insan var aramızda. Gurunen oki aslan abi düşündüğü gibiyazmış ve en önemlisi düşündüğü gibi yaşadi. On...

Aslan’ı Kaybetmek
Metin Sandalci
İlişkilerinde ortak değerleroluşturmak, Aslan’a özgü bir değişim dönüşüm sürecini başlatırdı.Karşısındakini değiştirip dönüştürürken bu değişim,...

Aslan kaya ülkenin hayatta ikenanlayamadığı deger
Ahmet MIRDESSİ
Aslanı anlayabilmek ve tanımakiçin onunla azda olsa beraber olmak ve paylaşmak gerekirdi,kısa da olsa birdönem beraber olabilme şansı yakaladım fakat yeterince anlama fırsatı olmadıama yin...

   «   [1]  2  »