Bîranîn û Şermezarî!
TEVKURD
Bîranîn û Şermezarî!
Îro 22 emîn salvegera karesata Helepçê ye. Dîktatoriya Iraqê ya kolonyalîst, di 16-ê Adara 1988-an de li bajarê Helepçê bi gazên jahrê (Xardal û Siyanûrê...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (3940)


Zimanê dayika me hebûn û rûmeta me ye!
TEVKURD
Zimanê dayika me hebûn û rûmeta me ye!
Tevgera Yekîtiya Neteweyî ya Kurd (TEVKURD) îro (21.02.2010) seat di 12.30-an de li ber AZC-Plazayê (Ofîsê) daxwiyaniyek kîtlewî da raya giştî ya Kurd û medyayê. Daxwiyanî ji...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (3007)


Bang û Agahdarî !
TEVKURD
Bang û Agahdarî !
Bi wesîla “Roja Zimanê Zikmakî” ya ku ji aliyê Rêxistina Yekîtiya Miletan ya Perwerdê, Zanyarî û Çandê (ÛNESCO) ve hatiye îlan kirin, em ê li Diyarbekirê bi şîara “Zimanê me hebûn û rûmeta me ye!” û “Asîmîlasyon sûcê dijî mirovahiyê ye!” rêze çalakiy...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (3709)


Kultur Stûna Gel e
Fevzi Namli
Kultur Stûna Gel e
Ji tecrûbeyên heta îro diyar e dewletên ku Kurdistan dagîr kirine û bi taybetî dewleta Tirkiyê, pirsa netewî, ne bi rêyên aşitiyê û ne jî bi tu rêyên din,...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (3910)


Ji bo raya giştî
TEVKURD
Ji bo raya giştî
Tevgera me di mesela “Rêvekirina” hukumetê û nîqaşên li ser çareserkirina pirsa Kurd-Kurdistan de her kesî dawetî niyeta qenc û dilpakiyê dike. Divê neyê jibîr...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (4063)


Çend gotin derheqê helwest û tendensa teslîmîyetê
Fevzi Namli
Pirsgirêka neteweyî pirsgirêka temama mirovên wê neteweyê ya xaka wê dagir bûye ye. Siruşt, ekolojî û hemû tiştên li ser wê ji vê pirsgirêkê heta radeyek ...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1952)


Rayaumûmî rê
Daxuyanî
Rayaumûmî rê
Hinek rêxistin û xwendayên Kurd ku xwe wek rewşenbîr didin xuyakirin jî pişta vê sîyasetê digirin; ji bo rasyonalkirina sîyasetên ku bêstatubûn û teslîmîyet&eci...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (3953)


   «   1  2  3  4  [5]  6  7  »      
  
25
Paris’i işgal eden Hitler unsurları da böyleydi. Onların karargahları da, Amed‘deki Türk valiliği gibi kum torbalarıyla çevriliydi. Kum torbalarının gerisinde mevzilenmiş nöbetçiler, gün 24 saat boyunca yoldan gelip geçenleri süzüyor, bir başka kum torbası mevzii kavşaklardaki haraketliliği derin bir şüpheyle gözlüyor, köşebaşlarını, binaların çatılarını dikkatlice tasarruf altında tutuyor, aniden ortaya çıkacak düşman ihtimaline karşı tetikte duruyorlardı.
Belediyeler sahibinin (Kürtler) elindeyken, işi düşenler kapıda karşılanıp ağırlanarak, sorunlarıyla ilgileniliyordu. Silaha, devlet terörüne dayalı Türk egemenliğine bakın, siz:
Bugün, Amed gibi gasp edilmiş belediyelere yolu düşenler, daha kapıdan girmeden, bariyerlerle çevrili yolda inceden inceye aranıp kim, neyin nesi olduğu, ne arayıp istediği ince ince sorgulanıyor, masumiyetini kanıtlayıp içeriye girmeyi başaranlar, şanslı sayılıyorlar.
Şanslı çünkü, işbirlikçi olmayan her Kürt potansiyel düşmandır. Onlara göre şehir ve kasabalar düşmanla doludur. Yollar ise patlamaya hazırdır, dikkat edilmesi gereken bomba yuvasıdır.


[Read the rest of this article...]

Posted in: Tirki
17
Evrenin güçleri, birinci ve İkinci Dünya savaşlarında insanlığa karşı işlenen suçlar vahşetinin dehşetinden sonra, Cenevre‘de bir araya gelip savaşların kaide ve kuralarına ilişkin hukuku düzenlediler.
Hukukun temeline de, "ordular, katil taburları değildir" ilkesini koyup üstüne savaşın tanımı oturttular.
Sivilleri savaş dışı unsur, dolayısıyla dokunulmaz kıldılar. Esirlerin yaşama hakkını güvence altına aldılar.
TC, savaş hukukunu yaratan kurulda değildi, ama "namusum ve şerefim üstüne yemin ederek ki, öngörülenlerin bütününe uyacağım" yemini ile altını imzaladı.
Tarife göre, dar anlam kapsamlı çatışmalar, savaş değil polisiye olaylar, yan iç meselelerdi. Meselenin halli için de, ana amaç, temel güdü karşıdaki kim olursa olsun, onun yaşama hakkını önde tutmak, sağ yakalayıp adalet sistemine teslim etmek baş görevdi.
Bu yapmayan, polisi, muhaliflerin kiralık katili ruhuyla eğitip kullanan ve geride ölüler bıraka bıraka ilerleyen devletler, hukuka dayalı devlet değil haydut çetesi, çağın deyimi ile Mafya idi.

[Read the rest of this article...]

Posted in: Tirki
17
“Barzani peşmergenin başına geçti, bekleyin, iyi şeyler olacak” gibisinden yazılar, yorumlar ucuz propaganda ve kendini tatmin etmeden öte bir anlam taşımamaktadır. O tiren geçti, gitti. Peşmergeliye geri dönen Sayın Mesud Barzani’nin yapacağı bir şey kalmamıştır. Kürdistan Başkanı olarak 20 yıl boyunca ortak Kürdistan ordusunun bir takımını dahi kuramadıysa, sıradan bir peşmerge olarak ve ömrünün son yıllarında bu görevi başarma şansı sıfırın altında. 
Bu uzatmalardan vazgeçin, sayın Kurdistanlılar.
Yani Mesud Barzani dönemi sonlanmıştır. Nasıl ki, 1999’da Öcalan dönemi bitmişti. Habire Öcalan’ı uzatmaya, Öcalancılığı uzattırmaya çalışarak PKK’liler bu milletin anasını ağlattılar! Aynı ahmaklık, bu sefer de Barzani üzerinden bu millete yaşattırılmamalıdır.   

[Read the rest of this article...]

Posted in: Tirki
02
Sanki halk, onlar babadan oğula geçen saltanat kursunlar diye savaşmıştı!..
Sonra gördük. Ülkenin askeri tepeleri ve ekonomisinin teslim edildiği Türk devletinin organizasyonu ile Kürt düşmanları, 16 Ekim’de taarruz vaziyetine geçtiğinde, devlet ilan etme iddiasındakiler toz olup dumana karıştılar. Peşmerge daha düşman görünmeden kaçıp buharlaştı. Bir kaç saat içinde, ülke topraklarının yarısı elden gitti.
 Sonra, ülke egemenliğini (sahipliği) simgeleyen gümrük kapıları da işgal edildi. Irak Başbakanı Abadi‘nin, "Peşmerge ve sivil memur maaşlarını biz ödeyeceğiz" demeciyle, ordunun (Peşmerge) Bağdat‘a bağlandığı anlaşıldı.

Böylece Kürtlerin devlet olma rüyası, altın tepsi içinde katillerine sunulmuştu. Bağımsız devlet olmayı ummanlar, federatif düzenin eridiğine, özerkliğin buharlaştığına tanıklık etmişlerdi.

Mala, mülke, insan onuruna siper olması gerekenler, adeta işgalcilere selama durmuş, Güney Kürdistan olgusu buharlaşmıştı. Orası artık, yumuşak başlı, söz dinleyen, kolay yönetilen sömürge topraklarıydı.


[Read the rest of this article...]

Posted in: Tirki
30
Mesud Barzani, 17 Ekimde her şeyi (binlerce şehadeti, tc, iran bankalarindaki milyardların dönemsel kaybını vs. vb.) göze alarak Referandumu, Halkın iradesini savunma savaşının kararını vermeli, bu savaşın öncüllüğünü yapabilmeliydi. Çok riskli bir karar olacaktı... Yapmadı, yapamadı. İsmini tarihe "Kurdistan'ı kuran adam" olarak yazdıramadı. Bazılarımız kendisini bu kararsızlık nedeniyle "xayîn" bile ilan etmişiz.
Kürdün kanındaki ihanet virusü, dönemsel kaybımızın yarısıdır. Kaybın diğer yarısı; doğru kararlar alamama, 10- 20- 50 yılda kazandığından bir altın vuruşla vazgeçerek 100 yılı toptan kazanma cesaretini gösterememektir.
Kaybedişin diğer nedeni; biresel, partisel vs. hesap kitaplardır. Kurdistan onun bunun marhameti ile değil, radikal kararlarla kurulabilir.
Barzani, Mesud Barzani yani, çevresine teslim oldu. Veya çevresi 16 Ekim'den sonraki ağır günlerde kendisini teslim aldı.


[Read the rest of this article...]

Posted in: Tirki
   «   [1]  2  3  4  5  6  7  8  9  10  »      
  
Kürdistan‘da işgal manzaraları!..
Ahmet Kahraman
Paris’i işgal eden Hitler unsurları da böyleydi. Onların karargahları da, Amed‘deki Türk valiliği gibi kum torbalarıyla çevriliydi. Kum torbalarının gerisinde mevzilenmiş nöbetçiler, gün 24 saat boyunca y...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (142)


Ordular, katil taburları değildir
Ahmet Kahraman
Evrenin güçleri, birinci ve İkinci Dünya savaşlarında insanlığa karşı işlenen suçlar vahşetinin dehşetinden sonra, Cenevre‘de bir araya gelip savaşların kaide ve kuralarına ilişkin hukuku düzenlediler. Hukukun teme...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (134)


Bizimkiler saygıyla terk etmeyi, saygıyla istifaya gönderilmeyi dahi bilmiyorlar.
Hejarê Şamil
“Barzani peşmergenin başına geçti, bekleyin, iyi şeyler olacak” gibisinden yazılar, yorumlar ucuz propaganda ve kendini tatmin etmeden öte bir anlam taşımamaktadır. O tiren geçti, gitti. Peşmergeliye geri dönen Say...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (120)


Bir zamanlar Güney Kürdistan vardı
Ahmet Kahraman
Sanki halk, onlar babadan oğula geçen saltanat kursunlar diye savaşmıştı!.. Sonra gördük. Ülkenin askeri tepeleri ve ekonomisinin teslim edildiği Türk devletinin organizasyonu ile Kürt düşmanları, 16 Ekim’d...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (165)


Barzani ve İstifa
Hejarê Şamil
Mesud Barzani, 17 Ekimde her şeyi (binlerce şehadeti, tc, iran bankalarindaki milyardların dönemsel kaybını vs. vb.) göze alarak Referandumu, Halkın iradesini savunma savaşının kararını vermeli, bu savaşın öncüllüğün&uum...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (169)


Güneyin ‘iyi Kürt’leri…
Ahmet Kahraman
Öfke deliliğin anlık hali ise eğer, Türk devleti kesintisiz delilik krizleri geçiriyordu. Başbakan Erdoğan en başta, bütün sözcüleri, günde bir kaç kere kırmızı çizgilerimiz diye haykırıp tehdit...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (177)


Abadi ve Erdoğan’ı Güldüren Zayıflık
Fehîm Işik
KYB’den Pavel Talabani’yi, Ala Talabani’yi, Lahor Şêx Cengi’yi eleştiriyoruz. Peki, peşmergelerin neredeyse yüzde 90’ı çekilip Kerkük’ü, Şengal’i Haşdi Şabi’ye teslim etmesin...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (206)


   «   [1]  2  3  4  5  6  7  8  9  10  »      
DESTPÉK      Tarix-belge      TEVKURD      Aslan Kaya -Baz      Fuad Önen      Media