Xwezî gorr bihata zimên
Zinare Xamo
Xwezî gorr bihata zimên
Aslan, sal zû derbas dibin, me tew nedît 18 sal çawa derbas bû.  Îro ez û Hêvî dîsa bûn mîvanê te.  Li ber serê te me bi hesreteke kûr û bi xemg&...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (251)


Dewleta Tirkîyê, li sê parçeyê Kurdistanê şerekî tûnd û dagirkerane dimeşîne.
Fuad Onen
Dewleta Tirkîyê, li sê parçeyê Kurdistanê şerekî tûnd û dagirkerane dimeşîne.Dewleta Tirkîyê, li sê parçeyê Kurdistanê şerekî tûnd û d...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (472)


Me îro silavek da gorra hevalekî pir ezîz !
Zinare Xamo
Me îro silavek da gorra hevalekî pir ezîz !
17 sal pir zû derbas bûn.  Mehmet Aslan Kaya 17 sal berê di rojeke wiha da di 51 saliya xwe da ji nişka ve, bêyî ku kesî nerehet bike, bêyî ku haya kesî pê xe wek çirayek&ecir...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (964)


Mirinê pir zû tu ji nav me bir lê navê te nemir e

Mirinê pir zû tu ji nav me bir lê navê te nemir e
Min got pismam sal zû dibuhirin, 16 sal derbas bûn. Hemû dost û hevalên te, zarokên te dersa matamatîkê dida wan, xortên te alîkariya wan dikirin hemû mezin bûne û di civat...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (2126)


Xusûsîyetên Rojhilata Nêzîk
admin
Xusûsîyetên Rojhilata Nêzîk
Di sîyeseta Kurdistanê de du problemên esasî hene. Yek jê, taleba desthilatîya navendî lawaz e, taleba jêr desthelatîye, bi tirkî ”alt îktîdar” ew taleb xurt e. L&eci...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (2211)


Serxwebûna Kurdistanê
admin
Serxwebûna Kurdistanê
Sîyeseta partî, rêxîstin,saziyên bakurê Kurdistanê dev ji hedefa serixwebûnê berda ye. Ji delva hedefênserxwebûnê, otonomî, federalî an demokrasî te parastin. D...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (2479)


Qirîza Dewleta Tirk
admin
Qirîza Dewleta Tirk
Reyadarên vê dewletê, hertim dibêjin pirsgirêka me pirsgirêka hebûn û nebûna dewletê ye. Rast e. Yalçin Kuçuk dibeje ”em nekevin Musulê dê Diyarbekir ji des...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (2772)


   «   [1]  2  3  4  5  6  7  8  »      
  

Tirki

 

NO Image:
25
Paris’i işgal eden Hitler unsurları da böyleydi. Onların karargahları da, Amed‘deki Türk valiliği gibi kum torbalarıyla çevriliydi. Kum torbalarının gerisinde mevzilenmiş nöbetçiler, gün 24 saat boyunca yoldan gelip geçenleri süzüyor, bir başka kum torbası mevzii kavşaklardaki haraketliliği derin bir şüpheyle gözlüyor, köşebaşlarını, binaların çatılarını dikkatlice tasarruf altında tutuyor, aniden ortaya çıkacak düşman ihtimaline karşı tetikte duruyorlardı.
Belediyeler sahibinin (Kürtler) elindeyken, işi düşenler kapıda karşılanıp ağırlanarak, sorunlarıyla ilgileniliyordu. Silaha, devlet terörüne dayalı Türk egemenliğine bakın, siz:
Bugün, Amed gibi gasp edilmiş belediyelere yolu düşenler, daha kapıdan girmeden, bariyerlerle çevrili yolda inceden inceye aranıp kim, neyin nesi olduğu, ne arayıp istediği ince ince sorgulanıyor, masumiyetini kanıtlayıp içeriye girmeyi başaranlar, şanslı sayılıyorlar.
Şanslı çünkü, işbirlikçi olmayan her Kürt potansiyel düşmandır. Onlara göre şehir ve kasabalar düşmanla doludur. Yollar ise patlamaya hazırdır, dikkat edilmesi gereken bomba yuvasıdır.


[Read the rest of this article...]

Posted in: Tirki
17
Evrenin güçleri, birinci ve İkinci Dünya savaşlarında insanlığa karşı işlenen suçlar vahşetinin dehşetinden sonra, Cenevre‘de bir araya gelip savaşların kaide ve kuralarına ilişkin hukuku düzenlediler.
Hukukun temeline de, "ordular, katil taburları değildir" ilkesini koyup üstüne savaşın tanımı oturttular.
Sivilleri savaş dışı unsur, dolayısıyla dokunulmaz kıldılar. Esirlerin yaşama hakkını güvence altına aldılar.
TC, savaş hukukunu yaratan kurulda değildi, ama "namusum ve şerefim üstüne yemin ederek ki, öngörülenlerin bütününe uyacağım" yemini ile altını imzaladı.
Tarife göre, dar anlam kapsamlı çatışmalar, savaş değil polisiye olaylar, yan iç meselelerdi. Meselenin halli için de, ana amaç, temel güdü karşıdaki kim olursa olsun, onun yaşama hakkını önde tutmak, sağ yakalayıp adalet sistemine teslim etmek baş görevdi.
Bu yapmayan, polisi, muhaliflerin kiralık katili ruhuyla eğitip kullanan ve geride ölüler bıraka bıraka ilerleyen devletler, hukuka dayalı devlet değil haydut çetesi, çağın deyimi ile Mafya idi.

[Read the rest of this article...]

Posted in: Tirki
17
“Barzani peşmergenin başına geçti, bekleyin, iyi şeyler olacak” gibisinden yazılar, yorumlar ucuz propaganda ve kendini tatmin etmeden öte bir anlam taşımamaktadır. O tiren geçti, gitti. Peşmergeliye geri dönen Sayın Mesud Barzani’nin yapacağı bir şey kalmamıştır. Kürdistan Başkanı olarak 20 yıl boyunca ortak Kürdistan ordusunun bir takımını dahi kuramadıysa, sıradan bir peşmerge olarak ve ömrünün son yıllarında bu görevi başarma şansı sıfırın altında. 
Bu uzatmalardan vazgeçin, sayın Kurdistanlılar.
Yani Mesud Barzani dönemi sonlanmıştır. Nasıl ki, 1999’da Öcalan dönemi bitmişti. Habire Öcalan’ı uzatmaya, Öcalancılığı uzattırmaya çalışarak PKK’liler bu milletin anasını ağlattılar! Aynı ahmaklık, bu sefer de Barzani üzerinden bu millete yaşattırılmamalıdır.   

[Read the rest of this article...]

Posted in: Tirki
02
Sanki halk, onlar babadan oğula geçen saltanat kursunlar diye savaşmıştı!..
Sonra gördük. Ülkenin askeri tepeleri ve ekonomisinin teslim edildiği Türk devletinin organizasyonu ile Kürt düşmanları, 16 Ekim’de taarruz vaziyetine geçtiğinde, devlet ilan etme iddiasındakiler toz olup dumana karıştılar. Peşmerge daha düşman görünmeden kaçıp buharlaştı. Bir kaç saat içinde, ülke topraklarının yarısı elden gitti.
 Sonra, ülke egemenliğini (sahipliği) simgeleyen gümrük kapıları da işgal edildi. Irak Başbakanı Abadi‘nin, "Peşmerge ve sivil memur maaşlarını biz ödeyeceğiz" demeciyle, ordunun (Peşmerge) Bağdat‘a bağlandığı anlaşıldı.

Böylece Kürtlerin devlet olma rüyası, altın tepsi içinde katillerine sunulmuştu. Bağımsız devlet olmayı ummanlar, federatif düzenin eridiğine, özerkliğin buharlaştığına tanıklık etmişlerdi.

Mala, mülke, insan onuruna siper olması gerekenler, adeta işgalcilere selama durmuş, Güney Kürdistan olgusu buharlaşmıştı. Orası artık, yumuşak başlı, söz dinleyen, kolay yönetilen sömürge topraklarıydı.


[Read the rest of this article...]

Posted in: Tirki
30
Mesud Barzani, 17 Ekimde her şeyi (binlerce şehadeti, tc, iran bankalarindaki milyardların dönemsel kaybını vs. vb.) göze alarak Referandumu, Halkın iradesini savunma savaşının kararını vermeli, bu savaşın öncüllüğünü yapabilmeliydi. Çok riskli bir karar olacaktı... Yapmadı, yapamadı. İsmini tarihe "Kurdistan'ı kuran adam" olarak yazdıramadı. Bazılarımız kendisini bu kararsızlık nedeniyle "xayîn" bile ilan etmişiz.
Kürdün kanındaki ihanet virusü, dönemsel kaybımızın yarısıdır. Kaybın diğer yarısı; doğru kararlar alamama, 10- 20- 50 yılda kazandığından bir altın vuruşla vazgeçerek 100 yılı toptan kazanma cesaretini gösterememektir.
Kaybedişin diğer nedeni; biresel, partisel vs. hesap kitaplardır. Kurdistan onun bunun marhameti ile değil, radikal kararlarla kurulabilir.
Barzani, Mesud Barzani yani, çevresine teslim oldu. Veya çevresi 16 Ekim'den sonraki ağır günlerde kendisini teslim aldı.


[Read the rest of this article...]

Posted in: Tirki
   «   1  2  3  4  5  [6]  7  8  9  10  »      
  
Ulusal birlik, içine herkesin her şeyi koyabileceği bir kavram değildir
Fuat Önen
Ulusal birlik, içine herkesin her şeyi koyabileceği bir kavram değildir
Meclisteki “Kürt” milletvekilleri Türk meclisini, kendi şereflerini yerlerde süründürmek pahasına şereflendirmişlerdir. Aslında mecliste Kürt milletvekili yoktur. Meclise Türk olarak gidiyorlar ve Tü...
Hejmara şirova (6)   Lê nerin (125)


Türk toplumunun hassasiyeti
Fuat Önen
Türk toplumunun hassasiyeti
Kürdistanlı siyasi çevrelerin Türkiyedeki Kürdler ve Kürd meselesi hakkında açık bir programları ve bu hassasiyeti karşılayacak bir yol-eylem haritaları gözükmemektedir. Hümaniter çığlıklar, mağ...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (63)


ALÎŞÊR'İN MEKTUPLARI HAKKINDA DÜZELTME
M.Malmîsanij
Alişêr'in önemli olan bu iki mektubunun yapabildiğim kadarıyla orijinallerine bağlı transkripsiyonlarını yaptım, yanlışlarını düzelterek Pelkurd ve Bitlisname sitelerine gönderdim, oralarda yayımlandılar. Bu sitelere gönderm...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (59)


İki Nehir Arasında Boğulmak
Fehim Taştekin
Yani bıçak öyle bir yere dayandı ki Türkiye ile savaş ‘yıkım’ demek, Şam’la kavga ‘bozgun’ demek. Kürtlerin kırılgan durumu avantaja çevirmek için Şam-Moskova hattıyla diyalogu gü...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (362)


Barzani bir kez daha Bağdat’a dönerken…
Fehim Taştekin
İşin doğrusu, Kürtler hükümet oluşumunda öyle bir konuma geldi ki hem Iraklı rakip güçler hem de birbirine karşı nüfuz savaşı veren İran ve ABD, Barzani’yi bir an önce Bağdat’ta görmek istiyo...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (422)


Bu cehenneme ateş lazım!
Fehim Taştekin
Türkiye birkaç gündür Kobani ve Tel Ebyad’a top atışları yaparak nabız yokluyor. Bu, biraz Suriye sahnesindeki uluslararası güçlere yönelik ciddiyet gösterisi, biraz müdahaleye gerekçe yar...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (473)


X-large'tan X-small'a: Çaresizliğin hikâyesi
Fehim Taştekin
Malum Türkiye, 2014 sonrasında IŞİD’e karşı savaşta ABD’nin Kürtlerle kurduğu ortaklığı önleyemedi. Ankara’nın istediği ABD’nin TSK ve müttefik milis güçleriyle birlikte hareket etmesiydi. Şimdi...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (430)


   «   [1]  2  3  4  5  6  7  8  9  10  »