Me îro silavek da gorra hevalekî pir ezîz !
Zinare Xamo
Me îro silavek da gorra hevalekî pir ezîz !
17 sal pir zû derbas bûn.  Mehmet Aslan Kaya 17 sal berê di rojeke wiha da di 51 saliya xwe da ji nişka ve, bêyî ku kesî nerehet bike, bêyî ku haya kesî pê xe wek çirayek&ecir...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (587)


Mirinê pir zû tu ji nav me bir lê navê te nemir e

Mirinê pir zû tu ji nav me bir lê navê te nemir e
Min got pismam sal zû dibuhirin, 16 sal derbas bûn. Hemû dost û hevalên te, zarokên te dersa matamatîkê dida wan, xortên te alîkariya wan dikirin hemû mezin bûne û di civat...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1736)


Xusûsîyetên Rojhilata Nêzîk
admin
Xusûsîyetên Rojhilata Nêzîk
Di sîyeseta Kurdistanê de du problemên esasî hene. Yek jê, taleba desthilatîya navendî lawaz e, taleba jêr desthelatîye, bi tirkî ”alt îktîdar” ew taleb xurt e. L&eci...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1823)


Serxwebûna Kurdistanê
admin
Serxwebûna Kurdistanê
Sîyeseta partî, rêxîstin,saziyên bakurê Kurdistanê dev ji hedefa serixwebûnê berda ye. Ji delva hedefênserxwebûnê, otonomî, federalî an demokrasî te parastin. D...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (2099)


Qirîza Dewleta Tirk
admin
Qirîza Dewleta Tirk
Reyadarên vê dewletê, hertim dibêjin pirsgirêka me pirsgirêka hebûn û nebûna dewletê ye. Rast e. Yalçin Kuçuk dibeje ”em nekevin Musulê dê Diyarbekir ji des...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (2399)


Kutilkên diya min, qeyda Fuad Onen û biyopolîtîka Foucault
Ferzan ŞÊR
Bîranîneke Fuad Onen ji bo fahmkirina kolonyalîzma biyopolîtîkî ya tirkan di warê teorî û pratîkê de bi awayekî xwezayî destnîşan dike. Ger ez neqil bikim ew ê ...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1943)


Helwest û çalakî
Fevzi Namli
Di rewşek weha de gava li Amedê, Cizîrê, Şirnex, Silopya, Hezex, Nisêbîn, Gever û Dêrikê êrîşên hovana yên dewleta dagirker li ser gelê kurd berdewam dikin. Di heman dem&ec...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (2020)


   «   [1]  2  3  4  5  6  7  »      
  

Entries for August 2014

26
Mecburi askerlik, sadece savunmayla veya savaşla ilgili bir kurum değildir. Bunlardan fazla olarak ulus inşasıyla ilgilidir. Bu kurumun da bir ucundan değişik lehçeler, ağızlar veya diller kullanan ve kendi köyü, sülalesi, aşireti ve belki tarikatı dışında kendisini içinde tahayyül edebileceği bir ortaklık alanı tanımamış olan köy delikanlıları olarak gireriz; diğer ucundan ulusun kullandığı standart dili konuşan, yazan ve kendini daha büyük bir ailenin, yani ulusun mensubu gibi hisseden eden “vatandaş”lar olarak çıkarız. Okullarda “Yurttaşlık Bilgisi” dersi alma fırsatı bulamamış gençler, bu eğitimlerini askerdeyken sopa marifetiyle tamamlarlar. Bu nedenle temel eğitim sisteminin henüz yaygınlaşamadığı ilk dönemlerde, askerlik kurumu uluslaşma bakımından okuldan daha önemli bir yer tutmuştur.

[Read the rest of this article...]

Posted in: Tirki
19

Irak denilen toprak parçası, tarihsel olarak, değişik etnik ve dini gruplara ilaveten her bir grubun da kendi içinde tarikatlara ve aşiretlere bölündüğü çok parçalı bir kültür havzasıydı. İngilizler, 1918’de bu bölgeyi işgal ettiklerinde söz konusu bölünmelerin çok iyi farkındaydılar, ama yeni rejimi kurarken bu bölünmeleri bire bir izlemediler. Bölünmenin yarattığı bazı imkânları da kullanarak kendi entegrist projelerini yürürlüğe soktular: Bağdat’a bir kral tayin ettiler ve bütün geleneksel kimliklerin ve kesimlerin buna biat ederek bütünleşmiş bir Irak ulusu halinde örgütlenmelerini dayattılar.

[Read the rest of this article...]

Posted in: Tirki
12
Ortadoğu’da yaşanan ayrışmaların sadece geleneksel çizgiler üzerinden yürümüyor olmasıdır. Türkiye, Mısır, Suriye, Tunus gibi ülkelerdeki en keskin bölünmeler, tarikatsal veya mezhepsel bölünmeler değildir. 19. yüzyıldan beri işleyen Ortadoğu’ya özgü bir modernizm programının hayat verip güçlendirdiği toplumsal kesimler ile buna gelenekselcilik zemininden itiraz edenler arasındaki bölünmelerdir. Bu tarz bir bölünme tamamıyla modern bir fenomendir ve bunu geleneksel bölünmelerle aynı terimlerle tanımlamak doğru olmaz.

[Read the rest of this article...]

Posted in: Tirki
05

IŞİD’in Musul’u işgali, Ortadoğu’daki gelişmeleri hızlandırdı. Bir süre öncesine kadar fantezi olarak nitelenip bir kenara bırakılan senaryolar bölgede aktif bütün aktörlerin açıkça tartıştıkları alternatiflere dönüştü. Güneyli Kürtlerin bağımsızlık ilan etmesi veya Suriye ve Irak’taki Sünnilerden oluşan yeni bir Ürdün inşa edilmesi gibi seçenekler, artık günlük ve aleni tartışma konuları arasında. 

Ortadoğu’nun küçük küçük parçalara bölüneceğini daha önce yazanlardan birisi olarak bu gelişmelerin benim açımdan sürpriz bir yanı yok. Ortadoğu’daki devletler şöyle ya da böyle ufalanıyor ve ufalanmaya devam edecekler. Ufalanmak derken illa ki verili devlet sınırlarının değişmesi anlaşılmasın. Bazı durumlarda o da olacaktır, ama sınırlar değişmeden de ufalanmak mümkündür. Nitekim henüz resmen bölünen devlet yok gibidir, ama dün birer tane olan Irak, Suriye ve Libya yerine bugün 3 adet Irak, en az 3 adet Suriye ve yine en az 3 adet Libya var. Fas’tan Yemen’e oradan da Pakistan’a kadar bölgeye bakan herkes ufalanma eğilimini görmekte zorlanmaz.

Görülmeyen, daha doğrusu tartışma yaratan konu, İran ve Türkiye gibi görece istikrarlı devletlerin bu süreçten nasıl etkilenecekleridir. Örneğin Yeni-Osmanlıcı Türklerle bazı Hamidiyeci Kürtlere bakılırsa, Ortadoğu’daki diğer devletleri doğrayan bu süreç, sıra Türkiye’ye geldiğinde duracak, hatta tersine dönüp Türkiye’yi büyütecektir. 

Peki, bu mümkün mü?

Bunun, en hafif deyimle ham bir hayal olduğunu çok önceleri yazmıştım. Kanımca Türkiye ve İran gibi devletlerin mevcut süreçte elde edebilecekleri en büyük başarı, mevcut hallerini koruyabilmek olabilir. Türkiye’nin Öcalan’ı kullanmaya çalışarak ulaşmaya çalıştığı şey de esasen budur. Bunları bir kez daha tekrarlayarak bıkkınlık yaratmak yerine, ufalanma sürecinin arkasında yatan, fakat fazlaca sözü edilmeyen bir faktörü, tarihsel-sosyolojik cemaatleşme sürecini ele alarak konunun daha doğru zeminlerde tartışılmasına katkıda bulunmak istiyorum. 

[Read the rest of this article...]

Posted in: Tirki
  
Bu cehenneme ateş lazım!
Fehim Taştekin
Türkiye birkaç gündür Kobani ve Tel Ebyad’a top atışları yaparak nabız yokluyor. Bu, biraz Suriye sahnesindeki uluslararası güçlere yönelik ciddiyet gösterisi, biraz müdahaleye gerekçe yar...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (49)


X-large'tan X-small'a: Çaresizliğin hikâyesi
Fehim Taştekin
Malum Türkiye, 2014 sonrasında IŞİD’e karşı savaşta ABD’nin Kürtlerle kurduğu ortaklığı önleyemedi. Ankara’nın istediği ABD’nin TSK ve müttefik milis güçleriyle birlikte hareket etmesiydi. Şimdi...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (48)


Rus Ruleti ve Kürtlere Göz Koyan Katil Sürüleri!
Dursun Ali Küçük
Esad, öldüğü ve bittiği halde Kürtlere hiç bir şey vermez. İran ve TC içinde bu geçerli... ABD ve koalisyon Cenevre'de Kürtlerinde temsili için yol vermeli ve Kürtler bunu zorlamalıdır... E...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (49)


Bir rehineden, bir suçtan lütuf devşirmek
Fehim Taştekin
Bu alışverişin ‘al’ı papaz, ya ‘ver’i? Doğrusu Erdoğan geçen Temmuz’da öne sürülen Halk Bankası eski yöneticisi Hakan Atilla’ın iadesi ile bankaya yönelik olası cezanın müzakere...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (63)


Brunson pazarlığında ‘Fırat’ın Doğusu’ var mı?
Fehîm Işik
Türkiye ve Rusya, Suriye’ye ilişkin pazarlıklarda ABD’den istediklerini alabilmiş değiller. Bu nedenle ortak söylemlerle ABD’yi köşeye sıkıştırmanın hesabını yapıyorlar. Ayrıca Suriye yönetiminin MSD ile gör...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (61)


Kürtler Bağdat’a dönerken…
Fehim Taştekin
Barzani, referandum gecesi “Yarım asırdır savaşıyorum. Halkımla birlikte kitlesel ölümlerden, sürgünlerden, kimyasal katliamlardan geçtim” diyordu. Başarılı geçen referandumla birlikte uzun soluklu mü...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (90)


Kandil-Yerevan Yürüşümüz(2)
Dursun Ali Küçük
Abbas arkadaş tam bir kafa karışıklığı yaşıyordu. Bir cumhuriyet ve savaş hükümeti ilan etmenin koşulları bulunmadığını biliyordu. Diğer yandan cumhuriyet ve hükümet sözleri de ona çok cazip geliyordu. Bu cazibeye kapı...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (83)


   «   [1]  2  3  4  5  6  7  8  9  10  »      
DESTPÉK      Tarix-belge      TEVKURD      Aslan Kaya -Baz      Fuad Önen      Media