Mirinê pir zû tu ji nav me bir lê navê te nemir e

Mirinê pir zû tu ji nav me bir lê navê te nemir e
Min got pismam sal zû dibuhirin, 16 sal derbas bûn. Hemû dost û hevalên te, zarokên te dersa matamatîkê dida wan, xortên te alîkariya wan dikirin hemû mezin bûne û di civat...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (854)


Xusûsîyetên Rojhilata Nêzîk
admin
Xusûsîyetên Rojhilata Nêzîk
Di sîyeseta Kurdistanê de du problemên esasî hene. Yek jê, taleba desthilatîya navendî lawaz e, taleba jêr desthelatîye, bi tirkî ”alt îktîdar” ew taleb xurt e. L&eci...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1018)


Serxwebûna Kurdistanê
admin
Serxwebûna Kurdistanê
Sîyeseta partî, rêxîstin,saziyên bakurê Kurdistanê dev ji hedefa serixwebûnê berda ye. Ji delva hedefênserxwebûnê, otonomî, federalî an demokrasî te parastin. D...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1115)


Qirîza Dewleta Tirk
admin
Qirîza Dewleta Tirk
Reyadarên vê dewletê, hertim dibêjin pirsgirêka me pirsgirêka hebûn û nebûna dewletê ye. Rast e. Yalçin Kuçuk dibeje ”em nekevin Musulê dê Diyarbekir ji des...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1385)


Kutilkên diya min, qeyda Fuad Onen û biyopolîtîka Foucault
Ferzan ŞÊR
Bîranîneke Fuad Onen ji bo fahmkirina kolonyalîzma biyopolîtîkî ya tirkan di warê teorî û pratîkê de bi awayekî xwezayî destnîşan dike. Ger ez neqil bikim ew ê ...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1341)


Helwest û çalakî
Fevzi Namli
Di rewşek weha de gava li Amedê, Cizîrê, Şirnex, Silopya, Hezex, Nisêbîn, Gever û Dêrikê êrîşên hovana yên dewleta dagirker li ser gelê kurd berdewam dikin. Di heman dem&ec...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1329)


Kurdȇn Ȇzdȋ ȗ Qetlyama Ermeniya / Para duda
Eskerê Boyik
Kurdȇn Ȇzdȋ ȗ Qetlyama Ermeniya / Para duda
… Ferman. Gava vê peyvê dibêjin evdên Ȇzdî bi tirs û saw, bê hemdê xwe neheqî, kuștin û kokbirya civaka xwe bîr tinin. Xûn ji wê peyva xezeb diniqite. Ferman yan&eci...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (3289)


   «   [1]  2  3  4  5  6  7  »      
  
25

 Kürd ve Kurdistan halkı Bağımsız Kurdistan’da yaşamaya hazırdır ama Kürd siyasi erki bağımsız Kürdistan kurma ve yönetme gücüne sahip değil. Bağımsızlık referandumu ve sonrasında yaşananların özeti budur.  

Birileri diyor ki:
“Referandum olmasaydı!.. ” 
Olmuş, yaşanmış, halkın yüzde doksan üçünün evet dediği bir olaya nasıl ‘olmasaydı’ deme aymazlığını, ahmaklığını gösterebiliyorsun? 
Bundan daha düşmanca ve aptalca bir sözde ‘fikir yürütme’ olabilir mi?
Referandum olmasaydı, Kerkük’te, Şengal’de, Tuzhurmatu’da Kurdistan Hukumeti’nin tüm kararları hâkim mi kılınacaktı?

Referandum olmasaydı, şer üçgeni türkiye+iran+ırak, ‘demokratik dost’ mu kesilecekti?

Referandum olmasaydı, ABD’nin mektupbaz Tillerson’u her vaadini yerine mi getirecekti? Kurdistan’ın bağımsızlığının ateşli savunucusu mu olacaktı?
Referandum olmasaydı, sapı bizden olan baltalarımız, her baltaya sap olanlarımız eksilecek miydi?

Referandum olmasaydı, birbirinin millete mal olan eksikliğinden, yenilgisinden kendine kâr devşirmeye çalışan hasta ruhlu partilerimiz ve onların liderleri (‘hasta ruhlu’ tabiri istisnasız olarak hepsi için geçerlidir) gayrete gelip ulusal strateji temelinde çalışmaya mı başlayacaktı?

Referandum olmasaydı, tam elli yıldır (1966’dan bu yana) milli çıkarları, ailesel / partisel çıkara peşkeş çeken Barzani ve Talabani klanları, bütün kırgınlıkları unutarak ebedi kardeş olup birlikte milli dava mı yürütecekti?  

Referandum olmasaydı. ‘Ulusal Kongre’ fırsatçılığından bir türlü vazgeçmeyen PKK baronları, Güney Kurdistan’ın ayağının altını kazmakla değil, Güney’de Kurdistan kurulmasına destek vermekle, Hewlêr’i, Suleymaniye’yi yüceltmekle mi uğraşacaktı? Milli bayrağa karşı dahi alerji duyan ‘Kürd’ etiketli bu ‘demokratik grup’tan  mı çare bekliyorsunuz?

Yıllardır dış mihrapların yönlendirmesi ve Kürdlerin eli ile beynimize ve yüreğimize ‘bağımsızlık olmadan da özgürlük olur’ biçiminde MİT, Muhaberat, İtlahat patentli ihanet düsturu enjekte edilmeye çalışılıyor. Bağımsızlık Referandumu, bu kepazeliğe Kürd halkının verdiği mükemmel ve toplu bir cevaptı.

Mesud Barzani ve ekibi, Referandumun sonuçlarını savunma gücüne, hazırlığına ve basiretine sahip olmayabilir – ki olmadığını da ‘referandum sonuçlarını askıya alma’ yalvarışıyla / çaresizliği ile ortaya koymuş bulunuyor. Bu gerçek, Bağımsızlık çabasının yanlış olduğu anlamına gelmiyor. ‘Zamansızlık’ mı? Bu boş bir retoriktir. Güney Kurdistan’da 20 yıldır her gün bağımsızlık zamanıdır. Bu zamanı ebedileştirecek irade yok sadece. Üstelik irade  gösterene de çelme takanlar, irade sahiplerinin on katı kadar.  

25 Eylül 2017 tarihinde (tam bir ay önce) yapılan Bağımsızlık Referandumu, hiç kuşkusuz son Kurdistan tarihinin en şanlı günü, Kurdistan Bölgesel yönetiminin en doğru çıkışı, şahsen Mesud Barzani’nin en büyük eylemi idi. ‘Askıya almalar’, ‘dondurulmalar’ ile değerini asla kaybetmeyecek tarihi bir adım olarak tarihteki ebedi yerini almıştır referandum.

Bağımsızlık referandumu ile sadece Güney Kurdistan halkımızın değil esaret altında tutulan tüm Kürd halkının bağımsızlık umutları hukuki tescile kavuşturuldu.  

Bu milli kazanımın, şahlanışın, zaferin ardından ‘referandum olmasaydı’ diye kendini inkâra doğru iradesizce rota kıran kardeşlerimin kendilerini bir daha gözden geçirmelerinde fayda olduğuna inanıyorum. 

**
Kurd milleti, Ulusal bir dava yürütüyor. Uzun sürdü… Daha da uzun sürecek gibi. Uzun sürecek diye yaşamın anlamı olmuş bir ülküden, mefkûreden vazgeçmeyeceğimiz kesindir.

Bu yazıda güncel siyasi ayrıntılara girmeyeceğim.   
Kerkük yenilgisinden iki gün sonra sosyal medyada şöyle yazdık:
“Rewş zêde ne baş e, giran e yanê. Du rêya serokatiya Herêma Kurdistanê heye:

1 – Divê hêz û baweriya gelê Kurd bigre pişt xwe û şerê parastinê (serxwebûnê) dijberî dagirkeriya Bexda, Enqerê û Tehranê bimeşîne û erdê Kurdistanê ji dijmin rizgar bike, bîrdoziya referandûma serxwebûnê xwedî derkeve.

2 -  Li bin çavderiyê Emrika û Rojava bi Bexda re diyalog destpê bike”.
Tükçesi; Kurdistan yönetiminin iki yolu var. Ya bağımsızlık için savaşacak ya da Bağdat ile diyalog yolları arayacak.

Barzani ikincisini seçti veya seçmek zorunda kaldı.
Böylesi bir seçime yetersizlik, yeteneksizlik, çaresizlik, sorumsuzluk, hesapsızlığın feci sonucu filan demek mümkündür.  

Mesud Barzani’nin yeni bir çıkış yapma gücü var mı? Bilmiyorum.
Bendenizin liderlere yaklaşımı hep şöyle oldu:    
Halkıma özgürlük alanı açtığın, bağımsızlık mücadelesi verdiğin, umutları tazelediğin kadar liderliğin kabulümdür.

Lider kişilerin halkı kullandığı söylenir. Bendeniz hep ‘kullanılanlar’ tarafında olduğu için lider kesimlerin nasıl bir duyguya sahip olduklarını anlamaz.

Lider kişileri, parti ve klanları kullanmak gerekir. Bakın, buna inandım ve mümkün olduğunu tecrübede teyit ettim.  

İstinat noktası; liderler, partiler değil, o sihirli ‘ulaşılmaz’ AMAÇ olan toplulukların kazanma şansı vardır yalnızca. 
Yürütülen dava milli bir davadır partiler arası veya partiler davası değil ki… 

Zayıf koşullarda diyalog önerisi yapmak, yenilginin dolaylı itirafıdır. Barzani yenildi. Yenilgi ihanet değildir. Yenilgi yenilgidir sadece. Başaramamaktır.

Barzani’nin ve Kurdistan bölge hükûmetinin yenilgisi, yurtsever Kurdlerin bağımsızlık fikrine daha sıkı sıkıya sarılmasının zorunluluğunu da ortaya koymuştur.

Belki Bağımsızlık Mücadelesinin Barzani dönemi bitti. Bitip bitmemesi fazla önemli de değil, bir ayrıntıdır.  
Şuan hissettiğimi hisseden (milli hissiyat), düşündüğümü düşünen (ortak akıl) yüzbinler, belki milyonlar var.

Kimse bizi yenemez. 
Yenilen partiler, onların basiretsiz liderleri olabilir. Bizler halk olarak dimdik ayaktayız, yerimizdeyiz. 

**
Yeni bir şeyler yapmak lazım. 
Yeni bir şeyleri her zaman yapmak lazım.
Hejarê Şamil
hejare_sahmil@hotmail.com

Posted in: Tirki

Comments

There are currently no comments, be the first to post one!

Post Comment

Name (required)

Email (not required)

Website

CAPTCHA image
Enter the code shown above:

  
Ordular, katil taburları değildir
Ahmet Kahraman
Evrenin güçleri, birinci ve İkinci Dünya savaşlarında insanlığa karşı işlenen suçlar vahşetinin dehşetinden sonra, Cenevre‘de bir araya gelip savaşların kaide ve kuralarına ilişkin hukuku düzenlediler. Hukukun teme...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (16)


Bizimkiler saygıyla terk etmeyi, saygıyla istifaya gönderilmeyi dahi bilmiyorlar.
Hejarê Şamil
“Barzani peşmergenin başına geçti, bekleyin, iyi şeyler olacak” gibisinden yazılar, yorumlar ucuz propaganda ve kendini tatmin etmeden öte bir anlam taşımamaktadır. O tiren geçti, gitti. Peşmergeliye geri dönen Say...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (15)


Bir zamanlar Güney Kürdistan vardı
Ahmet Kahraman
Sanki halk, onlar babadan oğula geçen saltanat kursunlar diye savaşmıştı!.. Sonra gördük. Ülkenin askeri tepeleri ve ekonomisinin teslim edildiği Türk devletinin organizasyonu ile Kürt düşmanları, 16 Ekim’d...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (41)


Barzani ve İstifa
Hejarê Şamil
Mesud Barzani, 17 Ekimde her şeyi (binlerce şehadeti, tc, iran bankalarindaki milyardların dönemsel kaybını vs. vb.) göze alarak Referandumu, Halkın iradesini savunma savaşının kararını vermeli, bu savaşın öncüllüğün&uum...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (62)


Güneyin ‘iyi Kürt’leri…
Ahmet Kahraman
Öfke deliliğin anlık hali ise eğer, Türk devleti kesintisiz delilik krizleri geçiriyordu. Başbakan Erdoğan en başta, bütün sözcüleri, günde bir kaç kere kırmızı çizgilerimiz diye haykırıp tehdit...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (58)


Abadi ve Erdoğan’ı Güldüren Zayıflık
Fehîm Işik
KYB’den Pavel Talabani’yi, Ala Talabani’yi, Lahor Şêx Cengi’yi eleştiriyoruz. Peki, peşmergelerin neredeyse yüzde 90’ı çekilip Kerkük’ü, Şengal’i Haşdi Şabi’ye teslim etmesin...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (77)


Bağımsızlık Referandumu Olmasaydı...
Hejarê Şamil
Yürütülen dava milli bir davadır partiler arası veya partiler davası değil ki…  Zayıf koşullarda diyalog önerisi yapmak, yenilginin dolaylı itirafıdır. Barzani yenildi. Yenilgi ihanet değildir. Yenilgi yenilgidir sade...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (52)


   «   [1]  2  3  4  5  6  7  8  9  10  »      
DESTPÉK      Tarix-belge      TEVKURD      Aslan Kaya -Baz      Fuad Önen      Media