Me îro silavek da gorra hevalekî pir ezîz !
Zinare Xamo
Me îro silavek da gorra hevalekî pir ezîz !
17 sal pir zû derbas bûn.  Mehmet Aslan Kaya 17 sal berê di rojeke wiha da di 51 saliya xwe da ji nişka ve, bêyî ku kesî nerehet bike, bêyî ku haya kesî pê xe wek çirayek&ecir...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (222)


Mirinê pir zû tu ji nav me bir lê navê te nemir e

Mirinê pir zû tu ji nav me bir lê navê te nemir e
Min got pismam sal zû dibuhirin, 16 sal derbas bûn. Hemû dost û hevalên te, zarokên te dersa matamatîkê dida wan, xortên te alîkariya wan dikirin hemû mezin bûne û di civat...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1480)


Xusûsîyetên Rojhilata Nêzîk
admin
Xusûsîyetên Rojhilata Nêzîk
Di sîyeseta Kurdistanê de du problemên esasî hene. Yek jê, taleba desthilatîya navendî lawaz e, taleba jêr desthelatîye, bi tirkî ”alt îktîdar” ew taleb xurt e. L&eci...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1581)


Serxwebûna Kurdistanê
admin
Serxwebûna Kurdistanê
Sîyeseta partî, rêxîstin,saziyên bakurê Kurdistanê dev ji hedefa serixwebûnê berda ye. Ji delva hedefênserxwebûnê, otonomî, federalî an demokrasî te parastin. D...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1805)


Qirîza Dewleta Tirk
admin
Qirîza Dewleta Tirk
Reyadarên vê dewletê, hertim dibêjin pirsgirêka me pirsgirêka hebûn û nebûna dewletê ye. Rast e. Yalçin Kuçuk dibeje ”em nekevin Musulê dê Diyarbekir ji des...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (2065)


Kutilkên diya min, qeyda Fuad Onen û biyopolîtîka Foucault
Ferzan ŞÊR
Bîranîneke Fuad Onen ji bo fahmkirina kolonyalîzma biyopolîtîkî ya tirkan di warê teorî û pratîkê de bi awayekî xwezayî destnîşan dike. Ger ez neqil bikim ew ê ...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1768)


Helwest û çalakî
Fevzi Namli
Di rewşek weha de gava li Amedê, Cizîrê, Şirnex, Silopya, Hezex, Nisêbîn, Gever û Dêrikê êrîşên hovana yên dewleta dagirker li ser gelê kurd berdewam dikin. Di heman dem&ec...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1797)


   «   [1]  2  3  4  5  6  7  »      
  
27
Koç imparatorluğunun kurucusu Vehbi Koç, Ankara’da TC’nin temel kazıkları çakılırken, küçük bir bakkal dükanını işletiyor, kendi anlatımıyla yazın sattığı peynirin kurtlarını ayıklamak için, zaman harcıyordu.
Koç bir süre sonra, kurtlu peynir satışından başını kaldırıp, inşa edilen parlamento binası için, gereken kiremitleri tedarik işine girecek, Rum ve Ermeni mahallesi Hacettepe’deki çatıları söküp satarak, ilk büyük kazancını elde edecek, imparatorluğunu kurma yoluna girecekti.
İmparatorluğun üçüncü kuşak Prensi Mustafa Koç, geçtiğimiz hafta öldü. Aile isteseydi, yalnız cenazesi değil, yer, gök Türk bayrağıyla donatılabilinirdi. Ama istemedi ve cenazesi Türk bayrağına sarılarak mezara götürülmedi.  
Çünkü, aile ordunun tank ihtiyacını da karşılayacak kadar güvenilir ve devletle özdeşti. Dahası, “işi gereği” ta başından itibaren özdeş “Türk”, “asli unsur”du.  
Bayrak, Atatürk, İstiklal marşı gibi unsurlar, yaranıp yamanmak isteyenlerin gösteri araçlarıydı. Asli unsurların buna ihtiyacı yoktu.
Mustafa Koç’un gömüldüğü anlarda, Tunceli eski Milletvekili Kamer Genç’in Türk bayrağına sarılı ölüsü de, meydanın ortasında gömülmeye hazır bekliyordu.
Kamer Genç, Dersim’li bir fukaranın oğluydu. Yüz yılların imbiğinden süzülerek oluşmuş “Dersim” ismi, Atatürk tarafından “banal”, yani yüksek Türk medeniyetiyle bağdaşık ve ona yaraşır bulmadığından Tunceli olarak değiştirmiş, sonra “medenileşme” adı altında vuruş emri verilmişti. 1937 yılı baharında, ateş yağdırılmaya başlayan vuruş, Türk bayraklarının gölgesinde yürümüş ve “Türk medeniyeti”nin orduları, 1938 yılı güzüne kadar devam etmiş ve iki savaş mevsiminde taş üstünde taş, beden üstünde baş bırakılmamacasına hayat biçilmiş, kesip yiyemedikleri hayvanların bile soyu kurutulmuştu.
Bu bir soykırımdı. Türkler, buna “medenileştırme” diyorlardı. Katiller, tecavüzcü ve talancılar, bayrağın gölgesinde Atatürk’ün adını haykırarak ölüm ateşleri yakıyorlardı.
Dünyada başka benzeri var mı, hatırlamıyorum ama, bildiğim kadarıyla Kamer Genç, ölünce soyunu kurutanın bayrağına sarılma isteğini vasiyet eden ilk dünyalıydı; ve o meydanda yatay dururken, Cizre’de, Silopi, Nusaybin ve Diyarbakır merkezinde yeni Dersimler tekrarlanıyordu.
Cizre, antenlerinde Türk bayrağı sallanan tanklar, toplarla takviyeli 100 bin kişilik orduyla kuşatılmıştı. Nusaybin, Silopi, Diyarbakır merkezi de öyle… 
Nusaybin, Cizre ve Silopili kadınlar top atışlarına taş atarak cevap veriyor, “Kürdistan’dan def olun” diye bağırıyorlardı.
Milletvekili Faysal Sarıyıldız ve Cizre Halk Meclisi Eşbaşkanı Mehmet Tunç Cizre’nin ayrı noktalardan dünyaya sesleniyor, “top atışlarıyla katliam yapılıyor, yardım edin” diye sesleniyorlardı.
Kürtlerin ölüm tehditlerine rağmen oy verdikleri HDP, o sırada “kongrede eğlence” havalarındaydı. “Bayrağa tapınmada Kamer Genç yalnız değildir” denircesine, hiç bir yasal zorunluluk olmadığı halde, kongre salonunun orta duvarında Türk bayrağı asılıydı. Biraz ötede Atatürk posteri…
Oysa can almak, yakıp, yıkmak için köy, kasaba ve şehir yollarına çıkan araçlar da bayraklıydı. Bayrak bir bez parçasıydı.
Ruhu, atağa geçen canı, tetik çeken eli, yok eden kolu yok, ama yine Kürtler için, korkunun kendisiydi. Katiller, onu havada sallayarak evlatları, sevdiklerini katle geliyorlardı.
1978’de Maraş’ta, Çorum ve Sivas Kürtlerinin kapısına bayraklanarak dayanmışlardı.
En son 6-7 Ekim 2014 ve 7-8 Eylül 2015 tarihlerinde, Türk şehir ve kasabalarında yaşayan Kürtlerin mahalleleri, evleri, cadde boylarındaki iş yerlerini bayraklarını dalgalandırarak saldırmış, cinayetler işlemiş, talandan sonra ortalığı ateşe vermişlerdi.
 HDP, Kürtlere “buyur yüz sür ve bu bayrağı sev” gösterisi yaparken, Türk güçleri, Cizre’de, bayrak sallayıp sloganlar atarak, Arif Nihat Asyadan ırkçı şiirler söyleyerek zaferlerini kutluyorlardı.
Onların zaferi, karşı tarafın göz yaşıydı…
Kimse bize palavra satmaya kalkışmasın, tek tek ismi sayılacak kadar olan aydınlar hariç, Kürtler, HDP’nin tek oy kaynağıdır. Öyle palavra atıldığı gibi varoşlardan merkeze akan Kürt dostu oy yoktur. Anketler ortadır ki, o oylar AKP ve MHP’nin güç odağıdır.
Rejimin partileri ırkçı sloganlar, şoven unur, rumuz ve amblemlerle Kürtleri yeterince aşağılıyor, bayrağı zaten korku unusuru olarak kullanıyorlardı.
HDP’nin “Kürtleri Türk rejimine yama yapmaya” kalkışmasıyla mesele hal olmuyor. Çünkü, “tek” diyen karşı yamanın rengini bile istemiyor.
Kuyruğunda bayrak sallanan tankların ateşlediği toplarla Cizre, Diyarbakır içi sarsılıp, darbelenen apartmanlar, evler yere yığılır, havaya toz ve yangın dumanı hortumları yükselirken hangi Kürt, bayrağa tapınma ayinine katılabilir ki?...
Hangi kardeşlik, Kürdistan kimlik, kişlik ve onur savaşında kan, yangın içinde, her yer Kürt cesetleriyle, ama birileri de bayrağa tapınma davetiyesi çıkarıyor…
Bu komikliğe Doğu Perinçek solculuğu bile gülmez m?...


3134 
YENİ ÖZGÜR POLİTİKA


Posted in: Tirki

Comments

There are currently no comments, be the first to post one!

Post Comment

Name (required)

Email (not required)

Website

CAPTCHA image
Enter the code shown above:

  
Elysée’de ne konuşuldu? Afrin’den sonra Kürtler ne bekliyor?
Fehim Taştekin
Raco ve Cinderes’teki beklenmedik çekilmenin ardından YPG’nin Afrin’de şehir savaşına hazırlandığı belirtilmişti. Ancak Afrin’den de ani bir çekilme ile şehrin kontrolü Türk ordusu ve silahlı gruplara b...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (177)


'Afrin’in Fethi' ve Nasipse 'Birinci Tayyip Dönemi
Fehim Taştekin
Fetih ile başlayan söz “Afrin’i asıl sahiplerine bırakacağız” ile bitiyor. Ne var ki gasba uğrayandır ‘asıl’ olan. Abdülaziz Temmo gibi PYD’ye muhalif birkaç Kürt’ün “Afrin &o...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (255)


Türkler IŞİD’in ‘zaferini (!)’ kutluyor
Ahmet Kahraman
İki taraf da kiralık, yani paralı askerdi. Biri, Efrîn’in yüksekçe bir yerine çıkıp, "hey katiller, tecavüzcü ve hırsızlar" diye seslense, inanın hepsi anında sesin yönüne, "bana mı seslendin hemşehr...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (250)


Efrin’de Dişe Diş Savunma Uygulanacak!
Dursun Ali Küçük
"Ortak vatan" "birlikte yaşam" hak, hukuk ve eşitlik olmadan boş laftır. Bırakınız "ortak vatanı" bizi ortak olmayan vatan Efrin ve Rojava’da da vurmak istiyorlar. "Kız alıp vermişiz" Efrin için Fetih süresi ve hutbe okuttular....
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (292)


Kötülüklerini biliyoruz general!..
Ahmet Kahraman
Bu general bir tuhaf. Hurafeler diyarında dolaşıyor. Gelişmemiş beyni, masalımsı gerekçe yapıyor. Roboskî’de böyle olmuştu. Roboskî onun eserdir. Gerilla lideri Bahoz Erdal, bütün sınırlar kendisi için a...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (370)


Efrin Ey Efrin
Dursun Ali Küçük
Özgürlük, kutuluş ve temel haklarımız için, Kürdistan’ın statüsü ve bağımsızlığı için düştük yollara. İnsanlığın kurtuluşu ve demokrasi içinde bedeller ödedik. Bize yüzyıll...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (397)


Afrin aynasında İdlib ve Rus ruleti
Fehim Taştekin
Malum hükümet bütün başarısızlıklara rağmen Suriye’de oyunda kalmak, Kürt bölgelerine müdahale için zemin yakalamak ve Esad yönetimine karşı savaşan örgütlerin sahadan tamamen silinmesini...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (421)


   «   [1]  2  3  4  5  6  7  8  9  10  »      
DESTPÉK      Tarix-belge      TEVKURD      Aslan Kaya -Baz      Fuad Önen      Media