×
PKK û Desthilata li Başûrê Kurdistanê

PKK û Desthilata li Başûrê Kurdistanê
Di van şerdan de eger PKK dixwaze ber bi axa Başûr ve paşve here, divê bi hikûmeta Başûr re li hev bike û li gorî serwerîya Başûr tevbigere. Na, heke PKK serwerîya Başûr nas nake divê di qada şer de bimîne û li dijî hicûmên dewleta dagirker têbikoşe....
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (463)


Mirovê Aqil: Mîthat Sancar
Fuat Önen
Mirovê Aqil: Mîthat Sancar
Di dawîya sala 2012yan de pêvajoyeke nû li Îmraliyê hat li darxistin. Çarçoweya vê pêvajoyê di peyama Ocalanî ya di Newroza 2013yan de hate destnîşan kirin. Di wê peyamê de işaretî 3 ruhan û xwişk û biratîyekê dihat kirin. Gîyanên ku dê “Kêşeya...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (724)


Du fîgurên 23-24ê Nîsanê: Mîthat Sancar û Firat Aydinkaya
Fuad Onen
Du fîgurên 23-24ê Nîsanê: Mîthat Sancar û Firat Aydinkaya
Yek ji wan (Mîthat Sancar), hewl dide ku meclîsa tirkan, dewleta tirkan, Ataturkê tirkan û ataturkçîtîya tirkan li pêş çavên me xweş bike. Yê din jî (Firat Aydinkaya), hewl dide ku kurdan li pêş çavên me reş bi...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (588)


DIVÊ KURD YEKÎTÎ Û SERXWEBÛNA KURDISTANÊ JI XWE RE BIKIN MIJARA MAN Û NEMANÊ
Fuad Onen
DIVÊ KURD YEKÎTÎ Û SERXWEBÛNA KURDISTANÊ JI XWE RE BIKIN MIJARA MAN Û NEMANÊ
Diplomasî, sîyaseta nazenîn e. Ji bo diplomasîyeke baş, berî her tiştî siyasteke baş, yekgirtî û Kurdistanî pêwîst e. Li başûrê welatê me mixabin siyaseteke bi vî rengî ne serdest e. Parlamana me heye, hikumeteke me heye lê siyaseteke serxwebûnxwaz û...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1566)


Dewleta Tirkan nikare bi serê xwe li Qendîl ê operasyoneke leşkeri bimeşîne
Fuad Onen
Dewleta Tirkan nikare bi serê xwe li Qendîl ê operasyoneke leşkeri bimeşîne
Qendîl rêzeçîya ye û di sêkoşeya başûr, bakur û rojhilatê Kurdistanê de dimîne. Dagirkirina wê derê ne ew çend hêsan e. TC çima di vê deme de qala dagirkirina Qendîlê dike? Li Tirkîyê hilbijartin heye, argumenta her du bereyên dagirker (Cumhur û Mill...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1341)


HILBIJARTINA TIRKAN, HDP Û HELWESTA HIN PARTÎYÊN KURDAN
Fuad Onen
HILBIJARTINA TIRKAN, HDP Û HELWESTA HIN PARTÎYÊN KURDAN
Em nabêjin ku hilbijartina Tirkan me aleqedar nake, em dibêjin ku ev hilbijartina dewleteke dagirker e, hebûna dewleta Tirkan li Kurdistanê ne rewa ye, ev dewlet bi hemû dam û dezgehên xwe dagirker e û divê ev dewlet ji bakur-rojavayê Kurdistanê derk...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1189)


HILBIJARTINÊN DEWLETÊN DAGIRKER Û HELWESTA KURDAN
Fuad Onen
HILBIJARTINÊN DEWLETÊN DAGIRKER Û HELWESTA KURDAN
Ne xwezayî ye ku sîyasetmedarên Kurdan wek yên Tirkan bipeyivin, nakokîyên di nav sîyaseta Tirkan de mezin bikin û di nav sîyaseta Tirkan de ji xwe re li cîyekî bigerin. Divê sîyasetmedarên Kurdistanê zanibin ku ev ne hilbijartina me ye, ev hilbijart...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1319)


TÊKÇÛNA ŞERÊ CEBHEYA KERKÛKÊ
Fuad Onen
TÊKÇÛNA ŞERÊ CEBHEYA KERKÛKÊ
Şerê li cebheya Kerkûkê rû da, bersîva dewletên dagirker û parêzerên sistemê ye. Di vê cebheyê de em têkçûn. Berpirsê vê têkçûyinê yê yekem Serok Barzanî ye. Ev bêyî ku em hûrgilîyên şerê cebheya Kerkûkê bizanibin wisa ye. Serokatî ne ciyê gazindan c...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (2049)


YEKÎTÎYA KURDAN Û YA PARTÎYÊN KURDAN JI HEV CUDA NE
Fuad Onen
YEKÎTÎYA KURDAN Û YA PARTÎYÊN KURDAN JI HEV CUDA NE
Di nav tevgerên rizgarîya neteweyî de kesî bi qasî tevgera rizgarîya neteweyî ya Kurdan nîqaşên teorîk nekiri ye. Em di nivîsarên Ho Shi Min, Amilcar Cabral, Mahatma Ghandi, Fidel Castro û yên wekî wan de tûşî nîqaşên teorîk li ser netewe an netewepe...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (2495)


TC ÇIMA JI YEKÎTÎYA AXA ROJAVAYÊ KURDISTANÊ DITIRSE?
Fuad Onen
Ez ne di wê bawerîyê de me ku TC yê karibe Efrînê dagir bike û li wir pêşî li Kurdan bigire. Bi sedem ku TC nikare bakurê Kurdistanê wek berê bi rêve bibe, anuha her navçeya bakurê Kurdistanê ji bo TC bûye baregehên leşkerî û nêvîyê artêşa xwe li Kur...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1944)


Page 1 of 4First   Previous   [1]  2  3  4  Next   Last   
20

Ilk bakışta kulağa hoş gelen, hümaniter tınılı sözlerdir bunlar. Genellikle iyi niyetle söylendiği varsayılır. Gerçekte ne anlama geldiği ve neye ya da kime yaradığını sorgulamalıyız.

Ilk olarak dikkatimizi çeken, bu sözlerin sahiplerinin, kaç tür milliyetçilik veya kaç tür şiddet olduğu hakkında bir bilgi paylaşmamalarıdır. Yani bu tutumun sahipleri, karşı oldukları şeyi, şeyleri bir tasnife tabi tutmuyorlar. Milliyetçilik ve şiddet gibi komplike kavramları, tarifsiz ve tasnifsiz bir şekilde, herkesin bildiği ve üzerinde anlaşılmış bir anlamları varmışçasına kullanıyorlar. 

Ikinci olarak bu karşı çıkışlarının zamandan ve mekandan bağımsız olmasıdır. Oysa milliyetçilik de şiddet de tarihsel, toplumsal, siyasal kavramlardır ve üretimi de kullanımı da zamana ve mekana bağlıdır. Aynı şekilde anlamı ve karakteri de zaman ve mekanca belirlenir.

Sonda söyleyeceğimi, başta söyleyecek olursam, bu tarz "karşı olmak" sonuç itibarı ile, egemen milliyetçiliği ve başat şiddeti gizlemeye ve hatta güçlendirmeye onlara hizmet etmeye yarar.

Milliyetçilik, milletle ilgilidir ve milletin tanımı, milliyetçilik tanımını da belirler (bunun tersi de doğrudur). Üzerinde konsensüs sağlanmış bir millet ve milliyetçilik tanımı yoktur. Farklı millet tanımlarını tasnif edersek kabaca 3 farklı millet tanımı ve teorisinden söz edebiliriz:

- Primordial( ilkselci) teori. Milleti ilksel değerler ( dil, tarih, gelenek, kültür vb.) üzerinden tanımlayan teoridir. Bu teori millet tanımında etnisiteyi temel alır. Bu teoriye göre millet tarih içinde var olan, oluşmuş olan, oluşan bir sosyolojik topluluktur.

- Konstrüktivist (inşacı) teori. Milleti oluşan değil, oluşturulan bir sosyolojik topluluk olarak ele alan bu teoriye göre millet, milliyetçiler tarafından oluşturulan bir tür tassavur edilmiş(hayali) bir cemaattir. Bu teori etnisiteyi değil, vatandaşlığı esas alır. Devlete vatandaşlık bağı ile bağlı herkesin aynı milletin üyeleri olduğunu varsayar.

- Etno-sembolik teori. Yukarıdaki iki teorinin bazı özelliklerini birleştiren bir teoridir.

Bunun dışında da millet tanımında kullanılan bir dizi kavram vardır: subjektif, objektif, monist, düalist, modernist vb millet tanımlamaları.

Tıpkı bunun gibi ve bir ölçüde bu teorilere bağlı sayısız miłliyetçilik tanımları, teorileri, kavramları vardır. En yaygın tanımını şöyle ifade adebiliriz: Milliyetçilik, sosyal düzeyle siyasal düzeyin bu anlama gelmek üzere, millet ile devletin eşitlenmelidir. Bunun mantıki sonucu olarak da, her millete bir devlet ve her devlette tek milletin savunulmasıdır.

Bu konu ile ilgili özellikle son yıllarda yazılmış, sayısız makale ve kitap mevcuttur. Bu yazıda tartışmak istediğim konu teorik olmaktan öte, pratik, siyasi bir konudur. Zaman ve mekanı göz önünde tutarak söylersek, Türkiye ve Kuzeybatı Kürdistanda hangi milliyetçilikler vardır? Ve her tür milliyetçiliğe karşı olduklarını söyleyenler, aslında neye karşıdırlar?

Türk milliyetçiliği

- Egemen, baskın olan milliyetçiliktir. Türk devletinin egemen olduğu coğrafyada, her şeyi türklükle tanımlayan, türkleştirmeye çalışan bir milliyetçiliktir. Bu anlamda etnik temizliği içerir.
- Bu coğrafya çok milletli ve çok ülkeli bir coğrafya olduğu için, türk olmayan millet ve ülke hakikatlerinin ortadan kaldırılması gerektiği inancındadır. Bu anlamda jenosidçi bir içeriğe sahiptir.

- Köksüzdür. Var olan bir milletin milliyetçiliği değildir. Devlet- milletin ideolojisidir. Milleti, toplumu, bireyi değil, devleti kutsar. Sosyal değildir, tam tersine mevcut sosyolojiyi devlete uyarlamaya çalışır. Bu anlamda, milli de değildir, faşizan karakterlidir.

- Esas itibarı ile, Osmanlı bakiyesinden bir millet yaratmak isteyen siyasal projenin, ideolojik örtüsüdür. Sahih değildir, her renge bürünebilir. Bu siyasal projenin gereklerine göre, "ilerici", "demokrat", "islamist", "laik", "faşist" vb görünümlere bürünebilir.

- Gücünü devletten alır, resmidir, devletle kaimdir. Savunduğu devlet milletin değildir tam tersine millet, devletindir.

Bu coğrafyada vakıa olarak var olan, baskın olan milliyetçilik işte bu türk milliyetçiliğidir. Türk toplumunu zehirleyen, diğer toplumları imha etmeye çalışan, imha eden TC siyasi projesinin ideolojisidir.

Bunun dışında var olan ve "her tür milliyetçiliğe karşı olmakçıların", ısrarla karşı olduklarını beyan ettikler,  milliyetçiliklere gelirsek, tablo şudur:

- Dayandığı toplumsal temel TC tarafından türk milliyetçiliği adına jenosidle ortadan kaldırılan Ermeni, Rum, Laz vb milliyetçilikler. Dayandıkları toplumsal temel jenosidle ortadan kaldırıldığından, siyasi iktidar (devletleşme) talepleri zayıflayan bu milliyetçilikler esas itibarı ile kendileri olarak yaşama taleplerine sahiptirler. Kendilerine yapılan tarihi haksızlıkların (jenosidlerin) kabul edilmesi, özür dilenmesi, maddi-manevi zararlarının tazmin edilmesi temel talepleridir. Rum, Ermeni, Süryani, Laz toplumları olarak var olmak, tanınmak, gelişmek ve Rûm, Ermenî, Laz,Süryani toplumu olarak kalmak, yaşamak haklarını (kendi kendini yönetmek) savunan milliyetçiliklerdir. Bunlar son derece meşru, ilerici, demokratik taleplerdir. Bu milliyetçiliklerin yer yer, türk karşıtlığı ya da düşmanlığını barındırmaları da anlaşılırdır. Şimdi bu her türlü milliyetçiliğe karşı olanlar bu milliyetçiliklerin nesine karşı olduklarını açıklamalıdırlar.

Gelelim esas hedefteki milliyetçiliğe. Çünkü genel argümanlarla örtülse de esas karşı çıkılan milliyetçilik, Kürt milliyetçiliğidir.

Kürt milliyetçiliği:

- Şerefnameye, EhmedêXanî'ye ve hatta daha eski dayanaklara sahip bir milliyetçiliktir.
- Otokton bir toplumun, milletleşme sürecinin doğal, sivil tezahürüdür.

- Diğer milletlerle ilişkisini "karşılıklı tanıma" ilkesine dayandırır. Tüm komşu milletleri tanır, varlıklarına saygı duyar. Aynı şeyi muhataplarından da talep eder.

- Yüz yıldır tabi tutulduğu zamana yayılmış jenosidi sonlandırmak, kürt milleti olarak yaşamak var olmak, gelişmek, tarih sahnesine çıkmak bu milliyetçiliğin temelini oluşturur.

- Saldırgan değildir, varoluşuna yönelik saldırıyı durdurmak ister.
- Kürdistanın kadim halkı olarak, Kürdistanda yaşayan bütün kavimlerin tarihsel, toplumsal, siyasal varlıklarına ve haklarına saygılıdır.

- Parçalanmış ve yok edilmeye çalışılmış ulus, ülke hakikatlerini koruma, kurtarma hedefli siyasal pratiklerin önemli bir ideolojisidir.-

. Otonomi, federasyon, konfederasyon, bağımsızlık hedefli siyasetlerin de ideolojisidir. Tekli değildir, farklı teorik, politik muhtevalara sahiptir.
Bu tabloyu uzatmak mümkün ama gerekli değildir. Özü itibarı ile "zulme yönelik, ilerici, demokratik bir muhtevaya sahiptir.

Elbetteki kürt milliyetçiliği gibi geniş bir alanda, milletler arasında kalın duvarlar örme, işgalci sistemlere duyulan kini, nefreti egemen milletlere de teşmil etme vb eğilimler vardır. Bunlar tarihsel nedenleri ile anlaşılabilir eğilimlerdir ve kürtlerin iç tartışmalarının konusudur. Bu durum kürt milliyetçiliğinin ilerici, demokratik muhtevasını değiştirmez.


Kürt milliyetçiliğinin kısmen egemen ideoloji olduğu parça Güney Kürdistandır. Kürt milliyetçiliğinin bu parçadaki pratiği ortadadır. Bu pratik her türlü şoven eğilimlerden uzak, eşit haklılığa ve karşılıklı tanımaya dayalı bir pratiktir. Bu parçadaki pratikten, Kürdistanın kürt olmayan toplulukları ( Asuri, Ermeni, Türkmen vb) değil, kürtler şikayetçidir. Buradaki pratik çokça eleştirilen millet-devlet pratiğinden de uzaktır.


Elbetteki herkesin milliyetçi olması gerekmiyor ve Kürdistandaki benzer siyasi hedeflere sahip herkesi aynı milliyetçilik paydasında toplamak da doğru değildir. Otonomi, federasyon, bağımsızlık taleplerini, liberal, konservatif, sosyalist vb ideolojilerle ya da teorilerle savunanlar da vardır ve bu millet olmanın doğası gereğidir.

Şimdi başa dönüp aynı soruyu soralım. Siz kürt milliyetçiliğini, türk milliyetçiliği ile aynılaştırıp, karşı çıkarak kime hizmet ediyorsunuz?

Kürt milliyetçiliğine karşı olmanızın teorik, siyasi argümanları nelerdir?
Kürt milliyetçisi olmamanızı anlayabiliriz ancak önünüzde devasa, saldırgan, jenosidal bir türk milliyetçiliği ve türk siyaseti varken, her tür milliyetçiliğe karşı olmak gibi argümanların bunu gizlemek, güçlendirmek ve dolayısı ile savunmak olduğunu görmüyormusunuz?


Kürt milliyetçiliği ve kürdistani siyaset, bu coğrafyada, değişim, dönüşüm, devrim talep eden herkesin doğal müttefiğidir. 

Bağımsız Kürdistan bu coğrafyanın en devrimci sloganıdır. Bunu Bağımsız Türkiye sloganı ile karıştırıp, karşı çıkmak gericiliktir.

Bağımsız Kürdistan mücadelesinde, kürt milliyetçileri, sosyalistleri, liberalleri, muhafazakarları aynı siyasi cephededirler.

Bağımsız Kürdistan hedefli siyasete karşı oluşunuzu, her tür milliyetçiliğe karşıyız palavrası ile örtemezsiniz.

Bu tutumunuzla sizler egemen milliyetçiliğin periferisinde, karşı devrimci bir rol oynuyorsunuz.

Posted in: tirki

Comments

There are currently no comments, be the first to post one!

Post Comment

Name (required)

Email (required)

Website

Türk Devlet Başkanı "kürt sorunu yoktur" demiş.
Fuat Önen
Türk Devlet Başkanı "kürt sorunu yoktur" demiş.
Türk Devlet Başkanı "kürt sorunu yoktur" demiş. Sosyal medyada buna dönük tepkiler yoğunlaştı. Kürt sorunu vardır diyen arkadaşlar bu açıklamaya kızmışlar. Dikkat edilirse kızgın arkadarkadaşların çoğu 2005 yılında Erdoğanın "kurt soru...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (74)


Kürt siyasetinde egemen siyaset tarzı
admin
Kürt siyasetinde egemen siyaset tarzı
Kürdistan da bağımsızlıkçılık görünür değildir. Kuzey Batı Kürdistan’da da bu böyledir, Kürdistan’ın diğer parçalarında da bu böyledir. Yalnız şuna dikkat etmenizi isteyeceğim, son bir-iki yılda özellikle Orta Güney Kürdistan’da cid...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (313)


Her hiyerarşik ilişki bir şiddet potansiyeli taşır 
Fuat Önen
Her hiyerarşik ilişki bir şiddet potansiyeli taşır 
Hiyerarşik bir düzenlemenin olduğu her ilişki bir şiddet potansiyeli taşır; bu sınıflar arası hiyerarşide de böyledir, aile içinde de böyledir, iş yerinde şef ve şef altındakilerle arasındaki ilişkide de böyledir. Her hiyerarşik ilişki bir şiddet pot...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (165)


Dünya düzeni
Fuat Önen
Dünya düzeni
Bu Dünya Savaşının 1918’de sona erdiği söylenir. Gerçekten 1918’de Dünya Savaşı sona erdimi?  Eğer yine dünyayı Avrupa’dan ibaret kabul edersek, evet sona erdi, Avrupalı devletler Avrupa’da savaşmaya son verdiler.  A...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (232)


Devrimcilik aynı zamanda kendi tarifleri olmaktır
Fuat Önen
Devrimcilik aynı zamanda kendi tarifleri olmaktır
Devrimci siyaset, tanımları olan siyasettir. Devrimci tarifli insandır. Devrimci siyaset ve devrimciler neye karşı olduklarını ve karşı olduklarının yerine neyi getireceklerini çok açık-seçik dile getiren hareketler ve insanlardır. Tariflerimize dönü...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (354)


Tarifleri bozma ve sömürgecilik
Fuat Önen
Tarifleri bozma ve sömürgecilik
Türkiye’deki egemen siyasetin ve siyasetçilerin Türkiyeci olmalarından daha doğal bir şey yok. Bu devletin kuruluş mantığı budur. Onun için bir AKP’li, bir CHP’li, bir MHP’li yada Türkiye partilerinden herhangibirisinin Türkiy...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (596)


Her tür milliyetçiliğe karşı olmak
Fuat Önen
Her tür milliyetçiliğe karşı olmak
Kürt milliyetçiliğine karşı olmanızın teorik, siyasi argümanları nelerdir? Kürt milliyetçisi olmamanızı anlayabiliriz ancak önünüzde devasa, saldırgan, jenosidal bir türk milliyetçiliği ve türk siyaseti varken, her tür milliyetçilik gibi argümanları...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1933)


23 ve 24 Nisan’ın iki Figürü: Mithat Sancar ve Fırat Aydınkaya

23 ve 24 Nisan’ın iki Figürü: Mithat Sancar ve Fırat Aydınkaya
Figürlerden biri Mithat Sincar, Türkiye Mecilisi'ndeki konuşmasıyla Türk devletini, Türklerin Atatürk'ünü ve Atatürkçüleri gözümüzde şirin göstermeye çalışıyor. Diğeri ise Fırat Aydınkaya, o da anlatımlarıyla Kürtleri kötüleyerek, Türkleri...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1579)


TC’nin Rusya ve ABD ile sürdürdüğü bu siyasi dans, uzun vadede sürdürülebilir değildir.
Fuat Önen
TC’nin Rusya ve ABD ile sürdürdüğü bu siyasi dans, uzun vadede sürdürülebilir değildir.
Bu yenilginin temel nedenlerinden birisi ABD ile kurulan ilişki biçimidir. Hiçbir siyasi anlaşmaya gidilmeden yapılan askeri işbirliği, yenilgiye yol açmıştır. Üstelik bu askeri işbirliği için temel siyasi hedeflerden vazgeçilmiş, Batı Kürdistan yeri...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1334)


ULUSAL BIRLIK, IÇINE HERKESIN HER ŞEYI KOYABILECEĞI BIR KAVRAM DEĞILDIR
Fuat Önen
ULUSAL BIRLIK, IÇINE HERKESIN HER ŞEYI KOYABILECEĞI BIR KAVRAM DEĞILDIR
Meclisteki “Kürt” milletvekilleri Türk meclisini, kendi şereflerini yerlerde süründürmek pahasına şereflendirmişlerdir. Aslında mecliste Kürt milletvekili yoktur. Meclise Türk olarak gidiyorlar ve Türklük, Atatürkçülük üzerine yemin ediyo...
Hejmara şirova (6)   Lê nerin (1166)


Page 1 of 8First   Previous   [1]  2  3  4  5  6  7  8  Next   Last