Fuad Önen
DIVÊ KURD YEKÎTÎ Û SERXWEBÛNA KURDISTANÊ JI XWE RE BIKIN MIJARA MAN Û NEMANÊ
Fuat Önen
Diplomasî, sîyaseta nazenîn e. Ji bo diplomasîyeke baş, berî her tiştî siyasteke baş, yekgirtî û Kurdistanî pêwîst e. Li başûrê welatê me mixabin siyaseteke bi v&icir...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (131)


Dewleta Tirkan nikare bi serê xwe li Qendîl ê operasyoneke leşkeri bimeşîne
Fuat Önen
Qendîl rêzeçîya ye û di sêkoşeya başûr, bakur û rojhilatê Kurdistanê de dimîne. Dagirkirina wê derê ne ew çend hêsan e. TC çima di vê deme de qal...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (408)


HILBIJARTINA TIRKAN, HDP Û HELWESTA HIN PARTÎYÊN KURDAN
Fuat Önen
Em nabêjin ku hilbijartina Tirkan me aleqedar nake, em dibêjin ku ev hilbijartina dewleteke dagirker e, hebûna dewleta Tirkan li Kurdistanê ne rewa ye, ev dewlet bi hemû dam û dezgehên xwe dagirker e û ...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (369)


HILBIJARTINÊN DEWLETÊN DAGIRKER Û HELWESTA KURDAN
Fuat Önen
Ne xwezayî ye ku sîyasetmedarên Kurdan wek yên Tirkan bipeyivin, nakokîyên di nav sîyaseta Tirkan de mezin bikin û di nav sîyaseta Tirkan de ji xwe re li cîyekî bigerin. Divê s&i...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (426)


TÊKÇÛNA ŞERÊ CEBHEYA KERKÛKÊ
Fuat Önen
Şerê li cebheya Kerkûkê rû da, bersîva dewletên dagirker û parêzerên sistemê ye. Di vê cebheyê de em têkçûn. Berpirsê vê têkçûyi...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1119)


YEKÎTÎYA KURDAN Û YA PARTÎYÊN KURDAN JI HEV CUDA NE
Fuat Önen
Di nav tevgerên rizgarîya neteweyî de kesî bi qasî tevgera rizgarîya neteweyî ya Kurdan nîqaşên teorîk nekiri ye. Em di nivîsarên Ho Shi Min, Amilcar Cabral, Mahatma Ghandi, Fide...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1618)


TC ÇIMA JI YEKÎTÎYA AXA ROJAVAYÊ KURDISTANÊ DITIRSE?
Fuat Önen
Ez ne di wê bawerîyê de me ku TC yê karibe Efrînê dagir bike û li wir pêşî li Kurdan bigire. Bi sedem ku TC nikare bakurê Kurdistanê wek berê bi rêve bibe, anuha her nav&cc...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1235)


   «   [1]  2  3  4  5  6  »      
  
25

 PKK Lideri Abdullah Öcalan ile yürütülen “çözüm süreci”nde, nasıl bir fotoğraf görüyorsunuz?

 Ortada bir çözüm süreci yok, bir İmralı süreci var. İmralı’da devlet memurları ile PKK lideri arasında görüşmeler var. Bunlar bazen ilerler, bazen geriler. Bazen gizlenir, bazen açığa çıkar. Bir “çözüm süreci”nden bahsedemeyiz.

 İki tarafta bazı adımlar attı. Artık cenazeler gelmiyor. Bu “çözüm süreci” değil midir?

 Öncelikle, herhangi bir sorunu çözmek için ilk şart tarafların sorun hakkında birbirine yakın bir tanımlamaya sahip olması gerekiyor. Türk devleti tartıştığımız meseleyi halen bir ‘terör’ sorunu olarak değerlendiriyor. Geldikleri en ileri nokta ‘Kürt sorunudur”.  Doğrudur, İstanbul’da, İzmir’de Kürt var. Türkiye’de ciddi bir Kürt azınlığı var ve bunların Kürt olmaktan kaynaklanan bütün hakları gasp edilmiştir. Bu meseleye ‘Kürt sorunu’ demek anlaşılır. Ama Türkiye’den Kürdistan’a geldiğinizde mesele değişir.

Nasıl bir değişiklik?

“Kürdistan meselesine” dönüşür. Çünkü parçalanmış bir ulus ve ülke gerçeği var. Türkiye Cumhuriyeti’nin 90 yıllık pratiği Kürt halkının ulus-ülke gerçeğini ortadan kaldırma pratiğidir. Bu nedenle akla gelebilecek her türlü zor, baskı uygulandı. Ve devlet halen meselenin ‘Kürdistan meselesi’ olduğunu kabul etmemiştir. Bu nedenle görüşmelerden bir çözüm beklemek doğru değildir. Sürece de çözüm süreci demek doğru değildir.

 Ne demek gerekiyor?

 Bu Türk açılımıdır. Çünkü bunu Türk siyaseti yapıyor. Türk devletinin Öcalan ve PKK ile ilişkilerinde hedeflediği Kürdistan meselesini Kürt meselesine dönüştürmektir. Kürtler’in ulus-ülke gerçekliği ortadan kaldırılacak, Kürtler, Türkiye’nin şurasına, burasına dağılmış bir halk haline dönüştürülecek. Eskiden Kürt yoktu deniliyordu, şimdi tek tek Kürt vardır, Kürt milleti yoktur, Kürdistan yoktur deniliyor. Türkiye Devleti üçüncü dünya savaşında sınırların değiştiğini görüyor. Kendisini korumak güdüsüyle Kürtler’in varlığını kabul etmeye ve tek tek Kürtler üzerinden planlar yapmaya başladı.

 Yani devlet, Kürtler’in devlet talep etmesinden mi korkuyor?

 Güney Kürdistan’da 1991’den başlayarak statüye doğru bir evrilme oldu. 2003’ten sonra federal sistem oluştu. Ama federasyon değil, defacto devlet gibi davranan bir yapı var orada. Orta Güney Kürdistan dediğimiz yer, Kürdistan’ın yüzde 18’ini oluşturuyor. Türkiye’nin işgal ettiği Kürdistan yüzde 42’isini oluşturuyor. Türkiye’de devlet aklı tehlikeyi görüyor. Bir ülkede yüzde 18 olan halk devletleşmeye gidiyorsa, yüzde 42’sini sen eskisi gibi yönetemezsin. Bu basıncı engellemeye çalışması lazım. “Çözüm süreci” ile bunu hedefliyor. Türkiye, 90 yıldır devlet siyaset mühendisliği yaparak, Kürtler’in devlet olma talebini ortadan kaldırmaya çalışıyor. Bu zamana yayılmış jenosittir.

 Kürtler, “Her Kürdün gönlünde Kürdistan var, ama koşullar uygun değil” diyor. Koşullar Kürdistan için uygun mudur?

Bu bir manipülasyondur. “Bizim gönlümüzde de Kürdistan var” deniyor. Kalp ile dil arası bir karışlık mesafedir. Kürdistan niye halen kalbimizden dilimize gelemedi? Dünyanın her yerinde ulus meselesi, “biz bir milletiz, burası bizim vatanımızdır, bu millet bu vatanda kendi kendini yönetip devletleşecek” argümanları üzerinden tanımlanıyor.

Günümüzdeki koşulları ve Ortadoğu’nun durumunu göz önüne alırsak, Kürtler bağımsız bir devlet kurabilecek güçteler mi?

 Siyasal mücadelede hedefler, içinde bulunduğunuz koşullarca belirlenir. Şu an gücünüzün yettiği talep stratejik bir hedef değildir. Taktik bir talep olabilir. Şu an Kuzey Kürdistan’da Kürtler’in otonomi kuracak güçleri de yok. Ama talep ediyorlar. Federasyon da kuracak güçleri yok, ama federasyon talep ediyorlar. Aynı şey bağımsızlık talebi için de geçerlidir. Bir şey talep ederken, o talebi meşrulaştıracak şey sizin o anki gücünüz değildir. İçinde bulunduğunuz koşullarda çözümü ne de görürseniz talebiniz o olur. Eğer stratejik hedeflerinizi taktik gücünüz üzerinden tanımlamaya başlarsanız, esas olarak davadan vazgeçmişsinizdir.

 Uluslararası koşullar buna müsaade eder mi?

 Bu da başka bir manipülasyondur. Sovyetlerin çözülmesinden sonra çok sayıda yeni devlet kuruldu. Yakın ve Ortadoğu’da alevlenen bir savaş ortamı var. Buradaki sınırların değişmesi gerektiği bütün dünyada kabul ediliyor. Bunlar bağımsız bir Kürdistan için olumlu koşullar değil midir? Bugünü 30 yıl önce ile kıyasladığımız zaman uluslararası koşullar Bağımsız Birleşik Kürdistan için çok daha elverişli koşullardır.

 Birçok aydın, ulus devletin ‘halkların felaketi’ anlamına gelebileceğini, belirterek reddediyor. “Ulus devlet” Kürtler’in de felaketi olur mu?

 Bizim Kürdistan’da kurulmasını önerdiğimiz devlet, Türkiye Cumhuriyeti devletine benzemeyecek. Kürdistan’da kurulacak olan devlet, Kürdistan’daki siyasal geçmişi kendisine zemin alır. Kürtler binlerce yıl kendi kendilerini yönetmişlerdir. “Ulus devlete karşıyız” argümanı Türkiye’nin birliğini sağlamak için kurulmuş, sömürgeci bir argümandır.  Ulus devlete karşıysak, önce işgalci ulus devlete karşı olmalıyız.

 Kürtler’in devlet olma hakkını savunuyorsunuz. Ortadoğu’da silaha başvurmadan devlet kurmak mümkün mü?

 Yakındoğu'nun merkezi ülkesi olan Kürdistan’ın bağımsızlığı ve birliğinin dünyadaki güçler dengesini önemli ölçüde etkileyeceği muhakkaktır. İlk elde bölgedeki dört devleti doğrudan hedeflediğini de göz önüne aldığımızda Bağımsız-Birleşik Kürdistan mücadelesinde silahlı mücadelenin her durumda gündemde olacağı açıktır. Silahın ne zaman ve nasıl kullanılacağı sadece bize bağlı değildir. Güç dengeleri, hazırlıklarımız ve işgalci devletlerin meşru mücadelemize göstereceği direnç ilk elde sayabileceğimiz diğer faktörlerdir.

 Kürt siyasi partileri ve bazı aydınlar, “silahlı mücadele miadını” doldurmuştur diyor. Kürtler için, silahlı mücadele miadını doldurmuş mudur?

 Hal bu iken Kürdistanlı siyaset sınıfının, aydınlarının "silahlı mücadele miadını doldurmuştur" türü açıklamalarda bulunmaları Kürdistan halkını fikri açıdan silahsızlandırmak anlamına gelir. Bu tür pasifist sloganları haykırmak, ülkesi dört işgalci devlet tarafından yüz binlerce asker tarafından işgal edilmiş ve ulus-ülke hakikatleri ortadan kaldırılmaya çalışılan Kürdistanlı siyaset erbabının işi olmamalıdır. Şengal’den Kobani’ye kadar gelişen olaylara baktığınız zaman, yıllarca “silahlı mücadele zamanı geçmiştir” diyenler bugün kapı kapı silah dileniyor. İran’dan, Türkiye’den koalisyondan silah istiyorlar. Bu olayların kendisi, aslında, bu tezin iflasıdır.

Fuan Önen, Türkiye’de yürütülen “çözüm süreci” ve Kürtler’in talepleri ile ilgili Rudaw’ın sorularını yanıtladı.















































































































































































Posted in: tirki

Comments

There are currently no comments, be the first to post one!

Post Comment

Name (required)

Email (not required)

Website

CAPTCHA image
Enter the code shown above:

  
Irak ve Kürdistan Gelişmeleri Üzerine Röportaj
Fuat Önen
Her dış mücadele bünyesinde bir iç mücadele barındırır. Dışarının içimizdeki operasyonuna dönüşmediği ve ulusal kurtuluş hedefinin önüne geçmediği müddetçe, iç iktidar mü...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (267)


HDP, Türkiyedeki Kürt azınlığın partisi olsun
Fuat Önen
Bence genel olarak Kürt seçmeni ya da Kürtlerin seçimde ne yapacaklarını sormak yanlıştır. En başta Kürdistanlılar ile Türkiye’deki Kürt azınlığını birbirinden farklı değerlendirmek lazımdır. Kürdista...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (424)


5’Lİ KÜRT BLOKU’NUN SEÇİM VE HDP’YE KARŞI TAVRI*
Fuat Önen
2009’dan bu yana Kürdistani Birlik, Kürdistan Ulusal Konferansı gibi konular gündemdedir. Her ne hikmetse seçim zamanları bu birlik konusu gündeme geliyor. Eğer ülkemizin toprakları işgal ediliyorsa, binlerce gen...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (391)


SEÇİME HAZIR OLMAK
Fuat Önen
24 Haziran seçimlerine de Kürdistan’dan katılmanın meşru bir yolu var mıdır diye düşündüğümde şu önerinin tartışılabileceğini düşünüyorum. Yani bu seçimi yine referanduma dönü...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1109)


EFRÎN
Fuat Önen
58 gün önce 72 savaş uçağı ile Efrini işgal operasyonunu başlattınız. Savaş uçaklarınıza tanklarınız, toplarınız, savaş helikopterleriniz, İHA’larınız, SİHA’larınız,termal kameralarınız eşlik etti.  Binlerce ...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (668)


Afrin operasiyonunu Türkiye devletinin Kürdistan dönük seferlerinin bir parçasıdir
Fuat Önen
Şimdi bunun doğru anlaşılması için şunun iyi görülmesi lazım. Türkiye devleti Afrin e, Hewlere, yada Mahabada  Ankara dan bakmıyor. Türkiye devleti Afrine de, Hewlere de, Kamışlıya da, Mahabada da, Sanadaja da Diyarbak...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (786)


KÜRDİSTANİ PARTİLERİN TEMEL STRATEJİK HEDEFİ KÜRDİSTAN’IN BAĞIMSIZLIĞI VE BİRLİĞİ OLMALIDIR
Fuat Önen
Sırrı Süreyya Önder kimi temsil ederek İmralı-Ankara-Kandil üçgeninde bu kadar tur attı? Önder’in Türkiye’de temsil ettiği bir kitle mi var? Bana göre devleti temsil ediyor. Yapılan yanlış bir işin kof...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (2370)


   «   [1]  2  3  4  5  6  7  8  9  10  »      
DESTPÉK      Tarix-belge      TEVKURD      Aslan Kaya -Baz      Fuad Önen      Media