Fuad Önen
TÊKÇÛNA ŞERÊ CEBHEYA KERKÛKÊ
Fuat Önen
Şerê li cebheya Kerkûkê rû da, bersîva dewletên dagirker û parêzerên sistemê ye. Di vê cebheyê de em têkçûn. Berpirsê vê têkçûyi...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (68)


YEKÎTÎYA KURDAN Û YA PARTÎYÊN KURDAN JI HEV CUDA NE
Fuat Önen
Di nav tevgerên rizgarîya neteweyî de kesî bi qasî tevgera rizgarîya neteweyî ya Kurdan nîqaşên teorîk nekiri ye. Em di nivîsarên Ho Shi Min, Amilcar Cabral, Mahatma Ghandi, Fide...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (585)


TC ÇIMA JI YEKÎTÎYA AXA ROJAVAYÊ KURDISTANÊ DITIRSE?
Fuat Önen
Ez ne di wê bawerîyê de me ku TC yê karibe Efrînê dagir bike û li wir pêşî li Kurdan bigire. Bi sedem ku TC nikare bakurê Kurdistanê wek berê bi rêve bibe, anuha her nav&cc...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (372)


REFERANDOMA SERXWEBÛNA KURDISTANÊ
Fuat Önen
Serxwebûna Kurdistanê di herêma Rojhelata Nêzîk de şoreşek e û ew ê nîzama dagirker hilweşîne. Ji ber vê yekê her çar dewletên dagirker; di serî de jî dewleta ...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (487)


SERXWEBÛNA BAŞÛRÊ KURDİSTANÊ GENGEŞÎYÊN Dİ NAV ŞÎA Û SUNEYAN DE ŞENGAL Û HÎLALA ŞÎA RIZGARBÛNA ROJAVAYÊ KURDISTANÊ
Fuat Önen
Em nizanin ku bi çi sedemê rê lê vekirin ku hêzên Haşdî Şabî têkevin hin deverên Şengalê û ew van deveran “rizgar” bikin. Hêza pêşmergeyan heye ku her bi...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (453)


Arîşeyên Şengalê
Fuad Onen
Miletê Kurd têra xwe xwedî dijmin e, tevgera rizgarîya neteweyî ya Kurdistanê ji serî de çar dewletên dagirker ji xwe re kiriye hedef. Ev dewlet li dinyê jî xwedî mutefîk ...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1026)


Armanckirina “kongreyeke netewî” ya ku ne li dijî tu dewletan e dibe devjêberdana mafê dewletbûna netewa Kurd!
Fuad Onen
Ev civîna ku berê wek Konferansa Kurdistanê û dûre jîwek Kongreya Netewî ya Kurdan hat binavkirin, li ser tewereya (mihwer) KomaraTirkîyê (KT)-Ocalan-Barzani ketiye rojeva me û çekber...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (4357)


   «   [1]  2  3  4  5  »      
  
09
Türkiye devlet başkanı Recep Tayip Erdoğan: "Biz bin yıldır bu topraklarda yaşamanın bedelini ödemiş bir milletiz. Bugün yaşananların da bin yıllık hesaplaşmanın tezahürü olduğunu biliyoruz. Bugünkü Türkiye, bu tür ameliyatlar konusunda dirençlidir." Bu sözlerde derin bir tarih bilinci olduğunu kabul etmeliyiz. Resmi tarihin doğası gereği çarpıtılmış bir tarih anlayışını yansıtsa da. Sözü edilen bin yıllık mücadele esas itibarı ile allokton-otokton mücadelesidir. Erdoğan bu mücadelede alloktonların sözcüsüdür. Uzak diyarlardan Yakın Doğu ve Anadolu'ya sökün eden kitleler bir müddet sonra çete devletleri şeklinde örgütlenmişlerdir. Başka halkların toprağında oluşturulan bu çete devletleri varlıklarını otokton halkların yokluklarına (bölüp parçalayıp yönetmek, örgütlenmelerini dağıtmak vs.) dayandırmışlardır. Osmanlı, Artuklu, Akkoyunlu, Karakoyunlu, Selçuklu devletleri bunlardandır.
 
Türkiye Cumhuriyeti, çeteciliği üç kıtaya yayarak imparatorluğa büyüyen Osmanlı'nın ardılıdır. İmparatorluğun oluşum ve gelişim dönemlerinde varlıkları kabul edilen otokton kavimler ve memleket gerçeklikleri modernite ile beraber red ve inkar edilmiş ve otokton halkların ulus ülke gerçeklikleri imha edilmeye yönelinmiştir. Bu nedenle allokton devlet geleneğinin modern sürdürücüsü Türkiye devleti için jenosid temel siyasal yönetim tarzı olmuştur. Hal bu iken devlet başkanı Erdoğan, Kürdistan'ın batısında oluşturulan (oluşan değil) allokton millet adına konuşup "bu topraklarda yaşamanın bedelini ödemiş bir milletiz" demektedir. Bu devlet Ermeni, Süryani, Rum jenosidlerinin faili olarak hangi bedelleri ödemiştir? Bu devlet Kürdistan'da sürdürdüğü zamana yayılmış Jenosidin bedelini mi ödemiştir? Bedel ödemediği, bedel ödettiği ve otokton halklara ödettiği bedel üzerinden alt-emperyal hevesler sürdüren bir devletin başı olarak bedel ödemiş olmaktan söz etmenin doğruluktan uzak olduğu açıktır. Ona bunu söyleten nedenlere bakmalıyız.
 
Bu savaş Kürdistan'ın 4 işgalci devletle hesaplaşmasıdır da
Birinci Dünya Savaşında kurulan ve İkinci savaştan sonra reorganize edilen dünya düzeni ve bu düzenin dayandırıldığı devletler sistemi, SSCB'nin çözülmesi ile çökmüştür. Süre giden uzun süreli ve deyim yerindeyse postmodern Üçüncü Dünya Savaşı yeni bir dünya düzenini hedeflemektedir. Son yıllarda Yakın ve Orta Doğu'da yoğunlaşan bu savaş aynı zamanda küresel bir hesaplaşmadır. Yakın Doğu'nun merkezi ülkesi olan Kürdistan bu savaşın önemli cephelerinden biridir. Bu nedenle bu savaş aynı zamanda Kürdistan'ın 4 işgalci devletle hesaplaşmasıdır da. Hesaplaşma Irak ve Suriye'yi eski devlet formuna gelemez hale getirmiştir. Sıranın İran ve Türkiye'ye de gelmesi kaçınılmazdır. Bölgenin devlet aklı gelişkin bu iki devletini yönetenler bu gerçeği bizlerden daha iyi görmekte ve bu kaçınılmaz gerçeğe direnmektedirler. Bölge yeniden dizayn edilirken bu bölgenin iki eski devleti eskisi gibi kalamaz.
 
Erdoğan'a bin yıllık hesaplaşmayı ve bedel ödemeyi söyleten bu gerçekliktir. Hesaplaşma zamanıdır. Bunun uzun ve sert bir hesaplaşma olacağı anlaşılmaktadır. Korkulan bugün yanlış bir siyasi ve askeri akılla yerleşim birimlerimize açılan hendeklerin, Kürdistan ile Anadolu arasındaki sınıra çekilmesidir. Türkiye devletinin bütün gücü ile Kürdistan'ı parçalayan sınırlara yüklenmesinin nedeni budur. Parçalar arasında irtibatı kopararak tarih sahnesine çıkmakta olan Kürdistan'ı kendi devlet sınırlarının dışında tutmak hedeflenmektedir. Bu uzun süreli sert hesaplaşmada iktidar perspektifi ve devletleşme hedefi Kürdistani siyasetin olmazsa olmazıdır. “Devlet de, iktidar da istemiyoruz" türünden apolitik beyanlar, niyet ne olursa olsun Kürdistanlıları fikri olarak silahsızlandırmaya yarar. Bir diğer olmazsa olmazımız parça içinde ve parçalar arasında ulusal birlik perspektifidir. Bu birlikler de sadece ulusal hedeflerle yani devletleşme hedefi ile ve iktidar perspektifi ile sağlanabilir. Nazım Hikmet bir şiirinde "Musollini çok konuşuyor Taranta Babu, çok korktuğu için çok konuşuyor" diye yazmıştı. Bundan esinlenerek bedel ödeme gününün yaklaştığını sezinleyen devlet başkanı için "Erdoğan çok konuşuyor Sakina, çok korktuğu için çok konuşuyor" diyebiliriz. Ve tabii Türkçedeki o güzel deyiş ile bitirebiliriz bu notu: "Korkunun ecele faydası yoktur!".


Posted in: tirki

Comments

There are currently no comments, be the first to post one!

Post Comment

Name (required)

Email (not required)

Website

CAPTCHA image
Enter the code shown above:

  
KÜRDİSTANİ PARTİLERİN TEMEL STRATEJİK HEDEFİ KÜRDİSTAN’IN BAĞIMSIZLIĞI VE BİRLİĞİ OLMALIDIR
Fuat Önen
Sırrı Süreyya Önder kimi temsil ederek İmralı-Ankara-Kandil üçgeninde bu kadar tur attı? Önder’in Türkiye’de temsil ettiği bir kitle mi var? Bana göre devleti temsil ediyor. Yapılan yanlış bir işin kof...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1338)


ZİYA GÖKALP ULUSSUZ BİR DEVLETİN İDEOLOGUDUR, İSMAİL BEŞİKÇİ İSE DEVLETSİZ BİR ULUSUN…
Fuat Önen
Ziya Gökalp ulussuz bir devletin ideologudur. İmparatorluk bakiyesinden allokton bir ulus oluşturmaya çalışan, Türk Egemenlik Sisteminin, paralı memurudur. İsmail Beşikçi ise devletsiz bir ulusun, ulusal demokratik haklarını s...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (481)


Üst Aidiyet ve İktidar
Fuat Önen
Geçmişten ders almak, Kürdistan’daki siyasi aktörlerin genellikle uzak durdukları bir eylem türüdür. Modernite öncesi kurumlarımızın (aşiret meclisleri, rîsıpi heyetleri,aşiret konfedereasyonları, mirl...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1026)


Dünya Düzeni, Dünya Devletler Sistemi ve Kürdistan
Fuat Önen
Türk devletinin son Kürdistan seferinin esas nedeni Hemrin dağından Afrin’e görünür hale gelen bu sınırlardır. Güney Batı sınırlarının görünür hale geldiği ve bu sınırlar içinde devletleşmeyi ...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1341)


Dr. SaitÇürükkaya için yaptığım konuşma ve bazı yorumlar için açıklama
Fuat Önen
Birkaç gündür Şehid Sait Çürükkaya’nın mezarı başında yaptığım konuşma speküle edilerek, çirkin bir karalama kampanyası yürütülmektedir. Sait Çürükkaya’nın anıs...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1468)


Erbil ziyareti ve İmralı görüşmesiyle ilgili BasHaber röportaji
Fuat Önen
Bölge Başkanı Mesud Barzani müdahil olmaya, devletle HDP arasında bir tür uzlaşma sağlamaya çalıştığında, HDP eş başkanı bu meselenin Türkiye’nin “iç meselesi” olduğunu söyleyerek Başkan Barzan...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (3333)


15 TEMMUZ, TÜRK ORDU GELENEĞİNDE İÇKİN OLAN BİR ASKERİ DARBE GİRİŞİMİDİR
Fuat Önen
Türkiye’yi zor günler beklemektedir. Yakındoğu ve Ortadoğu, Üçüncü Dünya Savaşının önemli cephesidir. Bu bölgeler yeniden dizayn edilmeye çalışılmakta. Birinci ve İkinci Dünya savaşları...
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1367)


   «   [1]  2  3  4  5  6  7  8  9  »      
DESTPÉK      Tarix-belge      TEVKURD      Aslan Kaya -Baz      Fuad Önen      Media