Ramanên Li Ser Mîr Bedirxanî
İsmail Beşikçi
Saturday, June 15, 2013
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (3627)
Daxuyanîya raman an hestekî Mîr Bedirxanîku vê ramanê sererast bike tune ye. Ez wek kesekî difikirim ku dibe ramanekewiha hebe. Em vî...
Ewropa, Kurd û Nasnameya Kurdan
İsmail Beşikçi
Monday, September 10, 2012
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (2660)
Heqîqetek e ku li Ewropayê girseyeke mezin ya kurdan dijî. Lê, li welatên Ewropayê yên wek Almanaya,  Frensa, Îngîltere, ...
Dînamîkên Hundir-Dînamîkên Derve
İsmail Beşikçi
Monday, August 27, 2012
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (2542)
Di ‘eslê xwe de cudakirina pêvajoyên civakî sîyasî wek dînamîkên derve, dînamîkên hundir nerast e. &Ec...
Çima Aşîtî Pêk Nayê?
İsmail Beşikçi
Thursday, August 30, 2012
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (2566)
Divê bi baldarî li ser vegotina ku Serokwezîr Recep Tayyip Erdoğanî, ji bo ‘Erebên Filistînî, ji bo Herêma Xwesera Filist&icir...
Zanist, Hiqûq, Heqîqet
İsmail Beşikçi
Saturday, September 1, 2012
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (2613)
Li Tirkiyeyê, zanîngeh, nesaziyeke ku li heqîqeta civakî digere. Berevajî vê, saziyeke ku bi awakî sîstematîk dixebite ji bo h...
Komeleya Zanistên Civakî ya Tirkan | İsmail Beşikçi
İsmail Beşikçi
Friday, August 31, 2012
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (2509)
Helwesta bingehîna ku dê rê bide pêşketina zanistên civakî, rexneya îdeolojiya fermî ye. Divê îdeolojiya fermî bi ...
Zarokên Agir û Rojê
İsmail Beşikçi
Friday, August 31, 2012
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (2710)
Dîrok çi ye? Di dîrokê de bi hezaran bûyer diqewimin. Ji vanan ancax yên bala mirovan, bala lêkolîneran dikşînin, yên t...
Li Hember Sîstema SiyasiyaTirkan Pêwendiyên Zanistî û Îdeolojiya Fermî*
İsmail Beşikçi
Saturday, September 1, 2012
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (2542)
Li gor qen’eta min saziya herî girîng a sîstema siyasî ya Tirkan, a rejîma siyasî ya Tirkan îdeolojiya fermî ye. Îdeoloj...
Rexneya Îbrahîm Guçluyî
İsmail Beşikçi
Thursday, March 22, 2012
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (2465)
Paşê İbrahim, behsa nîqaşeke ku di 1990î de  hatiye kirin dike. Ev nîqaş, nîqaşeke ku xwedî naverokeke civakî û sîyas&ici...
Li Ser “Zimanê Şaristaniyê”
İsmail Beşikçi
Thursday, March 22, 2012
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (2473)
Di cihekî hevpeyvînê de, nûçegihan ji nivîskar pirsên li ser wêje û weşana Kurdî dipirse. Wek mînak, tu çi...
'Tirkiye Dostê Me ye'
İsmail Beşikçi
Thursday, February 9, 2012
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (2397)
Li Ewropa, îro, dewletên ku serjimara wan li dor 30-40 hezarî ne hene. Ev endamên Konseya Ewropa û NYê ne jî. Andorra, San Marino, Monaco,...
Çavdêriyên Li Ser Universiteya Tirk / İsmail BEŞİKÇİ
İsmail Beşikçi
Thursday, March 22, 2012
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (2149)
Va li vir jî aliyekî girîng î têkildar bi metoda ramana zanistî re heye. Serokê îqtîdara desthilatdar, Serokê Komî...
Azaedîya îfadeyê, Sansûr-Otosansûr
İsmail Beşikçi
Thursday, March 22, 2012
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (2765)
Di çandiniyê de hinek tiştên bizirar hene. Wek kurmê sîn, qimil, kulî, hêrîşa mişkan, hişkayî(tunebûna baranê)......
“Kurd Otonomîyê Naxwazin”
İsmail Beşikçi
Friday, February 12, 2010
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (3239)
Heger ku li Tirkîyê li ser Kurdan, pirsgirêka Kurdan zulm bi giranî berdewam bike, zêdeyî hezar zarokên ku keviran davêjin polî...
Di Civaka Kurd de Polîtîkayên Guhertin û Rêvekirinê
İsmail Beşikçi
Wednesday, February 3, 2010
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (3471)
Perçekirin û parvekirinê îskeletê Kurdistanê û mejîyê Kurdan ji hevdû xistîye. Vê pêvajoyê li s...
   «   [1]  2  3  »      
  
11

Rusya Stratejik Çalışmalar Enstitüsü (RİSS) Başkanı Leonid Reşetnikov, ‘Kürtler Kaderlerine Küsmeli!’ dedi. Leonid Reşetnikov bu sözü, Hürriyet Gazetesi’nden Cansu Çamlıbel’e verdiği bir röportaj sırasında söyledi. (Hürriyet, 7 Kasım 2016 -)

Rusya Stratejik Çalışmalar Enstitüsü’nün, Rusya Federasyonu Devlet Başkanlığı’nın resmi düşünce kuruluşu olduğu vurgulanıyor.

Rusya Stratejik Çalışmalar Enstitüsü Başkanı Leonid Reşetnikov şöyle söylüyor. “Kürtlerin olduğu yerlerde dillerin yaşatmalarına ve kültürel olarak gelişmelerine imkan tanınmalıdır Ama devlet kurmalarına biz karşıyız. Tarihin kaderi böyle. Ne yapalım, bugün, Irak’tan sonra, İran, Suriye ve Türkiye’yi mi parçalayalım, Ermenistan’da da Kürtler var.”

Irak, İran, Suriye, Türkiye gibi dört ülkede birden özerklik kurulmasının gerçekçi olmayacağını savunan Leonid Reşetnikov, şöyle devam ediyor.

“Dört ülkede birden özerklik kurulması gerçekçi değil. Kürtler bir anlamda kaderlerine küsmeli. Dünyayı değiştiremeyiz. Bazıları dünyayı değiştirmek istiyor. Ama bu yeni savaşlara yol açar. Ama her ülkede Kürtleri eşit haklara sahip vatandaş haline getirmek politikası olmalı. Rusya’da yüz etnik grup var. Hepsine bağımsızlık mı vereceğiz? Kürtler bir yerde baskı görüyorlarsa, buna karşı çıkmalıyız ama devlet kurmalarına karşıyız”

Rusya Stratejik Çalışmalar Enstitüsü Başkanı Leonid Reşetnikov’un bu sözleri, Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra, 1920’lerde, Milletler Cemiyeti döneminde, Kürdlere çok büyük haksızlıklar yapıldığını, Kürdlerin/Kürdistan’ın başına lanetli bir çorap geçirildiğini çok açık bir şekilde göstermektedir. Bu düşüncelerin hepsi, Kürdleri/Kürdistan’ı bölen, parçalayan, paylaşan ve Kürdlere karşı baskı uygulayan devletlerin görüşleridir. Ve bu statükonun hiç değişmemesi istenmektedir. Kürdlerin, Kürdistan’ın, bölünmüşlüğü, parçalanmışlığı, paylaşılmışlığı sonsuza kadar sürmelidir….

Türkiye, İran, Irak, Suriye, Ermenistan, Gürcistan, Azerbaycan gibi ülkelerde, Birleşik Krallık, Fransa, ABD, Almanya, Rusya Federasyonu gibi ülkelerde, Sosyal Bilimler’in, bu sürece dikkat çekmemesi üzerinde önemle durulmalıdır. Sovyetler Birliği döneminde de durum buydu. Bu ülkelerde, Tarih, Sosyoloji, Siyaset Bilimleri, Antropoloji Ekonomi gibi Sosyal Bilimler, Hukuk gibi Normatif Bilimler, Beşeri Bilimler bu sürece dikkat çekmemiştir. Böyle bir süreci görmezden gelmiştir. Yok saymıştır. Bu durumun da incelenmesi şüphesi önemlidir.

Kader-Gelecek
“Ulusların Kendi Kaderlerini Tayin Hakkı” ilkesindeki kader sözcüğü kanımca doğru bir sözcük değildir. “Ulusların Kendi Geleceklerini Tayin Hakkı” söylemi çok daha doğrudur. Kader sözcüğü, bilinmeyen, ilahi bir gücü akla getirir. Kaderiniz, ilahi bir güç tarafından çizilmiştir ve bunu değiştiremezsiniz. “Kaderimiz alnımızda yazılı”, “Kaderimizde ne yazılmışsa onu yaşarız”. Kader soyut bir kavramdır. Kaderinizi değiştiremezsiniz, ona boyun eğmek, katlanmak durumundasınız. Gelecek kavramı böyle değildir. Gelecek daha somut bir kavramdır. İnsanlar, kendi geleceklerinin kendileri belirlerler. İnsanlar, geleceği görebilirler. Çalışarak, iradelerinin kullanarak, bugünkü olumsuz koşulları değiştirip daha olumlu bir gelecek kurabilirler. Çalışmak, iradesini kullanmak, insanın elindedir. Ama ilahi bir güç tarafından çizilen kaderini değiştirmek, insanın elinde değildir. Uluslar için de durum böyledir.
“Kaderine küsmek” denilebilir. Ama “Geleceğine küsmek” sağlıklı bir kavram değildir. Çünkü insanlar, kendi geleceklerini kendiler yaratabilirler, . Olumlu bir gelecek kurmak için çabalayan insan bun küsmez. Ama, boyun eğmek, katlanmak durumunda olduğu kaderine küsebilir. (bk. İsmail Beşikci, “Kader- Gelecek”, Özgür Gündem, 7 Ekim 1993 bk. Kirletilen Kavramlar, Bilim, Eşitlik Adalet, içinde, İBV Yayınları, Ocak 2016, s. 325-328

Rusya Stratejik Çalışmalar Enstitüsü Başkanı Leonid Reşetnikov’un sözlerine biraz daha yakından bakmakta yarar vardır.

Leonid Reşetnikov, “Dünyayı değiştiremeyiz” diyor. Bu çok şaşırtıcı bir belirlemedir. Feuerbach’tan, Engels’den, Marx’tan beri, “dünyayı değiştirmek” Felsefe’nin önemli bir konusudur. Bu düşünürler, “Filozoflar, şimdiye kadar, dünyayı algılamaya, anlamaya çalışıyorlardı. Halbuki önemli olan dünyayı değiştirmektir” diyorlardı. Ve bu, genel olarak çok kabul gören bir anlayıştır. Ama, Kürdler/Kürdistan söz konusu olduğu zaman, bu görüş, bu anlayış kabul edilmediği gibi, tersi bile söylenebiliyor. Ve bunu söyleyenin de, 75-80 yıl sosyalizmi, komünizmi yaşayan bir ülkenin, önemli bir düşün kurumunun başındaki adam olması şaşırtıcıdır.

İŞİD, 2014 Haziran’ında, Musul’u işgal ederek ve Irak-Şam İslam Devleti’ni kurarak savaş başlattı. Bu savaşın çok önemli bir amacı, Kürdlerin devlet kurmasını önlemekti. Rusya Stratejik Çalışmalar Enstitüsü Başkanı, Leonid Reşetnikov, “Kürdler devlet ilan ederse savaş başlar” diyor. Savaşlar, Kürdler devlet ilan ettikleri için değil, Kürdlerin devlet ilan etmesini engellemek için başlatılıyor. Baskı, zulüm bunun için sürdürülüyor. Bütün bunlar, Kürdlerin, Kürd olmaktan, Kürd toplumu olmaktan doğan haklarını baskı altında tutmak için yapılıyor. İŞİD’le savaşı da Musul operasyonuna kadar, Kürdler yürütüyordu. Koalisyonun hava desteği de şüphesi önemlidir.
Leonid Reşetnikov, “Kürdler, bulundukları ülkelerde eşit vatandaş olmalıdır”, “devlet politikaları, Kürdleri eşit vatandaş yapmaya gayret etmelidir” diyor. Buradaki “eşitlik” de, Kürdleri oyalamaya, kandırmaya, Kürdlerin kafasını bulandırmaya yöneliktir. Senin sahip olduğun haklara Kürdler sahip değilse, buradan eşitlik doğabilir mi? Kürdler, senin sahip olduğun haklara kavuşmak için çaba sarfediyor, çok ağır bedeller ödüyor. Kürdlerle savaşarak bu kazanımları engellemeye çalışıyorsun. Buradan eşitlik doğabilir mi?

Leonid Reşetnikov, “Rusya’da, 100 etnik grup var, hepsine de bağımsızlık mı vereceğiz?” diyor. Bu da Küreleri oyalayan, kandıran, Kürdlerin zihnini bulandıran bir kavramdır. Örneğin, Sibirya’daki, 500-600 kişilik bir etnik grupla, Yakındoğu’da, Ortadoğu’da, 50 milyonu aşana nüfusa sahip olan Kürdler bir tutulabilir mi, aynı torbaya konabilir mi?
Kürdleri, Kürdistan’ı bölen, parçalayan, paylaşan ve Kürdlere baskı uygulayan devletlerin sivil toplum kuruluşları, yazarları, aydınları, basın mensuplar vs. de, en azından bunların bir kısmı da genel olarak böyle sözler ediyorlar. “Dünyada 2000 etnik grup var”, “3000 etnik grup var, hepsine de bağımsız devlet mi verilecek?” deniyor. Amazonlar’da, Ekvator’da, Kutuplar’da vs. yaşayan, 80-100 kişilik bir etnik grupla, Kürdler bir tutulabilir mi? Aynı torbaya konabilir mi? Dikkat edilirse, 2000 etnik gruptan, 3000 etnik gruptan söz edenler, bu etnik grupların her birinin, nüfusların vurgu yapmamaya özen gösteriyorlar. Çünkü, nüfustan söz edilse, insanların bilincine nüfusdaki dengesizlikler hemen çarpabilir.
Leonid Reşetnikov, “Kürdler bulunduklar ülkelerde baskı görüyorlarsa, buna da karşı çıkılmalıdır” diyor. Bu da ikiyüzlü bir politikadan başka bir şey değildir. Halepçe’de, 16 Mart 1988’de gerçekleştirilen Kürd soykırımına kim karşı çıktı? Paris’te, Londra’da, Berlin’de, Roma’da, Moskova’da, Washington’da, Tokyo’da vs. bu soykırıma karşı bir tepki, yürüyüş, miting vs. oldu mu? Bu soykırımın yapıldığı günlerde, İslam Konferansı Kuveyt’de toplantı halindeydi. Bu soykırıma karşı İslam Konferansı’nın bir tepkisi oldu mu? Saddam Hüseyin rejimine karşı bir eleştiri gelişti mi? Kaldı ki, Saddam Hüseyin, “en zehirli gaz”ı üretmeye çalışıyordu. Bunun için de, Kürd köylerini ve cezaevlerindeki Kürd mahkumları, örneğini Süleymaniye Merkez Güvenlik Karargahı’ndaki Kürd mahkumları laboratuvar olarak kullanıyordu. 1983-1988 arasında, zamana ve mekana yayılmış bir şekilde, bu deneylerde yaşamlarını yitiren Kürdlerin sayısı, Halepçe’de, bir çırpıda boğulan 6000 rakamından çok daha büyüktür. Ama bu soykırım süreci zamana ve mekana yayıldığı için, basına yansımadığı için bunlar bilinmemektedir.

Bu soykırıma karşı, sadece İsrail’de, Tel Aviv’de, soykırımdan hemen sonra, büyük bir miting ve yürüyüş yapıldığın da vurgulamak gerekir. Bu da ayrıca dikkat çekici bir konudur.

Kürdleri/Kürdistan’ıni bölünmesinin, parçalanmasının, paylaşılmasının, önemli bir etkisi sonucu da siyasal partilerin, örgütlerin bölünmesinde kendini göstermektedir. Herhangi bir parçada, Siyasal partiler, örgütler de devletlerin çıkarlarına göre bölünmeye uğramaktadır. Herhangi bir parçada, Kürd/Kürdistan mücadelesi yükseldiği zaman, devlet, bu mücadeleyi bastırmak için, karşı taraftaki Kürd siyasal partilerinden biriyle ilişkiye girmekte, örgütlerden biriyle ilişkiye geliştirmeye çalışmaktadır. Bu ilişkiyi geliştirmenin esas amacı, hem kendi parçasındaki Kürdlerin mücadelesini, hem karşı parçadaki siyasal partinin mücadelesini, genel olarak, Kürd/Kürdistan mücadelesini bastırmak etkisiz kılmaktır.

Bu politikayı, bugün, özelikle İran, etkili bir şekilde kullanmaktadır. Bu politikayı aşmanın, etkisiz kılmanın tek yolu, parçacı siyasetleri aşıp, parçacı siyasetleri geri plana bırakıp Kürd/Kürdistan’ın genel çıkarları etrafında uzlaşmayı sağlayan bir politikayı oluşturmaktır. Buysa yüksek Kürd/Kürdistan bilincini gerektirir. Bunca ağır berdellere rağmen, baskının, zulmün sürüp gitmesi, böyle bir politikanın oluşmasını, oluşturulmasını kaçınılmaz kılmaktadır.

Posted in: tirki

Comments

There are currently no comments, be the first to post one!

Post Comment

Name (required)

Email (not required)

Website

CAPTCHA image
Enter the code shown above:

  
Güvenlik...
İsmail Beşikçi
Monday, August 7, 2017
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (49)
Son yıllarda, gerek Türkiye’de, gerek dış basında, Kürd/Kürdistan sorunları yoğun olarak gündeme getirilmekte ve tartışılmaktadır. Ama bu tartışmalar, hep...
Bir Kürd
İsmail Beşikçi
Thursday, March 16, 2017
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (765)
Bölünmüş, parçalanmış, paylaşılmış uluslar, ülkeler, bu tarihsel operasyonların bilincine vardıkları zaman, ulusal mücadelenin çok hızlı ve y...
İki Kürd...
İsmail Beşikçi
Monday, March 6, 2017
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (668)
Yahudiler, Avrupa’da, 1930’larda, 1940’larda çok büyük soykırım yaşadı. Almanya’da, Fransa’da Polonya’da, Avusturya’da, M...
Üç Kürd
İsmail Beşikçi
Tuesday, February 28, 2017
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (704)
Üç Kürd’ün Kürd/Kürdistan sorunlarıyla ilgili olarak çok farklı tutumlarının eğitimle çok yakından ilişkisi vardır. Eğitim, K&uu...
Ermeniler, Kürdler…
İsmail Beşikçi
Tuesday, January 24, 2017
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (675)
Hamidiye Hafif Süvari Alayları denildiği zaman, üç aşiret ve bu üç aşiretin reisi hemen öne çıkmaktadır. Miran Aşireti ve Reisi Mustafa Paş...
Hayatımdan Kesitler
İsmail Beşikçi
Tuesday, December 27, 2016
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (807)
Receple arkadaşlığımız,  dostluğumuz, 1974’den sonra da devam etti. Komal, Rizgari sürecinde ve daha sonraki süreçlerde beraberdik. Sormadan edemiyorum...
Peşmergelik Yüce Bir Değerdir
İsmail Beşikçi
Monday, November 21, 2016
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (915)
Doktor Sait Çürükkaya, politik düşünceleri, sezgileri, öngörüleri gelişkin bir arkadaşımızdı. Stratejik taktik askeri planları askeri biri...
Kaderine Küsmek
İsmail Beşikçi
Friday, November 11, 2016
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (858)
Kürdleri/Kürdistan’ıni bölünmesinin, parçalanmasının, paylaşılmasının, önemli bir etkisi sonucu da siyasal partilerin, örgütlerin b&...
Suriyeli Mülteciler
İsmail Beşikçi
Wednesday, October 26, 2016
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (885)
Suriyeli mültecilerin, daha konforlu bir yaşam sürmek için Avrupa’yı tercih ettikleri ileri sürülebilir. O zaman da şu çok önemli bir s...
28 Devlet Bağımsız Kürdistan’ı Tanımayacak...
İsmail Beşikçi
Saturday, September 3, 2016
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1153)
“Şu kadar devlet bağımsız Kürdistan’ı tanımayacak” demek, Kürdleri/Kürdistan’ı değil, Kürdistan’ı müştereken baskı altında tu...
Devlet, İslam, Kürdler ve Darbe
İsmail Beşikçi
Tuesday, August 30, 2016
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1003)
22 Şubat 1962’de Harp Okulu Komutanı Talat Aydemir’in darbe girişimi olmuştu. Bu başarıya ulaşmadı. Görüşmeler sonucu Talat Aydemir ve arkadaşlarına ceza veri...
Süleymaniye Merkez Güvenlik Karargahı
İsmail Beşikçi
Monday, May 30, 2016
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1322)
Bölünmenin, parçalanmanın, paylaşılmanın önemli bir etkisi de siyasal partiler, örgütler üzerinde görülmektedir. Bu siyasal partiler,...
'Peçar Tenkil Harekatı/1927' Üzerine Birkaç Söz
İsmail Beşikçi
Wednesday, May 25, 2016
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1161)
1971’de, 12 Mart Rejimi sırasında yaşanan ‘İki Saitler’ olayı, Kürd/Kürdistan tarihinin acı olaylarından biridir. Bu olayın karanlıkta bırakılmaması, ay...
Tunceli Kanunu,Getirdiği Esaslar ve Devletin Asimilasyon Planları(*)
İsmail Beşikçi
Saturday, May 21, 2016
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1066)
Kerbela'da ölenler 72 kişidir. 1937-38'de Dersim'de katledilenler ise belki 72 bin kişidir. Devlet 13 bin kişiden söz etmektedir. Sayının çok çok yükse...
Uluslararası Barışı Kurma Çabaları, Kürdler/Kürdistan III
İsmail Beşikçi
Saturday, February 6, 2016
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1490)
Bölünmenin, parçalanmanın, paylaşılmanın en önemli etkisi, siyasal partilerde, örgütlerde kendini göstermektedir. Bu bölünme, siyasal...
   «   [1]  2  3  4  5  6  7  8  9  »      
DESTPÉK      Tarix-belge      TEVKURD      Aslan Kaya -Baz      Fuad Önen      Media