Ramanên Li Ser Mîr Bedirxanî
İsmail Beşikçi
Saturday, June 15, 2013
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (3266)
Daxuyanîya raman an hestekî Mîr Bedirxanîku vê ramanê sererast bike tune ye. Ez wek kesekî difikirim ku dibe ramanekewiha hebe. Em vî...
Ewropa, Kurd û Nasnameya Kurdan
İsmail Beşikçi
Monday, September 10, 2012
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (2395)
Heqîqetek e ku li Ewropayê girseyeke mezin ya kurdan dijî. Lê, li welatên Ewropayê yên wek Almanaya,  Frensa, Îngîltere, ...
Dînamîkên Hundir-Dînamîkên Derve
İsmail Beşikçi
Monday, August 27, 2012
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (2265)
Di ‘eslê xwe de cudakirina pêvajoyên civakî sîyasî wek dînamîkên derve, dînamîkên hundir nerast e. &Ec...
Çima Aşîtî Pêk Nayê?
İsmail Beşikçi
Thursday, August 30, 2012
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (2313)
Divê bi baldarî li ser vegotina ku Serokwezîr Recep Tayyip Erdoğanî, ji bo ‘Erebên Filistînî, ji bo Herêma Xwesera Filist&icir...
Zanist, Hiqûq, Heqîqet
İsmail Beşikçi
Saturday, September 1, 2012
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (2336)
Li Tirkiyeyê, zanîngeh, nesaziyeke ku li heqîqeta civakî digere. Berevajî vê, saziyeke ku bi awakî sîstematîk dixebite ji bo h...
Komeleya Zanistên Civakî ya Tirkan | İsmail Beşikçi
İsmail Beşikçi
Friday, August 31, 2012
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (2239)
Helwesta bingehîna ku dê rê bide pêşketina zanistên civakî, rexneya îdeolojiya fermî ye. Divê îdeolojiya fermî bi ...
Zarokên Agir û Rojê
İsmail Beşikçi
Friday, August 31, 2012
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (2427)
Dîrok çi ye? Di dîrokê de bi hezaran bûyer diqewimin. Ji vanan ancax yên bala mirovan, bala lêkolîneran dikşînin, yên t...
Li Hember Sîstema SiyasiyaTirkan Pêwendiyên Zanistî û Îdeolojiya Fermî*
İsmail Beşikçi
Saturday, September 1, 2012
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (2298)
Li gor qen’eta min saziya herî girîng a sîstema siyasî ya Tirkan, a rejîma siyasî ya Tirkan îdeolojiya fermî ye. Îdeoloj...
Rexneya Îbrahîm Guçluyî
İsmail Beşikçi
Thursday, March 22, 2012
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (2207)
Paşê İbrahim, behsa nîqaşeke ku di 1990î de  hatiye kirin dike. Ev nîqaş, nîqaşeke ku xwedî naverokeke civakî û sîyas&ici...
Li Ser “Zimanê Şaristaniyê”
İsmail Beşikçi
Thursday, March 22, 2012
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (2189)
Di cihekî hevpeyvînê de, nûçegihan ji nivîskar pirsên li ser wêje û weşana Kurdî dipirse. Wek mînak, tu çi...
'Tirkiye Dostê Me ye'
İsmail Beşikçi
Thursday, February 9, 2012
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (2133)
Li Ewropa, îro, dewletên ku serjimara wan li dor 30-40 hezarî ne hene. Ev endamên Konseya Ewropa û NYê ne jî. Andorra, San Marino, Monaco,...
Çavdêriyên Li Ser Universiteya Tirk / İsmail BEŞİKÇİ
İsmail Beşikçi
Thursday, March 22, 2012
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1927)
Va li vir jî aliyekî girîng î têkildar bi metoda ramana zanistî re heye. Serokê îqtîdara desthilatdar, Serokê Komî...
Azaedîya îfadeyê, Sansûr-Otosansûr
İsmail Beşikçi
Thursday, March 22, 2012
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (2453)
Di çandiniyê de hinek tiştên bizirar hene. Wek kurmê sîn, qimil, kulî, hêrîşa mişkan, hişkayî(tunebûna baranê)......
“Kurd Otonomîyê Naxwazin”
İsmail Beşikçi
Friday, February 12, 2010
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (2933)
Heger ku li Tirkîyê li ser Kurdan, pirsgirêka Kurdan zulm bi giranî berdewam bike, zêdeyî hezar zarokên ku keviran davêjin polî...
Di Civaka Kurd de Polîtîkayên Guhertin û Rêvekirinê
İsmail Beşikçi
Wednesday, February 3, 2010
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (3159)
Perçekirin û parvekirinê îskeletê Kurdistanê û mejîyê Kurdan ji hevdû xistîye. Vê pêvajoyê li s...
   «   [1]  2  3  »      
  
25
Yusuf Ziya Döger’in, Guew’deki Kürd katliamını dile getiren ilk yazısı, 29.12.2012 tarihinde yayımlanmıştı. Bu yazı, “Bilinmeyen Roboskî Guew” başlığı altına yayımlanmıştı. İkinci yazı aynı başlık altında, 4.1.2013 tarihinde yayımlanmıştı. Üçüncü yazı, “Bilinmeyen Roboskî: Tahlil” başlığı altında 9.1.2013 tarihinde yayımlanmıştı.
Roboskî Katliamı, 28.12.2011'de yaşanmıştı. Çoğu gençlerden oluşan 34 Kürd, Türk Hava Kuvvetleri tarafından gerçekleştirilen bombardımanla katledilmişti. Gençler, devletin de bilgisi dahilinde, sınır ötesinden ‘kaçak mal’ getiriyorlardı. Bu olay Türk basınında, Kürd basınında, uluslararası basında çok tartışılmış, devlet, hükümet eleştirilmişti.
Bu yoğun eleştiriler, araştırmacı-yazar Yusuf Ziya Döger’e ilham veriyor. O da kendi köyünde 1927’de Ekim-Kasım aylarında gerçekleşen, fakat kamuoyu tarafından hiç bilinmeyen bir katliamı gündeme getirmek, anlatmak gereğini duyuyor. Hatta, Roboskî’ye, herkes tarafından bilindiği, tartışıldığı için gıpta ediyor. Guew’deki ve çevresindeki Kürd katliamlarının hiç bilinmemesi, araştırmacı-yazarda büyük bir burukluk yaratıyor…
Guew, Bingöl’ün, Solhan ve Genç ilçeleri arasında bir köydür. Yusuf Ziya Döger’in dedelerinin yaşadığı bir köydür. Bu köyde ve çevresindeki bazı köylerde, 1927’de, Ekim-Kasım aylarında, katliamlar yaşanmıştır. “Peçar Tenkil Harekatı/1927” bu katliamları dile getiren bir incelemedir. Bu katliamların temel gerekçesi, bölgenin, 1925 Kürd direnişine destek vermesidir. Şeyh Said’in bu direnişlerin önemli bir lideri olduğu bilinmektedir.
Bu katliamların sadece Guew ve çevresinde değil, Derehen, Pusur ve Çebexçûr’da ve bu alanların çevrelerinde de yapıldığı bir gerçektir. (Yusuf Ziya Döger, Şeyh Said Hareketi ve Sonrası, Peçar Tenkil Harekatı, Nubihar, İstanbul, 2016
Son yıllarda, Küdistan’da gerçekleşen soykırımlarla ilgili yayınlar artmaya başladı. Dersim’de, 1937-1938’de soykırım gerçekleştiği artık çok iyi biliniyor. Dersim’i Yeniden İnşa Cemiyeti’nin, gerek Almanya’da, gerek Kürdistan’da düzenlediği konferanslarda, bu durum kararlı bir şekilde dile getiriliyor.
Aslında, Kürdistan’da gerçekleşen soykırımları bir bütünsellik içinde incelemek gerekiyor. Guew’de, Zilan’da, Dersim’de, Halepçe’de… gerçekleşen soykırımlar, bir bütünün parçaları olarak ele alınmalıdır. İkram İşler’in Zilan Dosyası adı altında hazırladığı kitapları incelemekte büyük yarar vardır. Bu çalışmanın birinci cildi 653 sahife, ikinci cildi 786 sahifedir. İkram İşler, Zilan Dosyası 1 Sitav, Mayıs 2016; Zilan Dosyası 2, Sitav, Mayıs 2016
Burada, önemli olan şudur: Guew’de, Zilan’da, Dersim’de gerçekleşen soykırımlar, bu soykırımları yaşayanlar tarafından, evlatlarına anlatılmamıştır. Aileler, çocuklarını korumak için, bu zulmü onlara anlatmadıklarını söylemektedirler. Bu vahşeti çocuklarına anlattıkları zaman, onların da benzer vahşeti yaşayacaklarını düşünmektedirler.
Kanımca, bu, doğru bir tutum değildir. Soykırım, elbette, onları yaşayanlar üzerinde, derin travmalar yaratır. Ama bunların anlatılmaması kişilerin, ailelerin yüreğinde biriktirilmesi, şuur altına itilmesi, ayrıca travmalar yaratır. Kişiler, aileler bunları anlattıkları zaman, yeni kuşaklarla, genç kuşaklarla paylaştıkları zaman rahat ederler. Halepçe’de gerçekleşen Kürd soykırımının, Kürd basınında, uluslararası basında, kararlı bir şekilde anlatılması, bu konuyla ilgili konferanslar, paneller yapılması, belgeseller yapılması, kitapların hazırlanması, soykırımın sürekli olarak gündemde tutulması Kürd/Kürdistan sorununun, kavranılmasında, sorunun uluslararasılaşmasında çok önemli bir etken olmuştur.
Devlet, geçmişiyle yüzleşmek istememektedir. Geçmişle yüzleşmemek, aynı süreçlerin tekrar tasarlandığı, planlandığı, yeri, zamanı gelince, kullanılacağı anlamına gelmektedir.
Devlet, geçmişle yüzleşmeyebilir. Ama demokratik kamuoyunun bu soykırımları sık sık gündeme getirmesi, konferanslar, paneller vs. düzenlenmesi, kamuoyunun bu konularda bilinçlenmesi, devlet politikalarının gündeme getirilip eleştirilmesi önemli olmalıdır. Bunlar da düşünülen, tasarlanan, planlanan soykırımların yaşama geçmesini engelleyici bir tutum olur. Yusuf Ziya Döger’in bu konudaki değerlendirmeleri önemlidir (s. 114).
Kürdistan’da çok acı olaylar yaşanmıştır. Bu bakımdan yüzleşme elbette önemlidir. Ama, yüzleşmeyi, sadece devletten beklemek doğru değildir. Kürdler de kendi tarihleriyle, kendi geçmişleriyle yüzleşmelidir.
1971’de, 12 Mart Rejimi sırasında yaşanan ‘İki Saitler’ olayı, Kürd/Kürdistan tarihinin acı olaylarından biridir. Bu olayın karanlıkta bırakılmaması, aydınlığa kavuşturulması önemli olmalıdır. Bu olayı karanlıkta bırakmak, bilinmezliğe, belirsizliğe terk etmek, doğru değildir. Sait Kırmızıtoprak’ın (Şıvan), Hasan Yıkmış’ın (Brusk), Hikmet Buluttekin’in (Çeko) mezar yerleri bilinmelidir. Mezarlar, cesetler ailelerine verilmelidir. Bu konuda Kürdistan Demokrat Partisi’nin sorumluluğu büyüktür. 78-80 yıl önce yakılmış insanların kemiklerinin toplandığı, toplu mezarların açıldığı, bu kişiler için mezar yapılmaya gayret edildiği bir dönemde, ‘Saitler olayı’nı hâlâ karanlıkta bırakmak yanlıştır.
Kürd/Kürdistan tarihinde yüzleşmeye konu olan pek çok olgu, olgusal süreçler vardır. Örgütler arasındaki anlaşmazlıklarda gerçekleşen cinayetler, kan davaları, PKK içindeki infazlar yüzleşmeyi gerektiren temel konulardır.
                                  ***
Yusuf Ziya Döger’in, Peçar Tenkil Harekatı/1927 kitabı, çok değerli bir incelemedir. Mayıs 2016’da basılan ve dağıtılan kitabın kısa zamanda tükenmesi, kitabın yeni baskısının hazırlanması olumlu bir gelişmedir. Böyle değerli bir çalışmayı yayımlayarak kamuoyuyla paylaştığı için Nubihar’ı kutluyoruz.
Bu tür çalışmaların, önemli bir etkisi vardır. Bu etkileri şu şekilde göstermek mümkündür. Bu çalışmaya kadar Guew’deki ve çevresindeki katliamlar bilinmiyordu. Bu çalışmadan sonra, araştırmacılarda, acaba benzer katliamlar, başka alanlarda da gerçekleştirilmiş midir, soruşturmasını, araştırmalarını başlatabilir. Bilimin böyle bir merakla ilerlediği bilinmektedir
“Yerel tarihin hafızasında, 1927 katliamları, Zazakî/Kirdkî lehçesinde, ‘Sere Vaşnayiş’, Kurmanci lehçesinde ‘Sala Şewate’ olarak tanımlanır” (s. 98).
Bu incelemede, araştırmacı-yazar Yusuf Ziya Döger, Hasan Hişyar Serdi’nin, Görüş ve Anılarım (Med Yayınları, İstanbul 2009) kitabından da yararlanarak, Guew’de ve çevresindeki bazı köylerde yaşanan katliamlardan örnekler vermektedir.
Lice’de görevli Binbaşı Ali Haydar, Hani’de görevli Binbaşı Ali Barut, halkın hafızasında, gaddarlıklarıyla yer etmiş komutanlardır.
Ali Haydar’ın birliği, Lis Dağı’ndaki çatışmalarda, Kürd direnişçiler tarafından yenilgiye uğratılır. Bundan dolayı Binbaşı Ali Haydar, Diyarbakır İstiklal Mahkemesi’nde yargılanır. Bu yargılamaya anlam veremeyen Ali Haydar, Diyarbakır’daki subay arkadaşlarına gaddarlığını şu şekilde anlatır:
“… Bu üç yıl içinde, sayısını bilmediğim kadar Kürt çocuk, kadın, yaşlı, her kim olursa olsun, evlere, ağıllara toplar ve yakardım. Bu yaptıklarımdan da yüreğim asla sızlamadı. Çünkü onlar dağdakilerin çocuklarıydı. Bu çocukların, yarın onlar gibi bize karşı savaşacaklarından emindim.” (s. 66)
Pîran’da alay komutanı olan Deli Fikri lakaplı subayın yaptıkları da şu şekilde dile getirilmektedir:
“… Öfkesinden olacak ki, iki gözü dönmüş bir cani gibi kimi görse, kimi yakalasa öldürüyordu. Madenli Nusret Bey halk içinde itibarı olan biriydi. Deli Fikri Qocik Köyü’nde onu yakalamış oracıkta onun gözlerini oymuştu.” (s. 67)
“… Bu arada o dönemde devlet Xoncuk bölgesinde istenilen amaca ulaşılması için alınan karar gereği on dört yaşından büyük erkekler için kim olursa olsun yakalandıklarında öldürülme emri vermişti. Küçük olanların ise yakalandıklarında öncülük etmelerinin sağlanması askeri birliklere emredilmişti.” (s.72)
Yusuf Ziya Döger’in resmi tarihle ilgili bir değerlendirmesi dikkat çekmektedir: “… Resmi tarih verilerinde, ‘çocuk ve kadınların ayrıştırılarak eşkıya ile ilişkili erkeklerin de kurşuna dizildiği’ ileri sürülmektedir. Oysa yerelde yapılan çalışmalarda elde edilen bilgiler bunun tam aksini ifade etmektedir. Kadın ve on dört yaş altı erkek çocuklar –Guew köyünde on iki yaşındaki bir çocuk süngülenenler arasındaydı- evlere, samanlıklara veya ahırlara doldurularak yakılmak suretiyle katledilmişlerdir. On dört yaş ve yukarısı erkekler ise ya kurşuna dizilerek ya süngülenerek katledilmişlerdir.” (s. 98)
Yusuf Ziya Döger, dedesinin bir anlatımını da şöyle dile getirmektedir: “Bu konuda, süngülenmek suretiyle katledilenler arasında bulunduğu halde ölü numarası yaparak kurtulabilen eski bir asker olan dedemin ifadesi olayın bir başka boyutunu ortaya koymaktadır. Dedem on bir akrabasıyla birlikte süngülendikleri noktaya götürüldüklerinde yaşadıklarını şöyle aktarmıştı: ‘Birbirimize bağlandığımız için kurşuna dizileceğimizi düşünüyorduk. Ancak, komutayı elinde bulunduran kişinin ‘kurşunları zayi etmeyin, süngüyle öldürün’ dediğini duyduk’ Onun bu tanıklığı ve insanların orada süngülenmeleri işin vahametini göstermek için yeterlidir. Bu da ‘devletin öldürmek üzere ele geçirdiği insanları işkence marifetiyle öldürdüğünü’ açık biçimde ortaya koymaktadır.” (s. 98-99)
Araştırmacı yazar Yusuf Ziya Döger, hareketin bugünlere bir uzantısı hakkında da şöyle söylemektedir: “Hegederê köyünde 83 kadın ve çocuğun yakıldığı yerin hemen yanına daha sonra cami yapılmış ve bu cami 1993 yılında Türk askerleri tarafından içinde PKK’lilerin olduğu ileri sürülerek bombalanmıştır” (s. 110)

TL0501JH82ADFL6
TL0501C3K28TAE5

boknings nr kos 1J14115


Posted in: tirki

Comments

There are currently no comments, be the first to post one!

Post Comment

Name (required)

Email (not required)

Website

CAPTCHA image
Enter the code shown above:

  
Bir Kürd
İsmail Beşikçi
Thursday, March 16, 2017
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (245)
Bölünmüş, parçalanmış, paylaşılmış uluslar, ülkeler, bu tarihsel operasyonların bilincine vardıkları zaman, ulusal mücadelenin çok hızlı ve y...
İki Kürd...
İsmail Beşikçi
Monday, March 6, 2017
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (264)
Yahudiler, Avrupa’da, 1930’larda, 1940’larda çok büyük soykırım yaşadı. Almanya’da, Fransa’da Polonya’da, Avusturya’da, M...
Üç Kürd
İsmail Beşikçi
Tuesday, February 28, 2017
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (253)
Üç Kürd’ün Kürd/Kürdistan sorunlarıyla ilgili olarak çok farklı tutumlarının eğitimle çok yakından ilişkisi vardır. Eğitim, K&uu...
Ermeniler, Kürdler…
İsmail Beşikçi
Tuesday, January 24, 2017
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (370)
Hamidiye Hafif Süvari Alayları denildiği zaman, üç aşiret ve bu üç aşiretin reisi hemen öne çıkmaktadır. Miran Aşireti ve Reisi Mustafa Paş...
Hayatımdan Kesitler
İsmail Beşikçi
Tuesday, December 27, 2016
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (477)
Receple arkadaşlığımız,  dostluğumuz, 1974’den sonra da devam etti. Komal, Rizgari sürecinde ve daha sonraki süreçlerde beraberdik. Sormadan edemiyorum...
Peşmergelik Yüce Bir Değerdir
İsmail Beşikçi
Monday, November 21, 2016
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (581)
Doktor Sait Çürükkaya, politik düşünceleri, sezgileri, öngörüleri gelişkin bir arkadaşımızdı. Stratejik taktik askeri planları askeri biri...
Kaderine Küsmek
İsmail Beşikçi
Friday, November 11, 2016
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (545)
Kürdleri/Kürdistan’ıni bölünmesinin, parçalanmasının, paylaşılmasının, önemli bir etkisi sonucu da siyasal partilerin, örgütlerin b&...
Suriyeli Mülteciler
İsmail Beşikçi
Wednesday, October 26, 2016
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (558)
Suriyeli mültecilerin, daha konforlu bir yaşam sürmek için Avrupa’yı tercih ettikleri ileri sürülebilir. O zaman da şu çok önemli bir s...
28 Devlet Bağımsız Kürdistan’ı Tanımayacak...
İsmail Beşikçi
Saturday, September 3, 2016
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (768)
“Şu kadar devlet bağımsız Kürdistan’ı tanımayacak” demek, Kürdleri/Kürdistan’ı değil, Kürdistan’ı müştereken baskı altında tu...
Devlet, İslam, Kürdler ve Darbe
İsmail Beşikçi
Tuesday, August 30, 2016
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (654)
22 Şubat 1962’de Harp Okulu Komutanı Talat Aydemir’in darbe girişimi olmuştu. Bu başarıya ulaşmadı. Görüşmeler sonucu Talat Aydemir ve arkadaşlarına ceza veri...
Süleymaniye Merkez Güvenlik Karargahı
İsmail Beşikçi
Monday, May 30, 2016
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (975)
Bölünmenin, parçalanmanın, paylaşılmanın önemli bir etkisi de siyasal partiler, örgütler üzerinde görülmektedir. Bu siyasal partiler,...
'Peçar Tenkil Harekatı/1927' Üzerine Birkaç Söz
İsmail Beşikçi
Wednesday, May 25, 2016
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (839)
1971’de, 12 Mart Rejimi sırasında yaşanan ‘İki Saitler’ olayı, Kürd/Kürdistan tarihinin acı olaylarından biridir. Bu olayın karanlıkta bırakılmaması, ay...
Tunceli Kanunu,Getirdiği Esaslar ve Devletin Asimilasyon Planları(*)
İsmail Beşikçi
Saturday, May 21, 2016
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (769)
Kerbela'da ölenler 72 kişidir. 1937-38'de Dersim'de katledilenler ise belki 72 bin kişidir. Devlet 13 bin kişiden söz etmektedir. Sayının çok çok yükse...
Uluslararası Barışı Kurma Çabaları, Kürdler/Kürdistan III
İsmail Beşikçi
Saturday, February 6, 2016
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1138)
Bölünmenin, parçalanmanın, paylaşılmanın en önemli etkisi, siyasal partilerde, örgütlerde kendini göstermektedir. Bu bölünme, siyasal...
Uluslararası Barışı Kurma Çabaları, Kürdler/Kürdistan II
İsmail Beşikçi
Saturday, February 6, 2016
Hejmara şirova (0)   Lê nerin (1010)
Bengal halkının mücadelesinin Türkiye Cumhuriyeti tarafından nasıl algılandığına da bakmak gerekir. Türkiye bu mücadele sırasında her zaman Pakistan devleti tar...
   «   [1]  2  3  4  5  6  7  8  9  »      
DESTPÉK      Tarix-belge      TEVKURD      Aslan Kaya -Baz      Fuad Önen      Media